Granitaş

Kategori: Granit Yorum Yok »

Suat Sarısoy, hemşerisi Asım Kocabıyık’ın şirketlerinde 25 yıl çalıştı. Emekliliği geldiğinde Bormer Granit’i alarak ayrıldı. Bu şirketi 7 yılda iki kat büyüklüğe ulaştıran Sarısoy’un Granitas’ı 20 milyon dolar ciro yapıyor ve 250 kişi çalıştırıyor.

AFYONLU Suat Sarısoy’un şirketi Granit Sanayi ve Pazarlam A.Ş. (Granitaş), 20 milyon dolar cirolu 250 kişi çalıştıran bir şirket. Aksaray’da iki, Bergama, Giresun ve Kırklareli’nde birer adet olmak üzere toplam beş adet granit ocağı işleten şirket, Bergama, Aksaray ve Giresun ocaklarına yakın yeni fabrikalar kurdu ve üretim kapasitesini 360 bin metrekareden 675 bin metrekareye yükseltti. 8 ülkeden granit ithalatı da yapan Granitas’ın öyküsü de çok ilginç. Çünkü bu şirket 1998’e kadar Türk sanayisinin önemli gruplarından Borusan’ın çatısı altındaydı.

MARKA YARATTI:

Şirketi o tarihte devir alarak emekli olan Suat Sarısoy, 7 yılda iki misli büyüttü ve granitte ‘marka’ yaratmayı başardı. Suat Sarısoy şöyle başlıyor anlatmaya: ‘Ben Afyonluyum. İlkokul ikideyken İstanbul’a taşındık. Rahmetli babam, Kızılay Afyon Maden Suyu’nun İstanbul bayiliğini almıştı o nedenle taşındık ve bir daha da dönmedik. Haydarpaşa Lisesi’ni sonra da Eczacılık fakültesini bitirdim ama hiç eczacılık yapmadım. Ardından da işletme alanında ihtisas eğitimi aldım ve Borusan’da çalışmaya başladım.’

ASIM BEY HİSSE VERDİ:

Borusan’da işe girişinin nedenini de ‘Kocabıyık ailesi hemşehrimiz. O nedenle ailece zaten iyi görüşürdük’ diye açıklayan Suat Sarısoy, Asım Kocabıyık’ın daha işin başında kendisine Kerim Çelik’ten yüzde 5 hisse verip yönetici yaptığını, kendisinin de 50 yaşına gelince kendi işini kurmak üzere Borusan’dan ayrılacağını baştan söylediğini belirtiyor. Sarısoy şöyle devam ediyor: ‘Daha sonraki yıllarda da Asım Bey Kerim Çelik’teki hissemi kendiliğinden yüzde 20’ye kadar yükseltti. Bu hiç alışılmamış bir modeldi. Ben 25 yıl Borusan’da çalıştım ve şirketlerde yönetim kurulu üyeliği, başkanlığı gibi görevler aldım. Bormer Granit de bir Borusan şirketiydi ve benim sorumlu olduğum şirketlerin arasındaydı. Ben bir dönem Bormen’in Borusan bünyesine uygun olmadığını ve satılması gerektiğini söyledim. Çünkü granit işi büyük bir grubun işi değildi daha çok aile kavramı içinde yapılacak işti. Borusan’ın rakamları çok büyüktü ve granit de demir çelik işinden çok çok farklıydı.’

ÇELİK HİSSESİ VERDİM:

Suat Sarısoy, Borusan’ın Bormer’i satmadığını ve önerisinden 3 yıl sonra kendisi emekli olurken, Asım Kocabıyık’ın Bormer’i ilginç bir şekilde kendisine teklif ettiğini söylüyor. Sarısoy, ‘Asım Bey, benim Kerim Çelik’teki yüzde 20 hissem karşılığında Bormer’i 1998’de bana devretti. Önce çoğunluk hissesini aldım geçen yıl da tamamını devrettiler. Yani çelik hisselerini verip taş hisselerini aldım. Benim devraldığım şirkette 120 kişi çalışıyordu. 10 milyon doların altında cirosu vardı. Aradan 7 yıl geçti ve ekibimizle birlikte çok iyi bir performans sergiledik. Şu anda 250 kişilik istihdamımız ve 20 milyon doları aşan ciromuz var. Ana fabrikamızın modernizasyon yatırımını yaptık. O yatırım da 2 milyon euroyu buldu.’

Japonlar Giresun’un fümesini çok istiyor

ŞU anda sadece granit ocakları işleten ve 8 ülkeden de granit ithal edip işleyen Granitaş’ın Giresun Ocağı’ndan çıkardığı ‘Giresun Fümesi’nin özellikle Japonya’da çok seviliyor. Suat Sarısoy, ‘Japonya’da bir binaya Giresun Fümesi uyguladık. Japonya çok agresif bir pazar ve önümüzdeki yıl bu pazar için çok daha etkin bir çalışma yapacağız’ diyor.

Astana Havaalanı’na Türk graniti uyguladık

GRANİTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Suat Sarısoy, yurt içinde ve dışında çok sayıda önemli binaya granit uygulaması yaptıklarını belirterek, ‘En önemli referans binamız Astana Havaalanı. Alarko Japon ortağıyla inşaatı yaptı bize de bütün granit işini verdiler. Ağırlık olarak Türk garnitlerle kapladık’ diyor. En son Büyükdere Caddesi’ndeki Tekfen Tower’a Granit uyguladıklarını söyleyen Suat Sarısoy, ayrıca yurt dışındaki Ramstoreların büyük bölümüne de Granitaş olarak uygulama yaptıklarını anlatıyor. Granitaş’ın önümüzdeki yıl mermer işine de gireceğini söyleyen Sarısoy, iki bölgede ocak açacaklarını ifade ediyor.

Çin’le rekabet için Çin makinesiyle fabrika kurdu

GRANİTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Suat Sarısoy, Kırşehir’de yaptıkları son yatırımda Çin’in ‘rekabet edilemez ürünleriyle’ rekabet edebilmek için özel proje uyguladıklarını anlatıyor. Sarısoy şöyle konuşuyor: ‘Çin ile rekabet için onların avantajlı olduğu ürünleri yine onların basit tekniği ile üretmeye başladık. Kırşehir Fabrikası’nda Çin makineleri uyguladık. Bu makineler çok basit yöntemlerle üretim yapılıyor. Fabrika melez oldu; Çin’in basit tekniği, İtalya’nın modern tekniği ve Türklerin arıtma makineleri ile farklı bir işletme çıktı ortaya. Şu anda Çin’lilerin iddialı olduğu ürünlerde aramızda sadece yüzde 15 fiyat farkı kaldı.’

Liberation: Anadolu Kaplanları artık Avrupa’ya inanmıyor

FRANSIZ Liberation gazetesi, Konya gibi kentlerde ortaya çıkan ve agresif bir ekonomik dinamizmi olan muhafakazar girişimciler kuşağının artık Avrupa’ya inanmadığını yazdı. Liberation gazetesi, 3 Ekim’in hemen öncesi Konya’da AB süreciyle ilgili olarak ‘Anadolu Kaplanları’nın nabzını tuttu. Şimdiden üç sanayi bölgesinin Konya’yı çevrelediğini belirten gazete, kentin ‘Anadolu Kaplanları’ olarak adlandırılan kentlerden biri olduğuna dikkat çekti.

TÜRKİYE’NİN TAYVAN’IYIZ:

AKP’li Belediye Başkanı Tahir Akyürek’in ‘Bizler, Türkiye’nin Tayvanı’yız’ sözlerini yansıtan gazete, şunları yazdı: ‘Kayseri ve bir zamanlar Avrupa’nın merkezinde uyuklanan diğer bazı kentlerde agresif bir ekonomik dinamizmi olan muhafakazar bir girişimciler kusağı ortaya çıktı. Avrupa ile entegrasyonu politikasının en büyük önceliği yapan iktidardaki partinin büyük taburlarını oluşturuyorlar. Ancak artık kalpler orada değildir.’

İSLAMCI KAPİTALİZM:

Konya’daki şirketlerden Kompen yetkililerinden Erdal Küçükşehir’in ‘Beş yıldan sonra Gümrük Birliği ile Avrupa standartlarına alıştık’ değerlendirmesine yer veren gazete, Kombassan’ın bir yan kuruluşu olan Kompen’de her cuma günü namaz için üretime ara verildiğini kaydetti. Gazete, Kombassan için ‘İslamcı kapitalizmin sembolü olan büyük holding’ nitelemesini yaptı.

YEŞİL HOLDİNGLER:

Kombassan’a benzer 1990 yıllarının sonunda ‘yeşil holdingler’ olarak adlandırılan çok sayda şirketin ortaya çıktığına dikkat çeken gazete, bu şirketlerin çoğunun battığına dikkat çekti. AKP’nin bundan ders aldığını belirten Liberation, Konya Ticaret Odası Başkanı Seyit Karaca’nın ‘Bugün şirketler gerçek girişimcilerce kurulup yönetiliyor çünkü karın ideolojisi yoktur’ açıklamasına dikkat çekti.

3 BİN FABRİKA:

Liberation, Konya’da 3 binden fazla fabrikanın bulunduğunu, sadece en iyi performans gösterenlerin Avrupa’ya yöneldiğini belirtti. Gazete, Konya Ticaret Odası’nın bir anketinin 22 bin üyesinden yüzde 34’unun AB üyeliğinden yana olduğunu, yüzde 25’inin Müslüman ülkeleriyle bir birlik kurulmasını hayat ettiğini, yüzde 15’inin ise, Türk Cumhuriyetleriyle bir topluluk oluşturulmasını istediğini yazdı. Konya’nın nüfusunun büyük bir artışla 2 milyona yükseldiğine dikkat çeken Liberation, ‘Konya, kişi başına en çok alkol tüketildiği kenttir. Baş örtülü kadınlar, diğer yerlerden fazla değil’ ifadesini kullandı.

Cumalıkızık’a AB’den 82 bin Euro

BURSA’daki, Osmanlı mimarisinin en güzel örneklerini barındıran yerlerden biri olan 700 yıllık Cumalıkızık Köyü’nde, AB desteğiyle yürütülen ‘Cumalıkızık Kültür Turizmini Geliştirme Projesi’ kapsamında düzenlenen İngilizce kursuna, köylü kadınlar da ilgi gösterdi. Köylerini gezen turistlere, gözleme, el işleri satan kadınlar, ‘Artık, turistleri ‘Wellcome to Cumalıkızık’ diyerek karşılamaya hazırlanıyoruz. Tezgahımızdaki ürünleri de daha iyi pazarlayabileceğiz’ dedi. Avrupa Birliği’nin 82 bin Euro ile desteklediği ve Bursa Tophane UNESCO Gençlik Derneği tarafından gerçekleştirilen ‘Cumalıkızık Kültür Turizmini Geliştirme Projesi’ kapsamında düzenlenen bilgisayar, İngilizce, pansiyonculuk, el dokuması, ev yemekleri ve ağaç işleri kurslarını başarıyla bitiren, çoğunluğunu ev kadınları ve gençlerin oluşturduğu 60 kursiyer, sertifikalarını aldı. Cumalıkızık Kültür Turizmini Geliştirme Projesi Koordinatörü Zeki Baştürk, kurslarda yararlanılan 10 bilgisayardan oluşan laboratuvar, 30 tezgahtan oluşan dokuma atölyesi ve ağaç işleri atölyesinin proje sonunda köyde bırakılacağını bu sayede eğitimin sürdürülebilir hale getirileceğini bildirdi.

Çocuklara meyveli kefir de üretildi

ALTINKILIÇ tarafından Türkiye’de ilk kez ‘ticari olarak üretilen’ Kefir’in ürün çeşitliliği her geçen gün artıyor. Sade ve lihgt’tan sonra çocuklar için meyveli kefirde üretildi. Kefirix markasıyla piyasaya çıkan yeni kefir ürünleri kakaolu, muzlu, çilekli, karışık meyveli ve vitamin mineral içeriğiyle çocukların gelişimin ede katkı sağlayacak. Kefirix 250 mililitrelik şişelerde tüm ulusal zincir marketlerde satışa sunuldu. Altınkılıç Kefir’ler ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi ile HACCP Gıda Güvenliği Sistemi güvencesiyle üretiliyor

‘Anadolu’daki Avrupa’ Malatya’da

DOĞAN Yayın Holding (DYH) tarafından ‘Marka Güçtür’ ana teması ile başlatılan Anadolu’daki Avrupa Toplantıları’nın 13’üncüsü, bugün Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker’in açılışını yapacağı ‘Malatya Buluşması’ ile devam ediyor. DYH bünyesindeki tüm medya şirketleri, Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) üyeleri ve bölge sanayicileri, ‘Anadolu’daki Avrupa Toplantıları’nın bir yenisi için, Doğu Anadolu Bölgesi’nin en fazla nüfusuna sahip, atılımlarıyla her geçen gün daha da gelişen, bölgede bir sanayi ve ticaret merkezi olarak ön plana çıkan önemli bir ili olan Malatya’da buluşuyor. Denizli, Konya, Kayseri, Gaziantep, Antalya, İzmir, Şanlıurfa, Adana, Samsun, Çorum, Diyarbakır ve Erzurum toplantıları ardından yapılacak bu toplantı, MTSO’nun ev sahipliğinde düzenleniyor.

Deniz Granit İle yapılan Röportaj

Kategori: Granit Yorum Yok »

1- Öncelikle kendinizden bahsedebilir misiniz?

Sektörün içinden gelen biri olmanın yanında doğal taş dünyası ile uzun yıllardır ilgili birisi olarak, doğaya mimari bir açıyla yaklaşan, doğallığın estetik bir kaygı ile bütünleştiğinde insana iç huzur kazandırdığına inanan ve bu inançla yola çıkarak üretime başlayan biriyim.

2- Şirketiniz ne zaman ve nasıl kuruldu? Kuruluş öykünüzü anlatır mısınız?

Uzun yıllar Doğal Yapı Granit Ltd. çatısı altında çalıştım. Daha çok ithal granit çeşitlerini uygulamaya aktaran bir şirket yapısının ardından yerli granite de yatırım yapmak istedik. Sonrasında Deniz Granit ismi ile kendi şirketimizi 2007 sonunda kurduk ve İzmir Bergama’da Doğal Yapı ile ortak bir granit ocağı işletmekteyiz. Kendilerinden aldığımız destek ile hem yurt içine hem de yurt dışına granit pazarlamaktayız. Edindiğimiz tecrübe ile kısa zamanda iyi yerlere geldik diyebiliriz. Bergama Gri ismiyle markalaşan taş konusunda lider bir firma olmanın gururu içindeyiz.

3- Şirketinizin üretim faaliyetleri hakkında bilgi verebilir misiniz?

Kurulduğu günden beri üretim kalitesi konusunda çizgisini koruyan ender granit ocaklarından biri olan Deniz Granit  granit plaka taşı, granit küp taşı ve granit bordür üretimi ve uygulaması yapmaktadır.  Bir çok büyük projenin tedarikçisi olan şirketimiz aynı zamanda yurt dışına yaptığı doğal taş ihracatı ile madencilik sektörünün gururu olmayı başarmıştır. Yaşadığımız ekonomik kriz sonrasında kapanan bir çok granit ocağına zıt olarak, üretim kapasitesini iki kat arttıran firmamız, şu anda kalın perdahlı graniti ülke sınırları içerisinde belediyelere ve özel projelere sunmaktadır. Kalite çizgisine sadık kalarak yurt içi ve yurt dışına granit satışı yapan şirketimiz gelişen teknoloji ve yeni dünya düzeni içerisinde ticari itibarını her geçen gün artırmış, Ar-Ge çalışmalarını tamamlayarak yeni makine parkurunu oluşturmuş ve kurumsal yapısını tamamlamıştır. Maden ocağımız bünyesinde 1 i yüksek olmak üzere 2 adet maden mühendisi, 1 inşaat mühendisi ve uygulamalar konusunda ilgili 1 peyzaj mimarı çalışmaktadır.

Kuruluşumuzun ilk yıllarında sadece blok çıkartan ve bu blokları işlemeden (ham olarak) direk olarak yurt dışına ihraç eden bir firmaydık. Daha sonrasında ise granit küp taş, yakılmış ve cilalı granit döşeme, granit bordür ve granit oluk üreten firmamız hali hazırda yurt içinde belediyelere ve özel projelere, yurt dışı olarak da Macaristan, Irak, Gürcistan, Ukrayna, Romanya ve Almanya gibi ülkelere ihracat yapmaktadır. Öte yandan Ukrayna’ da 2009 sonunda açtığımız ofis ile Rusya ile ciddi ticari ilişkiler kurma hedefindeyiz.

4- Şirketinizin sektörde sahip olduğu pazar payı nedir?

2010 un ilk çeyreğine baktığımızda % 25 lik bir pazar payımız var. Kendi üretim kapasitemizi sadece yurt içine aktarabilsek bu oran % 40’ lara kadar çıkabilir. Ama blok kalitemiz ve kalibrasyon değerlerimiz ile ürünlerimizin Avrupa Standartlarını yakalamış durumda olmasından dolayı ihracat ağırlıklı bir yapımız var.

6- Geride bıraktığımız 2009 yılı ile ilgili şirketinizin cirosu hakkında bilgi verip 2010 ciro hedefinizi açıklar mısınız?

2009 yılı ciddi anlamda sancılı geçen bir yıl oldu bizim için. Buna rağmen 1 milyon TL yi aşan iç piyasa ciromuz oldu. 2010 yılı için bu rakamı ikiye katlamayı istiyoruz. İhracatta ise bu sene hedef 2 milyon $. Blok ve işlenmiş granit olarak ihracat yapacağız yine.

7- 2010 yılında gerçekleştirmeyi düşündüğünüz projeler ve hedefleriniz hakkında bilgi verir misiniz?

Uzun soluklu bir çalışma sonunda granit ürünlerinin yanı sıra, granit agregası da üretme amacındayız. Bu konuda danışmanlık hizmeti veren Amerika’lı bir şirket ile temas halindeyiz. Doğal taş fuarı sonrasında doğan bu düşünce ile granit zeminde sağlıklı bir tabaka yakalama çabasının yanında fire olarak çöpe giden granit artıklarını da değerlendirmiş olacağız. Bu da bize ekonomik bir kazanç sağlayacak.

8- İhracat faaliyetleriniz hakkında bilgi verir misiniz? 2009 yılında ne kadar ihracat gerçekleştirdiniz?

İlk yıllarda çıkarttığımız blokları işlemeden ihraç ediyorduk. Bu, bize hem zaman, hem de fazla enerji harcamadan bir finansal getiri sağlıyordu. Daha sonra kurumsallaşma hedefi ile hareket eden firmamız makine parkurunu oluşturmaya 2008 sonu itibariyle başladı.

Bergama Gri’ nin kendine has dokusunu en kaliteli kırma ve kesme makineleriyle piyasaya sunduk. İç piyasaya verdiğimiz ürünler beğeni toplayınca, yurt dışına açılma hedefi ile granit kesim makinelerini İspanya’dan getirttik. 2009 yılından itibaren yurt dışına da granit ihracatı yapmaya başladık . Piyasaya sunduğumuz 4X6 granit küp taş, 6X8 granit küp taş ve 8 X 10 granit küp taşımızın ebat ve kesimlerinde hiçbir zaman bozulma ve renk sapması sorunu yaşamadık. Bu konuda sorunsuz üretim yapan tek firma biziz. Bunun yanında yakılmış ve cilalanmış granit üretimi ile 2009 Mısır Doğal taş fuarında Doğal yapı Granit Ltd. tarafından tanıtıma sunulan ürünlerimiz yurt dışında da büyük beğeni topladı. Bergama granitini ihraç eden firmalar arasında ilk sıralara yükseldik diyebiliriz. Bu nedenle rakiplerimiz arasında sivrilen ve her geçen gün kendi makine parkurunu yenileyebilen ve daha kaliteli üretimlere imza atabilen bir firma olmanın haklı gururunu yaşamaktayız. Konum olarak Bergama Kozak bölgesinde bulunan 2 adet ocağımızın toplam rezervi 3.500.000 m³ tür. Yıllık ortalama üretim kapasitemiz 15.000 m³ civarıdır. Blok ocağımızın makine parkurumuzda 3 adet 50 tonluk ve 40 tonluk Cat Ekskavatör ve 4 adet 35 tonluk Kawasaki mevcuttur.

9- 2010 ve uzun vadedeki ihracat planlarınız neler?

Kısa vadeli hedefler arasında Rusya ile 200 bin metrekarelik bir zemin döşeme projemiz var. Granit küp taş olarak yapacağımız bu ihracat esnasında Kuzey ülkeleri ile ilişki kurmak ürünlerimizi o bölgede de tanıtmak istiyoruz. Uzun vadede ise kendimizle yarışacak duruma gelmek, dinamik  bir ekip ve güncel makine parkuru ile sorunsuz üretim yapmak istiyoruz. Kalite politikamızı koruduğumuz sürece amacımıza ulaşacağımız inancındayım.

10- Türkiye’nin doğal taş üretimi ile ilgili genel bir değerlendirmesini yapıp potansiyeli hakkındaki görüşlerinizi açıklar mısınız?

Ülkemiz doğal taş açısından oldukça zengin çeşit ve rezerve sahip. Buna rağmen ülkemiz ekonomisinin kırılgan yapısı ve enerji maliyetlerinin yüksek olması sebebi ile ne yazık ki kendi ürünlerimizi yeteri derecede tanıtıp pazarlayamıyoruz. Bu konuda devlet teşviklerinin arttırılması gerekmektedir. Bir doğal taş devi olan Çin ile rekabet edebilme imkanımızın olmadığının farkındayım ama en azından Orta Doğu Cumhuriyet’lerine ürünlerimizi pazarlayabilir ve ciddi döviz girdisi sağlayabiliriz. Yeter ki işimizi ciddiye alalım, başarmamak için hiçbir neden yok.

11- Son olarak şirketinizin orta ve uzun vadedeki hedeflerinden bahseder misiniz?

Uzun zamandır, sadece üretim yapan firmamız bu sene ile oluşturduğu uzman kadrosu ile uygulama ağı da kurdu. Sekiz kişiden oluşan beş ayrı ekip ile yurt içinde belediyelere ve özel projelere uygulama ekipleri temin etmeye başladık ve başarılı işlere imza atarak büyük takdir kazandık. Özellikle Çanakkale Şehitliği’ndeki yaptığımız uygulama ile ciddi beğeni topladık. Bundan sonra da yaptığımız üretimi kendi uygulama ekiplerimizle bütünleştirerek anahtar teslim projelere yönelme hedefinde olacağız.

Deniz Granit olarak sektörel bazda çizgimizi korumak, gelecek kuşaklara doğal ve yaşanılası yaşam alanları oluşturmak için etkin bir şekilde çalışmak öncelikli hedefimiz olacak.

Granit plaka taşı, granit karo taşı, granit küp taşı, granit bordür fiyatları

Kategori: Granit Yorum Yok »

Granit küp taş üretimi yapılan sahalarda yüzey blokları kullanıldığından dolayı renk sararması olabiliyor kimi zaman. Bu nedenle granit küp taş alınacak firmanın iyi analiz edilmesi lazım. Bunların dışında granit küp taşının kesim kalitesi de çok önemlidir. Granit küp taş fiyatı kadar granit küp taş kalitesi de çok önemlidir. Granit küp taşının birinci sınıf kalitesi Deniz Granit te 50 TL + KDV olarak satışa sunulmaktadır.

Granit bordür ise doğal kırma granit bordür ve sulu kesim granit bordür olarak iki çeşittr sunulmaktadır. Granit bordür fiyatları, taşın kırımına ya da kesimine göre değişkenlik gösterebilir. Deniz Granit te doğal kırma granit bordür ün fiyatı 10×20x50 ebatı üzerinden 20 TL civarında. Sulu kesim bordür ise 55 TL civarında seyrediyor.

Granit plaka taşında ebat kesimi, gönye kesimi, yakılmış granit plaka nın kalibrasyonu ve damarlı granit olup olmadığı çok önemlidir. Granit karo ya da granit plaka taşı olarak adlandırılan bu taşın kalınlıklarına göre granit plaka taşı fiyatı ya da granit karo taşı fiyatı değişmektedir. Deniz Granit te 4×60x60 yakılmış granit plaka nın fiyatı yaklaşık olarak 39 $ civarında.

Granit yağmur oluğu ya da granit su oluğu olarak adlandırılan taşın ebatı standart 8×25x50 dir. Granit yağmur oluğunun fiyatları Deniz Granit’ te 33 $ civarında seyrediyor.

Birleşik Arap Emirlikleri Doğal taş Raporu

Kategori: Granit Yorum Yok »


1. GENEL BİLGİLER

Tablo 1

Ülkenin resmi adı Birleşik Arap Emirlikleri
Kuruluş tarihi 2 Aralık 1971
Yüzölçümü 83.600 km2 (ikiyüz kadar ada dahil)
Coğrafi konumu S.Arabistan ve Oman’a kara sınırı, İran Körfezine kıyısı bulunmaktadır.
Yönetim şekli 7 Emirlikten meydana gelen Federasyon
Devlet Başkanı Sheikh Khalifa Bin Zayed Al Nahyan (Abu Dhabi Emiri)
Başbakan Sheikh Mohammed Bin Rashid Al Maktoum (Dubai Emiri)
Başkenti Abu Dhabi
Ticaret merkezi Dubai
Resmi dili Arapça (İş hayatında İngilizce yaygın olarak kullanılmaktadır)
Nüfusu (2005) 4.106.427 (%20 vatandaş, %80 yabancı çalışan)
İstihdam Edilen İşgücü (2005) 2.558.541
Para birimi Dirhem (AED)
1 ABD Doları 3.67 Dirhem (parite sabit tutulmakta ve değişmemektedir)
Toplam Milli geliri-GSYIH- (2005 -2006) 132 milyar dolar -163 milyar dolar
Petrol sektörünün GSYIH içindeki payı (2006) %37
Emirlikler ve GSYIH’da payları (2006) Abu Dhabi (%61), Dubai (28), Sharjah (7%),

((Ras Al Khaimah + Ajman+Fujairah+Umm Al Quawain (%4) ))

Kişi Başı Milli Geliri (2006) 39 bin dolar

(Nüfusun yüzde 80’ini oluşturan yabancı çalışanlar dahil)

Büyüme oranı (2005-2006) %8.2 – %8.9
Enflasyon (2005-2006) % 7 ve  %9,3
Petrol rezervi 98 milyar varil (dünya rezervinin %10’udur.)

%95’i Abu Dhabi’dedir.

Doğalgaz rezervi 212 trilyon cubic (dünyanın 5. büyük rezervi)

%95’i Abu Dhabi’dedir.

Ham petrol ihracatı (2005) 43 milyar dolar (IMF tahmini)
Toplam dış ticaret-petrol hariç- (2005) 98 milyar dolar  (ithalat+milli ürün ihr+re-export)
Toplam ithalat (2005) 67 milyar dolar
Gümrük vergi oranı %5 (genel)
İç vergiler Vergi uygulaması bulunmamaktadır. (Sadece yabancı banka ve petrol şirketleri ile otel konaklama ücretleri vergiye tabidir.)
Ulusl. Kuruluşlara üyelik OPEC, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK), Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ), IMF, ILO, Dünya Bankası,
Ulusl. Sektörel Fuarlar Dubai ve Sharjah

  1. 2. İDARİ YAPI:

BAE, 2 Aralık 1971 tarihinde kurulmuştur. Başkent Abu Dhabi’dir. Yedi Emirlikten meydana gelen bir Federasyon’dur. Bağımsızlık öncesinde, Aşiretler Devleti (Trucial States) olarak tanınan ülke 1971 yılına kadar İngiltere’nin himayesinde varlık göstermişir.

BAE Anayasası’na göre yürütme; Yüksek Konsey, Bakanlar Kurulu ve Federal Ulusal Konsey’den meydana gelmektedir.

En üst siyasi otorite olan Federal Yüksek Konsey (Supreme Council) 7 Emir’den oluşmaktadır. Federal yasaları onamakta, üyeleri arasından Devlet Başkanını ve Başbakanı seçmektedir. Abu Dhabi Emiri Devlet Başkanı, Dubai Emiri ise Devlet Başkan Yardımcısı ve Başbakan olmaktadır. Hükümet 21 üyeli olup, bakanlar Emirlik aileleri üyeleri arasından seçilmektedir.

Federal Ulusal Konsey’in 40 üyesi; 7 Emir tarafından iki yıllık dönem için atanmaktadır. Konsey’de Bakanlıkların politikaları tartışılmakta ve alınması gereken önlemler hakkında üyeler görüş ve tavsiyelerini dile getirmektedir. Hükümet tarafından hazırlanan federal yasa tasarılarını mütalaa etmekte ve önerilerini bildirmektedir. Ancak veto yetkisi bulunmamaktadır. Danışma organı statüsündedir. Konsey’in üyeliklerinin yarısı için 16 Aralık 2006’da sınırlı bir seçmen grubuyla yapılan seçimler ülkedeki bir ilki oluşturmuştur.

3. SOSYAL YAPI

Tablo 2

BAE Nüfus Dağılımı

Emirlik Adı

Emirlik Ailesi

Yüzölçümü

(km2)

Nüfusu

Doğalgaz rezervleri (Tcf)

Petrol rezervleri

(milyar varil)

Abu Dhabi

Al Nahyan

67.340

1.399.484

196,0

92,2

Dubai

Al Maktoum

3.885

1.321.453

10,8

4,0

Sharjah

Al Qasimi

2.590

793.573

4,1

1,5

Ras Al Khaimah

Al Qasimi

1.684

210.063

1,1

0,1

Fujairah

Al Sharqi

1.165

125.698

-

-

Umm Al Quwain

Al Mualla

777

49.159

-

-

Ajman

Al Nuami

259

206.997

-

-

Adalar

————

5.900

———

-

-

TOPLAM

83.600

4.106.427

212

97,8

Dubai Al Maktoum ailesi, Abu Dhabi’deki Al Nahyan ailesinin mensubu bulunduğu Beni Yas aşiretinin bir dalıdır.

Toplam nüfusun yaklaşık %80’ini yabancılar (Hindistan, Pakistan, Bangladeş, Sri Lanka, Filipinli vs.) oluşturmaktadır. BAE’de bulunan yabancı ülke vatandaşlarının tahmini sayıları aşağıda sunulmaktadır.

Tablo 3

BAE Nüfus Yapısı

Ülke Hindistan Pakistan Bangladeş İran Filipin Sri Lanka Ürdün Nepal Lübnan
Kişi 1.400.000 750.000 500.000 350.000 200.000 150.000 200.000 70.000 70.000

BAE’de istihdam edilen kişi sayısı toplam 2.459.000’dir. İşgücü açığını ülkeye göç eden Hint Yarımadası (Hindistan, Pakistan, Bangladeş, Sri Lanka), uzak doğu (Çin, Filipinler, Endonezya) ve diğer arap ülkeleri insanlarıyla karşılamaktadır. Yabancı işçiler için çalışma vizesi (employment visa) düzenlenebilmesi için işveren Çalışma ve Sosyal İşler Bakanlığı’nda dosya açtırmaktadır. Ülkeye giriş vizesini (entry visa) alan yabancı işçi BAE’ye vardığında öncelikle işverenle çalışma kontratı imzalaması gerekmektedir.

Ayrıca ülkede kayda değer sayıda İngiliz, G. Afrika, Alman ve ABD vatandaşı da yaşamakta, iş dünyasında önemli üst düzey görevlerde bulunmaktadırlar. Bu kapsamda, 132 bin civarında İngiliz yaşadığı bilinmektedir. BAE’ye giriş yapılabilmesi için ülkeye gelmeden önce giriş-vizesi alınması gerekmektedir. Vize alınabilmesi için ülkedeki belirli otellerin veya tur şirketlerinin sponsorluğuna ihtiyaç duyulmaktadır.

BAE’nin resmi dili Arapça olmakla birlikte, ülkede iş ve ticaret hayatı ile günlük alış veriş sırasında İngilizce çok yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Hafta sonu resmi tatil günleri cuma ve cumartesidir. Bankalar Cumartesi günü de açıktır. Özel sektör firmaları ve esnaf Cuma günü haricinde 08.00-13.00 ve 16.30-19.30 arasında faaliyet göstermektedir. Büyük alışveriş merkezlerinde 10.00-22.00 arasında alışveriş mümkündür.

  1. 4. MALİ YAPI:

BAE’de gelir, kurumlar, katma değer, tüketim vergileri gibi kamu maliyesinin klasik gelir kalemleri  bulunmamaktadır. İstisnai olarak; yabancı bankalar ve petrol şirketleri karları üzerinden %20 oranında vergiye tabidirler. Özel denetim şirketleri dışında mali kayıt sistemi ve piyasa fiyat kontrol mekanizması yoktur. Yakın bir gelecekte katma değer vergisinin yürürlüğe konulması yönünde IMF’nin tavsiyeleri ışığında çalışmalar yapıldığı basın haberlerinde yer almaktadır.

Abu Dhabi Hükümetinin gelirlerinin yüzde 90’ınını petrol, Dubai’nin gelirlerinin yüzde 95’ini ticaret ve turizm oluşturmaktadır. Dubai Hükümeti kendi kurduğu firmalar eliyle bizzat ticaret yapmakta piyasanın kontrolünü elinde tutmaktadır. Ayrıca, serbest bölge ve limanlar işletme gelirleri, yabancılara gayri menkul satışları, bankacılık ve finans gelirleri, uluslararası yatırımlarından elde ettiği gelirleri vardır.

İthalatta gümrük vergi oranı CIF bedeli üzerinden %5’dir. Bazı gıda ürünleri ve yaş meyve-sebze türleri ile tıbbi malzeme ithalatı gümrük vergisinden muaftır (www.dxbcustoms.gov.ae). Alkollü içecekler ve sigara ithalatı ise sırasıyla %50 ve %100 oranında gümrük vergisine tabidir. Doğal taşlarda da gümrük vergisi %5 olarak uygulanmaktadır.

5. EKONOMİK YAPI:

Geleneksel Yapı:

Petrolden önceki geleneksel ekonomik faaliyeti inci avcılığı ve hurma ticareti, balıkçılık ve el sanatları oluşturmuştur.  BAE’yi oluşturan her bir Emirlik, nüfusu, doğal kaynakları ve yerleşim alanlarına göre farklılık gösteren ticari ve ekonomik yapı içindedirler.

Petrol ve Doğalgaz :

BAE, toplam 97,8 milyar varil rezerv ile dünya petrol rezervinin %10’una sahiptir. OPEC içindeki dördüncü büyük petrol üreticisidir. Günlük petrol üretimi yaklaşık 2,5 milyon varildir. 2007 yılına kadar 3 milyon varile çıkarmayı planlamaktadır. Petrol rezervlerinin yaklaşık %94’üne Abu Dhabi (92,2 milyar varil), %4’üne Dubai (4 milyar varil) ve %1’ine de Sharjah Emirliği (1,5 milyar varil) sahiptir. Ras Al Khaimah Emirliği’nde de bir miktar petrol rezervi bulunmaktadır.

Dünyanın en büyük beşinci doğalgaz kaynaklarına (212 Tcf) sahiptir. Ülke rezervleri; Abu Dhabi (196 Tcf), Sharjah (10,7 Tcf), Dubai (4,1 Tcf) ve Ras Al Khaimah (1,1 Tcf ) emirliklerinde yer almaktadır. Petrol ve doğalgazın en önemli müşterisi Japonya’dır.

Milli Gelir (GDP-GSYİH):

BAE kurulduğu 1971 yılından bu yana izlediği politikalar ile doğal kaynaklara bağımlı olmayan bir ekonomi yaratmak yönünde çaba göstermektedir. Petrol güdümlü başlayan kalkınma özellikle Dubai’de, yerini ticaret, finans ve turizm gibi hizmet sektörlerine bırakmıştır.

Petrol kaynakları açısından zayıf olan Dubai ve diğer Kuzey Emirliklerinin en önemli gelir kaynağı ticaret ve bu kapsamda re-export’tur.

2003 yılında 80 milyar dolar olan milli gelir, 2004 yılında 103 milyar Dolar, 2005 yılında 132 milyar dolar, 2006 yılında 163 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır. Bu kapsamda ülkenin kişi başına milli geliri, ülkede yaşayan yabancılar ve artan nüfus hesaba alındığında, 39 bin Dolar seviyesindedir. 2005 yılı petrol dışı milli gelir içinde; imalat (%19), perakende ticaret (%17) emlak (%11) ve inşaat (%11) sektörleri ilk sıraları paylaşmaktadır. Ulaşım, depolama ve iletişim sektörünün payı ise toplam %10 civarındadır.

Dubai Hükümeti, Dubai’nin 2005 ve 2006 yılı milli gelirini sırasıyla 37 milyar ve 46 milyar dolar olarak açıklamıştır. Bu çerçevede ülke milli gelirinin %28’lik kısmı Dubai’ye aittir. Dubai milli gelirinin %95’lik kısmı ise ticaret, finans ve turizme dayanmaktadır. Dubai milli geliri içinde petrolün payı %5 civarındadır.

Petrol ve doğalgaz rezervlerinin yaklaşık %95’ine sahip olan Abu Dhabi Emirliği ise, ülke milli gelirinin %60’lık kısmını oluşturmaktadır.

Enflasyon:

Ekonomi Bakanlığı’na göre enflasyon 2004 yılında %4, 2005 yılında %7 ve 2006 yılında ise %9,3 civarındadır. Enflasyonun tespitinde, belirli bir ürün sepeti uygulaması bulunmadığı dikkati çekmektedir. Ayrıca, tüketici ve toptan fiyat ayırımı yapılmamakta, oran dönemler itibarıyla değil yıllık olarak açıklanmaktadır.

Enflasyonun yükselmesindeki başlıca nedenler arasında, dolar-dirhem paritesinin 1980’lerden bu yana sabit tutulması ve Doların Euro ve diğer bazı uzak doğu para birimleri karşısında değer kaybetmesi, ekonominin ithalata dayanması yer almakta olup, esasında “ithal” enflasyon yaşanmaktadır. Zira, petrol ve doğal gaz satışı ABD Doları ile yapılmakta, buna karşılık ithalatın büyük bir bölümü dolara karşı yüzde 30 değer kazandığı açıklanan Euro ve diğer para birimleriyle gerçekleştirilmektedir. Nüfus ve talep artışı bir diğer etkendir.

Döviz Kuru:

Dolar’ın değeri 1980’li yıllardan itibaren 3.671 Dirhem olarak sabit tutulmaktadır. MB faiz oranları da ABD Merkez Bankası faiz oranlarına endekslidir. IMF’ye göre, 2003 yılında 15 milyar dolar olan Merkez Bankası rezervi, 2004 yılında 18 milyar dolar civarındadır.

Kara Paranın Önlenmesine İlişkin Mevzuat kapsamında ülkeye getirilen 10,800 Doları aşan döviz ile 545 doları aşan havaleler bildirime tabidir. Ayrıca bankalar ve finansal kuruluşlarca 54 bin doları aşan tüm işlemler Merkez Bankasına rapor edilmesi gerekmektedir.

Dış Ticaret :

Abu Dhabi’ye göre petrol kaynakları yok denecek kadar az olan Dubai ve diğer Kuzey Emirlikleri ekonomik ve ticari faaliyetlerini re-export ağırlıklı yürütmektedir. Geleneksel re-export pazarları ise İran ve Hint Yarımadası ile diğer körfez ülkeleri ve Doğu Afrika bölgesidir. Re-export işlemlerinin %80’i Dubai üzerinden gerçekleşmektedir.

Ülkenin en büyük tedarikçisi Çin ve Japonya ile AB ülkeleridir. İran, Hindistan, Irak, Doğu Afrika ve diğer Körfez ülkeleri ise önde gelen alıcı pazarlarıdır.

İmalat Sektörü

İmalat sektöründe faaliyet gösteren firmaların çoğunluğu orta ve küçük ölçekli işletme düzeyindedir. Serbest bölgeler sektörün gelişmesinde öncü role sahiptir. İmalat tesisi sahipliği açısından Dubai, Sharjah, Ajman ve Abu Dhabi ilk dört sırayı paylaşmaktadır.

İmalat tesislerinde gıda ve içecek, tekstil ve hazır giyim, plastik ürünler, mobilya, çimento, şeker ile değerli taşların üretimi/paketlemesi yapılmaktadır. Dubai Aliminyum fabrikası ile Ras Al Khaimah seramik fabrikası bölgenin önemli işletmelerindendir.

İnşaat Sektörü:

Ülkedeki mega projeler Dubai Hükümetine ait Emaar (www.emaar.ae) , Nakheel (www.nakheel.ae) ve Dubai Properties (www.dubai-properties.ae), Abu Dhabi’de ise Turizm İdaresi’nin koordinasyonunda A.D. Hükümete ait Aldar (www.aldar.ae) kuruluşunca yürütülmektedir.

Doğrudan Yabancı Sermaye Yatırımı

Petrol ve doğalgaz ile elektrik ve su sektörlerinde üretim ve dağıtım projeleri yabancı yatırım için önde gelen yatırım faaliyetleridir. Ülkede artan nüfusun ihtiyacını karşılamaya yönelik Abu Dhabi ve Dubai Hükümetlerinin ülkede yeni enerji santralleri kurulmasına yönelik ihaleleri gündemdedir.

Turizm, gemi inşa ve bakımı, sağlık ve inşaat malzemeleri (demirçelik işleme, çimento, hazırbeton) sektörlerinde doğrudan yabancı sermaye yatırımları da artış göstermektedir.

Bankacılık ve Finans:

2004 yılı itibariyle 21 ulusal, 25 yabancı ticari banka ile iki yatırım bankası faaliyet göstermektedir. Ayrıca, uluslararası ödemelerde akreditif işlemi mümkündür. Yabancı bankalar karları üzerinden %20 oranında gelir vergisine tabi olup, bir yabancı bankanın ülke içindeki şube sayısı Merkez Bankası tarafından 8 ile sınırlandırılmıştır.

Ülkede Abu Dhabi (www.adsm.ae) ve Dubai’de (www.dfm.co.ae) olmak üzere iki ulusal Borsa faaliyet göstermektedir. Ülkenin önde gelen ulusal bankalarının hisseleri anılan borsalarda işlem görmektedir.

Aktifleri bakımından büyük bankalar; National Bank of Abu Dhabi, National Bank of Dubai, Abu Dhabi Commercial Bank, Emirates Bank International ve özel Mashreqbank’tır.

Dubai’de ayrıca uluslararası finans merkezi de bulunmaktadır. Bölgenin finans merkezi olma hedefi kapsamında kurulan Dubai International Financial Centre (www.difx.com) 26 Eylül 2005 tarihinde faaliyete geçmiştir. Bahsekonu Finans Merkezi, serbest bölge statüsündedir.

Turizm:

Ülkenin turizm merkezi Dubai olup, gelen turist sayısı yılda 5 milyon civarındadır. Turist sayısının yeni terminaller ve yeni havaalanı yapımıyla 2010 yılına kadar 15 milyona çıkarılması hedeflenmektedir (www.dubaitourism.co.ae).

Abu Dhabi Emirliği de turizme yönelik yatırım projelerini yürürlüğe koymuş, sahip olduğu Etihad Havayolları şirketinin filosunu genişletme ve uçuş mesafelerini artırma yoluna gitmiştir. Mevcut iki adasını turizm projelerine açmış, belirli yatırım bölgelerinde yabancılara 99 yıllığına kiralama (leasing) yoluyla mülkiyet hakkı tanımıştır.

Hizmetler Sektörü (Dubai İş Dünyasına Hakim Sektör)

Dubai Ticaret ve Sanayi Odası tarafından yapılan bir piyasa araştırmasına göre; Dubai ekonomisine ve iş dünyasına hizmetler sektörü (business service) yön vermektedir. Sektör; pazarlama, profesyonel hizmetler, gayrimenkul/menkul ve finansal (leasing) kiralama ile teknik hizmetlerden oluşmaktadır.

Bu kapsamda, pazarlama hizmetlerinin (marketing services) Dubai ekonomisinde hakim unsur olması, Dubai’de yerleşik çeşitli ülkelerden firmaların Dubai’yi Körfez Bölgesi, Ortadoğu ve Kuzey Afrika, Asya, Afrika ve diğer komşu bölgelere yönelik sıçrama tahtası olarak değerlendirdikleri sonucunu ortaya koymaktadır.

Pazarlama hizmetleri içinde reklam ve halkla ilişkiler %41, doğrudan pazarlama %26 ve pazar araştırması faaliyetleri %14’lük kısmı teşkil etmektedir. Gayrimenkul/menkul (rentıng) ve finansal kiralama (leasing) hizmetleri dahilinde, oto kiralama %56, makina ve ekipman kiralaması %16 oranında pay almaktadır.

Hizmetler sektöründe (business services) faaliyet gösteren firmaların %79’luk kısmı orta ve küçük ölçekli firmalardan meydana gelmektedir. %21’lik bölümü oluşturan geniş ölçekli firmalar ise 50 yada daha fazla personel istihdam etmektedir.

Serbest Bölgeler:

BAE’de 15 adet serbest bölge bulunmaktadır (www.uaefreezones.com.) En önemli serbest bölgeler Dubai ve Sharjah Emirliklerinde yer almaktadır. Ras Al Khaimah, Ajman ve Fujairah’da da gelişme yolunda olan serbest bölgeler bulunmaktadır. Her serbest bölgenin kuruluş izinleri, masrafları ve kira bedelleri farklı olmaktadır.

İthalat, re-export ve ihracatta gümrük vergisi alınmamakta, kar ve sermaye transferine engel bulunmamaktadır. Ucuz enerji ve personel sağlanmakta, çalışan personelin barınma ihtiyaçları karşılanmaktadır. Her türlü prosedür yerinde ve kısa sürede tamamlanmaktadır.

Bünyesinde bulundurduğu 5.000 civarında firma, limanı ve teknik altyapısı ile Dubai Jebel Ali Serbest Bölgesi (www.jafza.ae) BAE’nin en büyük serbest bölgesidir. Jebel Ali Serbest Bölgesinde yer yokluğundan dolayı, yeni şirket kurmak isteyen firmalara serbest bölge lisansı ile Dubai içinde ofis açma imkanı tanınmaktadır.

Dubai’de aynı zamanda Havalanı Serbest Bölgesi ve iştigal alanlarına göre kurulmuş özel serbest bölgeler de (Internet City, Media City, Knowledge Village, Healthcare City) faaliyette bulunmaktadır.

2015 Dubai Stratejik Planı

Dubai’nin ekonomik hedefleri, BAE Devlet Başkan Yardımcısı ve Başbakanı (Dubai Emiri) Sheikh Mohammed Bin Rashid Al Maktoum tarafından “2015 Dubai Stratejik Planı” ile 3 Şubat 2006 tarihinde kamuoyuna açıklanmıştır. Buna göre,  halen 37,4 milyar dolar olan gayrisafi yurtiçi hasılanın (GSYİH) yılda yüzde 11 artışla 2015 yılında 108 milyar dolara yükselmesi beklenmektedir.

Şeyh Mohammed, Dubai’de kişi başına 31.140 dolar olan GSYİH’nin 2015’te 44.000 dolara çıkacağını, 882.000 kişiye yeni iş imkanı yaratılarak toplam işgücünün 1,73 milyon kişiye ulaşacağını kaydetmiştir. Dubai Emiri, 2000 yılında açıkladığı ilk planda 2010 yılı için GSYİH’yı 30 milyar dolar, kişi başına düşen ortalama geliri 23.000 dolar olarak öngördüğünü, bu hedeflerin 2005 yılında 37 milyar dolar GSYİH ve kişi başına 31.000 dolarla aşıldığını vurgulamıştır.

Petrol dışı sektörlerin ekonomide 1975 yılında %46 olan payının, 2000 yılında %90’a, 2005 yılında %95’e yükseldiğine işaret etmiştir. Dubai’nin ekonomik büyümesinin arkasındaki itici gücün, gelişmiş ülkelerde olduğu gibi, GSYİH’ya %74 katkıyla hizmet sektörünün olduğunu ifade etmiştir. Başarılarındaki en büyük payı ekonomik çeşitlendirmeye gitmelerine bağlamıştır.

6. TİCARİ HAYAT

6.1 BAE’de Şirket Kurulması  – Ticari Acenta Tayini[*]:

Emirlikler içinde; yabancı bir kişi, bir veya birden fazla BAE vatandaşını/şirketini ortak yapmaksızın ticari şirket kuramamaktadır. Yabancılar için en uygun şirket türü ise “Limited Liability Company (LLC)’dir”. Yabancılar şirket hisselerinin en fazla %49’una sahip olabilmektedir. Kuruluş sermayesi Dubai’de 300 bin dirhemdir (82 bin dolar). Dubai’de şirket kuruluşu için ilk başvuru mercii Dubai Ekonomik Kalkınma Dairesi olup (www.dubaided.gov.ae/main), ticaret lisansının alınmasını müteakip Dubai Ticaret ve Sanayi Odasına (www.dcci.ae) üye olunmaktadır. Şirketin iştigal alanına göre ilgili kurumlardan izin belgesi alınmaktadır.

Yabancı şirketlere, BAE’de şube yada temsilcilik ofisi açma imkanı da tanınmıştır. Kuruluş sermayesi ve lokal ortak bulma zorunluluğu bulunmamaktadır. Sadece “local service agent” unvanıyla yerel bir şahsın, vize düzenlenmesi ve bazı kamu işlemleri için istihdam edilmesi zorunluluğu getirilmiştir. Ancak ticari faaliyetlerde LLC oluşuma kıyasla, uygulamada epey sınırlama sözkonusudur.

Şube yada temsilcilik ofisi kuruluşunda ilk müracaat Ekonomi Bakanlığı’na yapılmakta olup, bilahare lisans için Dubai Ekonomik Kalkınma Dairesine ve üyelik için Dubai Ticaret Odasına müracaat edilmektedir.

Yabancı şirketler, BAE’de ticari acenta/distribütör tayin etmek suretiyle de iç piyasada aktif pazarlama ve satış imkanına sahip olabilmektedir. Ticari Acentalık Kanunu uyarınca, sadece BAE vatandaşı yada %100 BAE sermayeli firma ticari acenta olabilmektedir. Ticari Acenta yada distribütör Federal Ekonomi Bakanlığı’na kayıt edilmektedir. Yabancı şirket, BAE geneli için olabileceği gibi emirlikler bazında da acenta tayin edebilmektedir.

Sanayi tesisi kurulması için de en az %51 oranında “yerel ortaklık ihtiyacı” bulunmaktadır. İlk başvuru mercii Maliye ve Sanayi Bakanlığı’dır. Petrol ve doğalgaz gibi hammadde üretimine yönelik şirket faaliyetleri, istinai olarak, lokal ortak şartından muaf tutulmuştur.

Serbest Bölgelerde; kurulacak şirketlerde yerel ortağa ihtiyaç bulunmamakta, % 100 yabancı sermayeli şirket kurulabilmektedir. Yerel sponsor görevini serbest bölge idaresi tarafından yerine getirilmektedir. Şirket kuruluş işlemleri serbest bölgelerde yapılmaktadır.

6.2 Kamu İhalelerine Katılım

Kamu İhalesi Kanunu federal kamu proje ihalelerine teklif verme hakkını esas olarak en az %51 hissesi BAE’ne ait olan ülkede yerleşik şirketlere vermiştir. Ancak, yabancı firmaların “joint venture” yoluyla yerel bir şirketle kuracakları ortaklık kapsamında da ihalelere katılmaları mümkündür. Yabancı firma ayrıca ülkedeki sponsoru ya da ticari acentası kanalıyla da federal kamu ihalelerine teklif verebilmektedir.

Hizmet yada ürünün BAE’de mümkün bulunmaması halinde kamu ihalesine doğrudan yabancı firmalar davet edilebilmekte ve koşulları karşılaması halinde ihale yabancı firmaya verilebilmektedir.

6.3 Telif Haklarının Korunması

BAE’de telif hakları (copyrights), ticari marka (trademark) ve patent kanunları mevcuttur. Firmalar ticari marka ve patent haklarını, taklit ve sahteciliğe karşı korunması için Federal Ekonomi Bakanlığı’na tescil ettirmeleri gerekmektedir. Tescil işlemleri, ticari acenta ya da Ekonomi Bakanlığı’nın yetkili kıldığı avukatlık şirketleri veya özel kuruluşlar tarafından yapılabilmektedir.

6.4 Mülkiyet Hakkı (gayrimenkul edinme)

Gayrimenkul ve arazi milkiyet hakkına sadece BAE ve KİK Bölgesi vatandaşları sahiptir. Ülkede yerleşik yabancılar ise sedece “kiracı” durumunda olup, Abu Dhabi ve Dubai’deki belirli özel bölgelerdeki mega projeler kapsamında yeralan binalarda yabancılara 99 yıllığına kiralama (leasing) yoluyla sahiplik (freehold) hakkı getirilmiştir.

7. BAE DIŞ TİCARETİ :

7.1 GENEL

KİK ülkeleri (Suudi Arabistan, BAE, Kuveyt, Bahreyn, Katar ve Oman) arasında 1 Ocak 2003 tarihinde yürürlüğe giren Gümrük Birliği Anlaşması kapsamında BAE ithalat vergi oranını %5 olarak uygulamaktadır[†].

Tablo 4

BAE Genel Ticareti (Milyar Dolar)

2002

2003

2004

2005

Toplam İthalat

33.6

40.3

55.4

67.6

Dubai ith (%)

-

29.7 (%73)

40.7 (%73)

52 (%76)

Toplam İhracat (milli ürün)

2.7

2.8

3.9

4.4

Dubai ihr (%)

-

1.7 (%60)

2.6 (%66)

3 (%68)

Toplam Re-export

11.2

13.8

18.9

26.5

Dubai re-export (%)

-

10.3 (%74)

15.5 (%82)

21.5 (%81)

ULKE TOPLAMI

47.5

56.9

78.2

98.5

Kaynak: BAE Ekonomi Bakanlığı

BAE’nin önde gelen mal tedarikçileri Çin ve Japonya olup, re-export yoluyla satış yapılan ilk sıradaki pazarları İran, Irak ve Hindistan’dır. BAE’nin dış ticareti kapsamında, re-exportun %81’i, ithalatın %76’i, petrol dışı milli ürün ihracatının ise %68’i Dubai üzerinden gerçekleştirilmiştir.

7.2 İTHALAT:

Ülkede üretiminin yetersiz olması nedeniyle, tüketim mallarının büyük bölümü ithalat yoluyla karşılanmakta ve gerçekleşen ithalatın yaklaşık yarısını bu mal grubu oluşturmaktadır.

Tablo 5

BAE Genel İthalat Sıralaması (Milyar Dolar)

2002

2003

2004

2005

Hindistan

2

3,2

7,1

8.7

Çin

3

3,8

5,3

6.9

Japonya

2,7

3,4

4,4

4.6

ABD

-

2,6

3.7

5.1

Almanya

2,5

3,1

3,5

4.5

Kaynak: BAE Ekonomi Bakanlığı

BAE’nin genel ithalatında ilk üç sırada Hindistan, Çin ve Japonya yer almaktadır. İthalat yapılan başlıca ülkeler sıralamasında Türkiye 2005 yılında 14. sırada yer almıştır. İthalata konu başlıca ürünler, ses ve görüntü kayıt cihazları, ulaşım araçları, mücevherat ve değerli taşlar, temel metaller, tekstil ürünleri ve gıda ürünleridir.

7.3 RE-EXPORT:

BAE, başta Dubai Emirliği olmak üzere, re-export ağırlıklı ticari yapıya sahiptir.  Muhtelif ülkelerden gelen mallar BAE üzerinden farklı pazarlara ulaştırılmaktadır. Aşağıdaki tablodan görüleceği üzere, en büyük pazarı Hint Yarımadası ve Körfez ülkeleridir. 2003 ve 2004 yılına ait ülkeler sıralamasında İran, Hindistan, Irak, Bahreyn, Suudi Arabistan, Pakistan ilk sıraları paylaşmaktadır.

Tablo 6

BAE Re-export Değerleri (Milyar Dolar)

2002

2003

2004

2005

Hindistan

0,937

0,868

3,2

5.0

İran

2.362

2,540

3,3

3.7

Irak

0,488

0,601

1,3

1.9

Bahrain

-

-

0,435

1.4

Switzerland

-

0,596

0,700

0.99

S. Arabistan

0,598

0,544

0,563

0.8

Pakistan

0,341

0,466

0,629

0.67

Kaynak: BAE Ekonomi Bakanlığı

Re-export yoluyla satışı yapılan ürünler makineler, ses kaydediciler, inci, mücevherat, tekstil ürünleri, ulaşım taşıtları, kimyasal ürünler, gıda ve içecekler.

7.4 MİLLİ ÜRÜN İHRACATI

Ülkedeki tesislerde imal edilen ürünlerin ihracatında ilk sıraları Hindistan, Kuveyt ve İran paylaşmıştır[‡].

Tablo 7

BAE Milli Ürün İhracatı (Milyon Dolar)

2002

2003

2004

2005

Hindistan

131

154

639

321

İran

80

256

346

283

Bahreyn

185

252

166

252

Kuveyt

109

153

130

295

Irak

-

-

161

251

Suudi Arabistan

110

137

189

234

Kaynak: BAE Ekonomi Bakanlığı

Ülkedeki tesislerde üretilip ihraç edilen başlıca ürünler alüminyum, mineraller, tekstil, plastik, kauçuk, gıda ve içecekler ile seramik ürünleridir.

7.5 TÜRKİYE-BAE TİCARİ İLİŞKİLERİ

Ülkemiz ile BAE arasında 1984 yılında Ekonomik ve Teknik İşbirliği Anlaşması, 1993 yılında Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması yapılmış olup, GCC (Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi) ülkeleri ile birlikte Serbest Ticaret Anlaşması yapılması yolunda çalışmalar devam etmektedir. KEK 6. dönem toplantısı 2000 yılında yapılmıştır. 2005 yılı Eylül ayında Abu Dhabi’de Yatırımların Karşılıklı Korunması Anlaşması imzalanmıştır.

Tablo 8

Türkiye-BAE Ticareti (Milyon Dolar)

2003

2004

2005

2006

İhracat

700

1,129

1,600

1.958

İthalat

109

170

200

322

Toplam Dış Tic. Hacmi

809

1,299

1,800

2,280

Kaynak: DTM

Tablo 9

Türkiye’den BAE’ne İhraç Edilen Başlıca Ürünler (Milyon Dolar)

2003

2004

2005

2006

Demir Çelik

377

598

920

1.089

Değerlı Metaller (mücevherat)

74

96

151

162

Makine-Ulaş.Araç.

68

74

109

116

Tarımsal Ürünler (gıda)

35

45

51

61

Hazır Giyim

19

21

23

29

Tüketim Malları

99

161

224

208

Kaynak: DTM

Ülkemizin ençok ihracat yaptığı ülkeler sıralamasında BAE on birinci sırada yer almaktadır. BAE’ye gerçekleşen ihracat performansı değerlendirildiğinde, sırayla demir çelik, mücevherat, makine,  taşıt yedek parçaları, gıda ürünleri ilk sıraları işgal etmektedir. Bunları tüketim malları (ayakkabı, seyahat eşyası, mobilya, sıhhi tesisat) ihracatının takip ettiği gözlenmektedir.

8. İNŞAAT VE EMLAK SEKTÖRÜ

Birleşik Arap Emirliklerinin toplam petrol rezervlerinin %95’ini, doğal gaz rezervlerinin ise %92’sini elinde bulunduran (dünyadaki petrol rezervlerinin %8.3’i ve doğal gaz rezervlerinin %3.4’üne tekabül etmekte) Abu Dhabi Emirliği son dönemde özellikle petrol bağımlılığını azaltmak ve ekonomisini çeşitlendirmek hedefiyle hazırladığı strateji kapsamında uluslararası bir turizm ve iş merkezi haline dönüşmeye yönelik planı uygulamaya koymuştur.

Bu itibarla, yetkili makamlar ilk etapta konut ve ticari emlak sektörüne yönelik yabancılar için mülkiyet haklarının iyileştirilmesi amacıyla önemli adımlar atmışlardır. Daha önceden sadece emirin uhdesinde olan mülkiyet hakkı, 2005 yılında çıkarılan bir yasal düzenleme ile yerli ve yabancı kişiler için genişletilmiştir. Bu kapsamda örneğin Abu Dhabi Endüstriyel bölgesinde yabancılar için %100 mükiyet hakkı getirilmiş, emirlik vatandaşları mülkiyetin tamamına sahip olma fırsatını sahip olmuşlar, yabancılar ve göçmenler ise üstyapı mülkiyetini uzun dönemli kiralama imkanına kavuşmuşlardır.

Diğer taraftan, belirlenen stratejinin uygulanması anlamında gerekli hareket kabiliyetini sağlamak üzere ilgili yasal düzenlemelerle beraber bir çok kamu kurumunun yapısı da değiştirilmiştir. Yerel hükümet Kamu kurumlarının yapısına yönelik değişim ile beraber, Emirliğin iddialı büyüme planlarına hizmet etmesi amacıyla bazı bağımsız organizasyonlar/şirketler oluşturmuştur. Emlak sektöründe Aldar ve Sorouh şirketleri ile Turizm Kalkınma ve Yatırım Şirketi (TDIC), ekonomik yatırımlara yönelik ise 2002 yılında Mubadala Kalkınma Şirketi kurulmuştur. Mubadala firmasının misyonu içinde yeni yatırım şirketleri oluşturmak, stratejik yerli ve yabancı firmalara ortak olmak (Dolphin Energy’deki %51’lik payı ve Ferrari’deki %5 ortaklığı neticesinde Aldar tarafından imar edilen Yas adasındaki Ferrari Theme Park projesi gibi) bulunmaktadır. Yabancı şirketlere yönelik yatırımlar konusunda Mubadala dışında emirliğe ait toplam 700 milyar ABD Doları tutarındaki fonu yönettiği tahmin edilen Abu Dhabi Yatırım Kurumu (ADIA) Abu Dhabi emirliğinin en etkin yatırım birimi konumundadır.

Dubai emirliğine göre dışa açılmada daha muhafazakar davranan Abu Dhabi Emirliği,  2004 yılında babasının vefatını takiben Devlet başkanlığına gelen Sheik Halifa bin Nahyan’ın mevcut liberal politikaları daha da hızlandırması suretiyle uygulaması ile farklı bir anlayışın ortaya çıkmasına şahit olmaktadır.

Diğer taraftan, ilk bayan bakanın 2004 senesinde kabineye atanması, 40 üyelik meclisin 20 üyesinin seçimine yönelik ilk genel seçimlerin 2006 yılında gerçekleştirilmesi gibi güncel gelişmeler, değişimin ekonomik politik hayatta da devam ettiğinin göstergesi olmuş, yabancı iş çevrelerine yönelik güven sağlamıştır.

Abu Dhabi emirliğini turizm ve iş merkezi haline dönüştürmeye yönelik strateji temelinde yakın dönemde açıklanan ve gerekli süreçleri başlatılan projelerin toplam değeri şimdiden 126 milyar ABD Dolarını bulmuştur (açıklanan tüm projelerin değeri ise 170 milyar ABD Doları civarındadır) . Söz konusu projeler ile önümüzdeki 10 yıllık dönemde 220.000 ilave konutun piyasaya arzı, benzer şekilde turizm sektöründe konaklama tesisi ve oda sayısında önemli büyüme yaşanması beklenmektedir.

Özellikle kısa vadede piyasaya sunulacak konut arzının düşük olması ve hızla artan nüfus paralelinde ihtiyaçlara cevap verememesi,  yapılacak yatırımların karlılığı ve geri dönüş oranlarına olumlu yansıyacağı hususunu kuvvetle gündeme getirmektedir.

Bahse konu yatırımların gerçekleştirilmesi için gerekli altyapının temini Abu Dhabi emirliğinin öncelikli gündemini teşkil etmektedir. Yerel Hükümet altyapıya yönelik yatırım çabalarını iki temel kategoride yoğunlaştırmış bulunmaktadır:

8.1 Üretim Kapasitesinin Artırılmasına Yönelik Altyapının Genişletilmesi

İki yeni liman inşaat projesi devreye sokulmuş olup, bunlardan birincisi 8 milyar Dirhem tutarındaki Taweelah merkezindeki “Khalifa Port and Industrial Zone”dur. 2006 yılında kurulan “Abu Dhabi Terminals” firmasının (bu firmada aslında Dubai Ports World tarafından idare edilmektedir) misyonu bu limanı işletmektir. Abu Dhabi’nin mevcut limanı olan Port Zayed konumlandırma ve kapasite açısından ihtiyaçlara cevap vermediğinden tüm ağırlığın önümüzdeki beş yıl içinde yeni yapılacak limana kaydırılması öngörülmektedir.

İkinci limanın da 2009 yılından itibaren Mussaf’da devreye konulması planlanmaktadır. Mussaf’daki özel sanayi bölgesinin idaresini de elinde bulunduran yarı resmi statüdeki ZONESCORP firması yıllık 5-9 milyon metrik ton kargo kapasitesine sahip olacak sözkonusu limanın proje fizibilite etüdünü yürütmek üzere “Royal Haskoning Consultants” firmasıyla bir anlaşma yapmıştır. 2004 yılında devreye konulan Mussaf Özel Endüstri bölgesinde ilk bölümün (ICAD1)dolmasının ardından 400 milyon dolar yatırımla açılan ikinci bölümde de (ICAD2) benzer şekilde büyük talep ile karşılaşılmış olup, 120 km uzaklıktaki Al Ain şehri de dahil olmak üzere Mussaf’da yeni bölümlerin açılmasını teminen gerekli çalışmalar yürütülmektedir.

8.2 Lojistik Ağın Genişletilmesi

Özellikle turizm ağırlıklı yatırımlar için temel ihtiyaç konumundaki havaalanı yolcu terminalleri başta olmak üzere mevcut karayolu ağının genişletilmesi amacıyla yatırımlar hızlandırılmıştır. Bu amaçla 2003 yılında ETİHAD adında yeni bir havayolu şirketi kuran Abu Dhabi Emirliği, 2004 yılında yeni filo oluşturmak üzere toplam değeri 8 milyar Doları bulan 29 adet uçak siparişi vermiş ayrıca son iki yıl içinde Boing ve Airbus firmalarından ilave 15 uçak siparişinde bulunmuştur.

Yolcu taşımacılığı yanında Abu Dhabi merkezini uluslararası bir kargo terminali haline dönüştürmeyi planlayan emirlik toplam değeri 25 milyar Dirhem (6,8 milyar ABD Doları) olan havalimanı projesini de başlatmıştır. Sözkonusu proje iki aşamada yürütülecek olup, ilk aşama yeni terminallerin yapımı ikincisi ise 2010 yılında tamamlanması planlanan ve yıllık 20 milyon yolcu kapasiteli yeni bir havalimanının inşaasından oluşmaktadır. Günümüze kadar uzanan süreç itibariyle, Supervision Comitteee for the expansion of Abu Dhabi Airport (SCADIA) mevcut terminali renove etmiş ve ilave bir terminal inşaa ettirerek 2005 yılındaki yolcu kapasitesini iki katı artırarak 6,8 milyona çıkarmıştır. ETİHAD havayollarına ait olmak üzere halen yeni bir terminal inşaatı devam etmekte olup, 2008 yılında hizmete girmesi ile 3,5 milyon yolcu/yıl mevcut kapasiteye ilave olacaktır. 2007 yılı sonunda teslim edilmek üzere 100 milyon Dirhem bedelli bir havalimanı otelinin inşaası sürmekte, benzer şekilde yıllık kargo kapasitesini iki misli artırarak 300.000 tona çıkaran ilave yatırımların sonuçlandırılmasıyla toplam kapasitenin 2 milyon ton/yıl olması öngörülmektedir.

Öte yandan Emirliğin karayolu altyapısının geliştirilmesine yönelik Abu Dhabi Belediyesi (Road Sector and Technical Services Department) 2021 yılına kadar toplam değeri 10 milyar Dirhem olan 90 adet projeyi gerçekleştirmeyi planlamaktadır. Projeler arasında yeni Cornishe yolunun genişletilmesi, dört adet ekspres çevre yolu (bu projelerden iki tanesi adanın doğu bir tanesi batı yönünde, diğeri ise Dubai’ye bağlantı kuracak şekilde).

Bunlara ilaveten, yapım çalışmalarına başlanılan Reem ve Saadiyat adaları ile Al Raha Beach  gibi büyük ölçekli imar projelerinin şehir merkezine bağlantılarını sağlamak üzere ilave alt yapıya ihtiyaç bulunmaktadır. Ağırlığını bağlantı köprülerinin oluşturduğu bahsekonu altyapı projelerinin gerçekleştirilmesi için yerel hükümet bütçesinden de destek verilmesi sözkonusu olmakla beraber, ana projelerin geliştirilmesini üstlenen developer firmalar (Aldar, Sorouh gibi) ihale sürecinin yönetimi ve seçim yanında finansman açısından da ağırlıklı rol oynayacaklardır.

9. KONUT VE TURİZM ALANINDAKİ BÜYÜK ÖLÇEKLİ PROJELER

Turizm ve konut sektöründeki yatırımlar yoluyla petrol gelirleri ağırlıklı ekonomik yapının çeşitlendirilmesi Emirliğin öncelikleri arasında yer almaktadır. Önümüzdeki 10-15 yıllık süreçte tamamlanması öngörülen sözkonusu projeler, başlatılan sanayi yatırımları ve gelişen ticaretin de etkisiyle hızla artan nüfusun konut ihtiyacının çözümüne yönelik bir yatırım olarak da değerlendirilmektedir.

Yeni başlatılan projeler bir çoğu son döneme kadar imara açık olmayan adalar üzerinde olmak üzere şehir merkezinden kısmen uzak yerleşkelerde gerçekleştirilecektir.

Tablo 10

Abu Dhabi Emirliğinde Başlatılan Büyük Ölçekli Projeler

YATIRIMIN ADI

YAKLAŞIK BEDELİ (milyon ABD doları)

Yas Adası

40.000

Saadiyat Adası

27.248

Al Raha Beach

18.000

Reem Adası (Tamouh şirketinin yatırımı)

15.000

Danet Abu Dhabi

9.265

Najmat Abu Dhabi

8.174

Mohamed Bin Zayed City.

7.100

Shams Abu Dhabi

6.800

Rawadat Abu Dhabi

1.499

Building materials City

1.100

Saraya Abu Dhabi

954

Al Gurm Resort

350

Central Market Redevelopment

354

Golf Gardens

272

9.1 Yas Adası

Ana kara üzerindeki Al Raha Beach projesinin tam karşısındaki yerleşkede bulunan adada 2500 hektar alan üzerinde gerçekleştirilecek 40 milyar Dolarlık yatırım,  Emirlikte bugüne kadar açıklanan en büyük projedir. İnşaatı 2007 yılında başlaması öngörülen projenin konsepti Abu Dhabi’nin gelişim stratejisi içinde yer alan turizm merkezi oluşturma hedefine hizmet edecek biçimde tasarlanmış olup, bu kapsamda Yas adasında Ferrari Eğlence Parkı dahil farklı konseptler içeren 24 farklı eğlence parkı inşaası gerçekleştirilmesi planlanmaktadır. İlaveten, proje kapsamında, motor sporları için yarış pisti, aqua park, oteller ve 300.000 m2’lik perakende alanı, golf sahaları, ofis merkezleri, villalar ve konutlar inşaa edilecektir.

9.2 AL Reem Adası

Abu Dhabi şehrinin kuzey doğusunda yer alan ve bir kısmı tamamlanan bir bölümü ise yapım aşamasında olan köprülerle şehir merkezine bağlanan doğal ada üzerinde gerçekleştirilecek proje ile ticaret ve konut sektörlerine yönelik bir tasarım planlanmıştır. Bitiminde 350.000 kişiye yaşam alanı yaratacak projeyi Tamouh Investment, Sorouh Real Estate ve Al Reem Investment olarak üç ana developer firma üstlenmiş bulunmaktadır. Tamouh Investment adanın inşaası için yürütülen projenin %60’ını, diğer iki şirket ise %20 payla geri kalan bölümünü üstlenmiş bulunmaktadır.

Sorouh Real Estate firmasının ada üzerinde üstlendiği proje Shams Abu Dhabi (6.9 milyar ABD Doları değerindeki proje 7,67 milyon metre kare alan üzerine kurulacak) olarak anılmakta ve tamamlandığında burada Abu Dhabi şehrinin en yüksek gökdeleni-dünyadaki 15’inci yüksek bina (Sky Tower) yer alacaktır. Sorouh’un Shams Abu Dhabi, Tamouh Investment’ın ise Al Reem’deki diğer bölgede üstlendiği konut projelerinin bir bölümünün nihai müşterilere pazarlanmasına başlanmıştır. Tamouh Investment’ın inşaa edeceği bir özel projede “Marina Square” olarak adlandırılmakta, otel, ofis merkezleri ve konut alanlarını içeren 17 çok katlı gökdelenden oluşan anılan merkezin ilk bölümünün 2009 yılında tamamlanması öngörülmektedir.

9.3 Saadiyat Adası

30,000 m2’lik kurulum alanı ve 400 milyon ABD Dolarlık proje değeri ile dünyadaki örnekleri arasında en büyüğü olacak “Guggenheim Museum” Saadiyat adası projesinin tanıtımında en gözde oluşumlardan biri olarak deklare edilmektedir. Buna ilaveten Paris’deki Louvre müzesindeki eserlerin dönemsel olarak Saadiyat Adasında kurulacak “Louvre Abu Dhabi”de sergilenmesi için basında çıkan haberlere göre 1 milyar ABD Dolarlık bir anlaşma yapılmıştır.

Abu Dhabi adası sahiline 500 metre mesafede yer alan 27 kilometrekarelik Saadiyat adası toplam değeri 27 milyar ABD Doları olan kültür, konut, turizm ve eğlence merkezlerinin (29 otel, 1000 teknelik marina, 38.000 apartman ve 8.000 villa) yer alacağı bir projedir. Abu Dhabi Turizm Kalkınma ve Yatırım Şirketi-TDIC saadiyat Adasını turizm, kültür ve yaşam merkezine dönüştürecek projeyi Emirlik adına yürüten kuruluştur. Üç aşamalı bir plan kapsamında nihai projenin 2018 yılında tamamlanması planlanmaktadır.

150.000 kişiye yaşam alanı yaratacak Saadiyat adasını deniz üzerinden Abu Dhabi merkezine bağlamak üzere her biri on şerit kapasiteli iki köprü yapılacaktır. Sözkonusu köprülerden ilki Alman ED Zublin and Saif Bin Darwish ünvanlı yerel inşaat firmasına verilmiştir.

9.4 AL Raha Beach

Proje Abu Dhabi uluslararası havalimanı ile Dubai yoluna yakın bir yerleşkede 5,2 milyon metrekarelik doğal sahil alanı üzerine inşaa edilmektedir. Aldar Properties firmasının developer olarak geliştirdiği 15 milyar ABD Doları değerindeki projenin tamamlandığında 120.000 kişiye konut ve yaşam alanı sağlaması planlanmıştır. İmar planı itibariyle sekiz adet alt bölge şeklinde ayrıntılandırılan (sahil şeridindeki 7 alt bölge ile iç kısımdaki genelde konut şeklindeki villaların yer alacağı Al Raha Gardens projesi olmak üzere) Al Raha Beech projesi kapsamında 9 otel, 4 marina tarzı liman, çok sayıda park ile kanallar aracılığıyla ulaşım sağlanacak eğlence-alışveriş merkezleri inşaa edilecektir.

Bahsekonu sekiz alt bölgeden biri olan Khor Al Raha içinde halen Aldar firması tarafından Al Muneera adı altında 228 konuttan oluşan bölümün inşaası ve özel mülkiyet sahiplerine pazarlaması devam etmektedir. 1500 villadan oluşan Al Raha Gardens bölümü ise mülkiyet haklarına yönelik kısmi serbestinin yasalaşmasından sonra halka arz edilen en kapsamlı proje olması itibariyle, rekor denebilecek zamanda henüz temel aşamasında olmasına rağmen satışı tamamlanmıştır.

9.5 Danet Abu Dhabi

Emirlikteki özel sektör insiyatifinde yürütülen en önemli emlak projelerinden birisi de Al Qudra Holding’in geliştirdiği 34 milyar Dirhemlik Danet Abu Dhabi’dir. 34 katlı ofis ve konuta yönelik binalar ve dört yıldızlı bir otelden (Holiday Inn) oluşan proje yatırımcılardan büyük ilgi görmüş ve 45 gün içinde tüm arsaları satılmıştır. Öncelikli müşteri BAE vatandaşları olmak üzere ve Körfez ülkeleri vatandaşlarına da pazarlanması planlanan Eylül 2006’da başlanan projenin 2009 yılında tamamlanması öngörülmektedir.

9.6 Central Market

Yerel Hükümet tarafından Aldar Properties firmasına geliştirmesi için verilen 1.3 milyar Dirhem değerindeki proje konum olarak şehrin ana güzergahları arasında yer alan Khalifa caddesi, Hamdan caddesi ve Havalimanı yolu arasında merkezi bir yerleşkede bulunmaktadır. 2010 yılında tamamlanması planlanan proje kapsamında 54 katlı beş yıldızlı bir otelde 250 oda ve 200 suit formatında özel apartman daireleri, 58 katlı ofis kulesi ve 525 daireli çokkatlı konut yer almaktadır. Alışveriş merkezlerinin yer alacağı ve Modern Arap Çarşısı konseptindeki alt projenin öncelikli olarak 2008 yılına yetiştirilmesini teminen inşaat çalışmaları devam etmektedir.

10. ABU DHABİ İNŞAAT PİYASASI TRENDLERİ

1995-2005 yılları arasında Abu Dhabi’de inşaa edilen konut sayısı 133.000 olup, bu kapsamda yıllık ortalamalar 13.000 konutun piyasaya sunulduğu yönündedir. Emirliğin Ekonomi ve Planlama Departmanı’nca yayınlanan rakamlara göre,  birim hane sayısı artışı dikkate alınarak ortaya çıkacak konut ihtiyacını karşılamak üzere Abu Dhabi’de 2010 yılına kadar 220.000 ilave konutun tamamlanması gerekmektedir

Tablo 11

Abu Dhabi Konut Arz ve Talebi

2007 2008 2009
Toplam talep 51.400 65,050 82,500
Yıllık Konut Arzı 13,000 14,300 17,875
Karşılanamayan Talep 38,400 50,750 64,625

Kaynak: BAE Ekonomi ve Planlanma Departmanı

Her ne kadar, mevcut projeler dikkate alındığında 2010 tarihine kadar yapılması planlanan yeni konut sayısı 150.000 ile 200.000 arasında değişmekte ise de, mevcut durum itibariyle piyasada her türlü konut için büyük açık bulunmaktadır. Yeni yapılan konutlar daha tamamlanmadan özellikle kamu sektörü ve kamu iştiraklı firmalar tarafından temel aşamasında kapatılmakta, dolayısıyla piyasadaki doluluk oranı %100 seviyesindedir.

Al Raha Gardens projesindeki 1400 villanın satışının 48 saat içinde tamamlanması, piyasadaki talebin ne derece yüksek olduğunun en somut göstergesidir. Anılan projede yer alan villaların metre kare satış fiyatları konut cinsine ve konumuna göre (apartman-villa) 1800-2770 ABD Doları arasında değişmektedir. Diğer taraftan, Al Reem adasında yapılacak apartman dairelerinin vadeli olarak pazarlanması kapsamında talep edilen satış fiyatları ise 1100 ABD Doları/m2 civarındadır.

Abu Dhabi’de kira oranlarındaki yıllık yükseliş 2006 senesine kadar %20 civarında iken aşırı talep neticesinde anılan tarihten itibaren yükseliş hızı enflasyon seviyesini dahi etkileyecek biçimde artış gösterince, Emirlik yürürlüğe koyduğu yasal düzenleme ile yıllık kira artış oranını %7 ile sınırlamıştır. Ancak, bu sınırlama halen kontratı devam eden kiracılar için geçerli olduğu için, yeni ev kiralayanlar piyasa rayiçlerinin çok üzerinde ücretler ödemektedirler.

Abu Dhabi’deki yeni yapılaşma şehir merkezinden banliyölere ve çevre adalara doğru kaymaktadır. Büyük ölçekli projelerin önümüzdeki on yıllık dönemde konut arzını artıracağı beklenmekte ise de, diğer taraftan Emirlik için planlanan turizm ve sanayi yatırımları neticesinde canlanacak ekonominin, nüfusu da önemli derecede artıracağı tahmin edilmektedir.

Tablo 12

Bazı Büyük Projeler İtibariyle Piyasaya Sunulmak Üzere Yapımı Planlanan Konutlar

Proje Adı Konut Kapasitesi Arz Olunacak

Hane Sayısı (*)

Öngörülen Tamamlanma Tarihi
Shams Abu Dhabi 100,000 33,333 2011
Najmat Abu Dhabi 80,000 26,667 2012
Tamouh’un Reem Adasındaki Yatırımı 170,000 56,667
Al Raha Beach 120,000 40,000 2016
Saadiyat Adası 150,000 46,000 2018
Toplu Konut Projeleri 31,000 2011
Al Reef Villaları 4,000 2010
Diğerleri 3,000 2008-2012
TOPLAM 240,667
(*) Bir hanede 3 kişinin yaşadığı varsayılmaktadır.

Mevcut konut projelerinin vadelerinin uzun olması dolayısıyla piyasaya sunumun sınırlı kalmasının nedenleri arasında, yeni imara açılan lokasyonların altyapılarının henüz tamamlanmamış olmasının da etkisi bulunmaktadır. Örneğin, Abu Dhabi Turizm Kalkınma ve Yatırım Şirketi-TDIC yeni imara açılan Saadiyat adasını Abu Dhabi’ye bağlayacak köprü inşaatının ihale sürecini ancak sonuçlandırmış ve inşaat akabinde başlamıştır.

Diğer taraftan, developer firmaların Saadiyat ve Yas Adaları gibi prestijli projeler için konsept oluşturmak üzere Louvre Abu Dhabi ve Gugenheim Müzesi gibi yatırımlar suretiyle uluslararası yatırımcılar nezdinde ilgi uyandırma çabalarına öncelik vermeleri nedeniyle henüz anılan projeler kapsamında imarı öngörülen konutların pazarlamasına başlamamışlardır. Bu tür stratejiler, konut satışları yoluyla Abu Dhabi emlak piyasasının kamuoyunda ön plana çıkmasını bir anlamda geciktirmekle beraber, altyapı ihaleleriyle birlikte inşaat çalışmalarının başlaması, şüphesiz yakın zamanda piyasada hareketliliğin başlayacağını göstermektedir.

10.1 ABU DHABİ İNŞAAT PİYASASINDAKİ GELİŞMELERİN TÜRK FİRMALARINA YÖNELİK SUNDUĞU FIRSATLAR

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE)’ndeki yedi emirlik içinde 67,340 km2 alan (ülke topraklarının %86,7’si) ile en büyüğü olan Abu Dhabi,  aynı zamanda ülkenin %95’lik petrol rezervlerinin sahibi olarak BAE genel bütçe gelirlerinin %73’ünü karşılamaktadır.

Özellikle, kalkınmasını ticaret, re-export ve turizm üzerine inşa ederek ekonomik yönden hızla büyüyen, son dönemlerde ise mega emlak projeleri ile uluslararası gündemde yer bulan Dubai emirliğinin adeta gölgesinde kalan BAE’nin başkenti Abu Dhabi, petrol gelirlerini değerlendirecek, ekonomisini çeşitlendirecek yeni strateji ile kabuk değişimi içine girmiştir.

BAE merkezi idaresini bünyesinde barındırması ve petrol gelirlerinin getirdiği zenginliğin etkisiyle genel olarak karar verme ve uygulama anlamında ağır bir yapıya sahip Abu Dhabi, Devlet başkanlığına 2004 senesinde gelen Sheik Halifa bin Nahyan’ın liberal politikalara daha ağırlık vererek değişim stratejisini uygulamaya koymasıyla birlikte uluslararası iş çevrelerinin de ilgisini çekmeye başlamıştır.

Açıklanan projelerin ihtiva ettiği parasal değer yanında ortaya çıkacak ekonomik faaliyet özellikle 2004 yılından beri Abu Dhabi’ye büyük şirketlerin adeta akmasına sebep olmuş, sınırlı şehir altyapısı, yeni göç ile birlikte ticari ve konut piyasasındaki talebi karşılayamaz duruma gelmiştir.

Yeni stratejiyi uygulamak üzere kısa süreç içinde, Emirlik Federal Kurumları yeniden yapılandırılmış ilave birimler kurulurken, Emirlik sermayeli özel sektör donanımına sahip yatırım ve imar şirketleri oluşturulmuştur. Hedef sektör turizm için uluslararası yolcu kapasitesi yaratmak, transit güzergahı haline gelmek üzere yeni bir Havayolu şirketi kurulmuş (ETİHAD) mevcut havalimanı yenilenmiş ilave terminal ve pist inşaatlarına girişilmiştir.

Diğer taraftan, emirliğin mevcut sanayi altyapısının geliştirilmesi amacıyla özel Ekonomi Bölgesi yeni yapılanmayla kurulan işletici İdareye (ZONESCORP) bağlanmış, mevcut altyapıyı genişletmek için ilave alanlar ve liman inşaatları başlatılmış, Ekonomik Bölge için geçerli olan imtiyaz ve teşvikler artırılarak yeni yatırımcılar için cazip hale getirilmiştir.

Bahse konu değişimleri çok kısa bir sürede yaşayan Abu Dhabi emirliği planlarını harekete geçirebilmek için önceliği gerekli altyapıyı oluşturmaya vermektedir. İmara açılan alanların çoğunlukla şehir merkezinin dışında olması, hatta yakın geçmişe kadar hiçbir yapılaşmaya izin verilmeyen çevre adaların büyük projelere yönelik devreye sokulması, ulaşım ve altyapı için belirli bir ön süreci gerektirmektedir. Büyük projeler açıklanmış ve süreç başlatılmış olmakla beraber, bunların hızla bitirilmesi imkanı bahse konu altyapı hazırlıklarının tamamlanmasına bağlı bulunmaktadır. Bunun yanında, daha yavaş ve bürokratik anlayış içinde tedbirli ilerleyen bir yerel iş kültürüne sahip Abu Dhabi için yeni stratejinin beraberinde getirdiği değişim ve hız kısmen sınırlı olmaktadır.

Yukarıda belirtilen bazı sınırlayıcı etmenlere rağmen 2004 yılından beri Abu Dhabi emirliğindeki değişim ve hızla yükselen iş imkanları, çok sayıda uluslararası firmanın bu merkeze kaymasına ve mevcut olanaklardan yararlanmaya başlamasına neden olmuştur.

Büyük ölçekli projeleri yürüten Emirlik Kurumları gerekli altyapıyı kurduktan sonra zaman içinde projeleri bölmek suretiyle ana inşaat ve pazarlama haklarını alt yatırımcılara bırakmaktadırlar. Benzer şekilde Emirlik sermayeli dev yatırımcı firmalar da, kendi sorumluluğundaki projeler için doğrudan ihale yöntemiyle müteahhitlik firmalarına inşaat işlerini vermekte, bazı bölümler için haklarını alt-yatırımcılara devretmektedirler.

Yapı sektöründe iş alabilme gücü büyük ölçüde firmaların uluslararası deneyimleri, teknik vasıfları, yerel piyasada kurulup, müteahhitlik karnesi türü belgelendirme ile ilgili koşulları yerine getirmeleri ve kendilerini tanıtabilmeleri yanında verecekleri fiyat teklifine de bağlı bulunmaktadır.

Sayılan hususları yerine getiren ve belirli teknik özelliklere sahip firmaların rekabet koşullarının henüz tam oluşmadığı ve çok fazla sayıda projenin devrede olduğu Abu Dhabi piyasasında başarılı olmaması için geçerli neden bulunmamaktadır.

Pazara giriş koşullarını yerine getiren çok sınırlı sayıda Türk inşaat firması Abu Dhabi piyasasında başarıyla faaliyet göstermektedir. Bununla birlikte, önümüzdeki 10 yıllık süre için açıklanan 170 milyar ABD Doları tutarındaki pazar hacmi ve sunduğu iş fırsatlarından yararlanmak üzere sektör temsilcilerimizin gerekli yerel altyapıyı oluşturmak için harcanacak sürede dikkate alınarak hızla piyasada konumlanmasında yarar bulunmaktadır.

İnşaat sektörüne yönelik yapı malzemeleri açısından neredeyse tamamen dışa bağımlı olan BAE piyasasındaki rekabet koşulları Abu Dhabi için de geçerlidir. Bireysel konut yapımının sınırlı olduğu Emirlikte toplu inşaat projelerinin malzeme ihtiyacı genel olarak müşavir firmaların elinde bulunmakta, müteahhit firmalar ise belirli hallerde şartnamede belirlenen malzeme vasıflarına hazır halde bulunduran ve uygun koşullarda temin eden yerel piyasadaki tedarikçilerden karşılamaktadırlar.

İnşaat sektörüne yönelik demir-çelik gibi bir kaç ürün dışında BAE inşaat piyasasının ihtiyaç duyduğu yapı malzemelerinin pazarlamasını yerinde yapılanmak (show room ve depo benzeri altyapı tesisiyle) suretiyle gerçekleştirmek, zamanında teslim olanağını sunmak, müşavir ve inşaat firmalarına ürün tanıtımını yapabilmek suretiyle son derece geniş imkanlardan yararlanmak mümkün bulunmaktadır.

Bunun yanında, hammadde, enerji ve işgücü anlamında ucuz girdi olanakları sağlayan yerel piyasaya ilaveten mevcut teşvik (vergi ve gümrük muafiyetleri gibi) imkanlarından da faydalanmak suretiyle yapı malzemelerine yönelik imalat yatırımı gerçekleştirilmesi, değerlendirilmesi gereken fırsatlar arasındadır. Ayrıca, finansman olanaklarına sahip yerel firmalarla ortaklık tesis edilebilmesi, teknoloji ve makine transferi yanında, nihai ürünlerin yerel inşaat pazarı ile birlikte çevre bölge ülkelerine pazarlanması imkan dahilindedir.

11. BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİ DOĞAL TAŞ PAZARINDAKİ GELİŞMELER

Birleşik Arap Emirlikleri doğal taş pazarındaki gelişmeler, ülkenin büyüyen inşaat sektörü ile paralellik göstermektedir. Özellikle Dubai’nin, Ortadoğu’nun ticaret merkezi olması durumu ve bu konumu sağlamlaştırmak adına yapılan çalışmalar, Dubai yapı sektörünün gelişmesine sebep olmuştur. Gelişen endüstri ve turizmle ilgili halen uygulanmakta olan ve planlanan projelerde büyük artış söz konusudur. Birleşik Arap Emirlikleri’nde inşaat aktivitelerinin önemli bir bölümünü büyük ölçekli projeler, kuleler, endüstri parkları, alış-veriş merkezleri oluşturmaktadır. Sektörde modern mimari stillere ve inşaat metotlarına yönelen ilgi nedeniyle, kullanılan materyaller uluslararası pazarlardan sağlanmaktadır. Ülke, inşaat malzemeleri ihtiyacının hemen hemen tamamını ithal etmektedir.

BAE’nin en önemli emirliğinden biri olan Abu Dhabi’de, 2010 yılına kadar yaklaşık 138 milyar dolar tutarında yatırım öngörülmekte, bunun 82 milyar dolarının gayrimenkul sektöründe, kalanının ise altyapı, sanayi ve diğer sektörlerde olması planlanmaktadır. Öte yandan, Dubai Uluslararası Havaalanının genişletilmesi, Dünya Adaları, China Town,  Dubai Metrosunun yapımı, denizin palmiye ağacı şeklinde doldurulması ile üzerine alışveriş merkezi ve villalar inşa edilmesi planlanan üç Palmiye Ağacı, Dubailand parkı, su altı Hydropolis Oteli, Dubai Marina gibi büyük projeler ve muhtelif mega alış-veriş merkezleri ile otel ve konut inşaatları devam etmektedir.  Ayrıca, yarım mil yüksekliği ile dünyanın en uzun binası olması beklenen Burj Dubai’nin inşaatının henüz yarısına gelinmiştir. Şu ana kadar 80’den fazla katı tamamlanan binanın yüksekliğinin 900 metre civarında olacağı tahmin edilmektedir.

Tüm bu gelişmeler, BAE’nin doğal taş ihracatçılarımız için potansiyel bir pazar olduğunu göstermekle birlikte, ülkenin inşaat pazarında önemli olan bir nokta, malzeme seçiminin, danışman firmaların ya da mimarlık firmalarının istekleri doğrultusunda gerçekleştiğidir.  Dolayısıyla, büyük projelerin taş seçiminde belirleyici olan mimarlara ulaşılması için, profesyonel bir tanıtım stratejisinin izlenmesi büyük önem arz etmektedir.  Tanıtımın bir parçası olarak,  28 Ekim-01 Kasım 2006 tarihleri arasında, Genel Sekreterliğimiz organizasyonu ve İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi koordinasyonu ile Dubai’de düzenlenen “The BIG 5 SHOW 2006 İnşaat Malzemeleri Fuarı”na, 18 Türk doğal taş firması katılmıştır.  Söz konusu fuarın, uzun dönemde, Türk ihracatçıları için önemli bir pazar olarak görülen Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn, Kuveyt, Umman, Katar ve Suudi Arabistan gibi diğer bölge ülkeleri ile karşılıklı ilişkilerin geliştirilmesi yönünde büyük katkıları olacağı düşünülmektedir.

12. BAE DOĞAL TAŞ TİCARETİ

12.1 İTHALAT

Birleşik Arap Emirlikleri, doğal taş ürün grupları arasında daha çok işlenmiş ürünlerin ithalatını gerçekleştirmektedir. 2002 yılında, işlenmiş ürünler toplam doğal taş ithalatının %75’ini oluştururken, 2003 yılında ise işlenmiş ürünlerin toplam doğal taş ithalatı içindeki payı artarak %78 olarak gerçekleşmiştir. 2004 yılında ise, işlenmiş ürünlerin ithalatı toplam doğal taş ithalatının yaklaşık %90 gibi büyük bir kısmını oluşturmuştur. Söz konusu bu işlenmiş ürün talebi potansiyeli nedeniyle, Birleşik Arap Emirlikleri’ne daha çok işlenmiş ürünlerin pazarlanması daha uygun olacaktır.

Birleşik Arap Emirlikleri’nin gerçekleştirmiş olduğu genel ithalata baktığımızda, 2002 yılında 72 milyon dolar ile işlenmiş mermer ve traverten, en fazla ithalatı gerçekleştirilen ürün grubu olmuştur. 2003 yılında aynı ürün grubunda 93 milyon dolar ithalat yapılırken, 2004 yılında ise 119 milyon dolar ithalat gerçekleştirilmiştir. 2002 yılında en fazla ithalatı yapılan ikinci ürün grubu 14 milyon dolarla ham granit iken, 2003 ve 2004 yıllarında ham granit ürün grubunun yerini ham mermer ve traverten almıştır. 2003 yılında 13 milyon dolar 2004 yılında ise 9 milyon dolar ham mermer ve traverten ithalatı gerçekleştirilmiştir. 2004 yılında, ham mermer ve traverten ithalatını 3,8 milyon dolar ile ham granit takip etmektedir.

2002 yılında Birleşik Arap Emirlikleri toplam 95 milyon dolar doğal taş ithalatı gerçekleştirirken, 2003 yılında 119 milyon dolar, 2004 yılında ise 134 milyon dolar doğal taş ithalatı gerçekleştirmiştir.

Tablo 13

Birleşik Arap Emirlikleri Genel Doğal Taş İthalatı

2002

2003

2004

Değer ($) Miktar (kg) Değer ($) Miktar(kg) Değer ($) Miktar(kg)
Ham Kayağan Taşı (2514)

85.02

391.489

308.015

1.573.334

497.951

3.353.107

Ham Mermer ve Traverten (2515)

8.451.541

34.614.298

13.140.268

185.149.507

9.248.805

50.895.173

Ham Granit (2516)

13.638.476

59.953.063

11.829.878

58.603.658

3.852.225

21.306.710

İşlenmiş Mermer, Trv. Ve Granit (6802)

71.735.507

193.377.126

92.933.421

215.971.493

119.006.977

260.977.325

İşlenmiş Kayağan Taşı (6803)

935.904

3.828.313

874.821

4.791.031

985.017

2.458.198

TOPLAM

94.761.428

292.164.289

119.086.403 466.089.023 133.590.975 338.990.513

Kaynak: United Nations Commodity Trade Statistics Database

2004 yılı Birleşik Arap Emirlikleri’nin işlenmiş ürün ithalatında ilk sırada 37,3 milyon dolar (57,4 bin ton) ile İtalya yer almıştır. İtalya’nın doğal taşların pazarlamasında ki başarısının etkisini de BAE doğal taş pazarında rahatlıkla görebilmekteyiz. İtalya’yı 18,9 milyon dolarla Hindistan takip etmektedir. İspanya ise 18,2 milyon dolarla BAE doğal taş ithalatında üçüncü sırada yer almıştır. İspanya’yı ise Çin, Ürdün, Almanya ve Suriye takip etmektedir. Türkiye ise, bu ürün grubunda Umman’ın ardından dokuzuncu sırada yer almıştır. Bu durum, Türkiye’nin Birleşik Arap Emirlikleri doğal taş piyasasına yeteri kadar önem vermediğini ve bu pazar hakkında detaylı araştırmaların yapılmadığını göstermektedir. Türkiye’nin ilk beş içerisinde olması gerekirken dokuzuncu sırada olması gerçekten düşündürücü bir durumdur.

Tablo 14

2004 Yılı BAE İşlenmiş Ürün İthalatının Ülkelere Göre Dağılımı

Sıra Ülke Değer ($) Miktar (kg)
1 İtalya

37.339.877

57.419.492

2 Hindistan

18.920.043

52.666.220

3 İspanya

18.257.349

26.336.407

4 Çin

10.873.469

40.567.527

5 Ürdün

4.008.021

15.466.007

6 Almanya

3.363.975

3.210.687

7 Suriye

2.962.498

12.691.543

8 Umman

2.926.830

5.800.900

9 Türkiye

2.820.680

5.922.766

10 Yunanistan

2.789.803

3.227.754

Diğer

14.744.432

37.502.548

Toplam

119.006.977

260.811.851

Kaynak: United Nations Commodity Trade Statistics Database

Aşağıda da görüldüğü üzere, Birleşik Arap Emirlikleri işlenmiş doğal taş pazarında İtalya’nın payı %32 iken, Hindistan’ın %16, İspanya’nın %15, Çin’in 9 ve Ürdün’ün payı %3’tür. Türkiye’nin bu pazardaki payı ise, %2,3’tür. Görüldüğü üzere, Türkiye’nin bu pazardaki payı rakiplerine göre oldukça düşüktür.

Şekil 1

2004 Yılı BAE İşlenmiş Ürün İthalatının Ülkelere Göre Dağılımı

2004 yılı Birleşik Arap Emirlikleri’nin ham mermer ve traverten ithalatında yine ilk sırada 5,7 milyon dolar (4,2 bin ton) ile İtalya yer almıştır. İtalya’yı 1,6 milyon dolarla İran takip etmektedir. İspanya ise 395 bin dolarla BAE doğal taş ithalatında üçüncü sırada yer almıştır. İspanya’yı ise Suudi Arabistan, Yunanistan, Hindistan ve Çin takip etmektedir. Türkiye ise, bu ürün grubunda Çin’in ardından sekizinci sırada yer almıştır.

Tablo 15

2004 Yılı BAE Ham Mermer ve Traverten Ürün İthalatının Ülkelere Göre Dağılımı

Ülke Değer($) Miktar(kg)
1 İtalya

5.692.619

4.240.014

2 İran

1.677.379

16.067.968

3 İspanya

394.696

778.802

4 Suudi Arabistan

331.973

1.680.146

5 Yunanistan

264.198

900.500

6 Hindistan

257.394

1.097.749

7 Çin

168.284

24.257.607

8 Türkiye

133.383

274.425

9 Mısır

132.700

696.806

10 Lübnan

58.470

174.690

Dİğer

149.378

403.561

Toplam

9.069.304

49.497.078

Kaynak: United Nations Commodity Trade Statistics Database

Görüldüğü üzere, İtalya’nın BAE doğal taş pazarında ham mermer ve traverten ürün grubundaki payı işlenmiş ürün grubundaki payından bile yüksektir. İtalya’nın bu ürün grubundaki payı %63’tür. Birleşik Arap Emirlikleri doğal taş pazarında İtalya’nın hakimiyeti olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. İtalya’dan sonra bu pazara hakim olan ülke %18’lik payla İran’dır. Türkiye’nin payı ise %1’dir.

Şekil 2

2004 Yılı BAE Ham Mermer ve Traverten Ürün İthalatının Ülkelere Göre Dağılımı

Buraya kadar olan bölümde, kaynak olarak göstermiş olduğumuz Birleşmiş Milletler veri tabanında Birleşik Arap Emirlikleri’ne ait verilerin olmaması nedeniyle, 2005 ve 2006 yılı verileri yer almamıştır. Ancak BAE’nin bu yıllardaki ithalat rakamları, her ülkenin BAE’ye yapacağı ihracatın BAE’nin o ülkeye yaptığı ithalatı yaklaşık olarak vereceği düşüncesiyle, ülkelerin BAE’ye yaptıkları ihracat değerlerinden elde edilmeye çalışılmıştır.

Tablo 16 ve Tablo 17‘de verilen ithalat değerleri her ülkenin aslında Birleşik Arap Emirlikleri’ne yaptığı ihracat rakamlarıdır. Ancak, 2006 yılı rakamlarına göre yapılan aşağıdaki sıralama pek sağlıklı olmayabilir çünkü bazı ülkelerin verileri henüz Birleşmiş Milletler bilgi bankasına ulaşmamış olabilir ve bu yüzden de sıralamada yer almamış olabilir. Ama ülkelerin yıllar itibariyle göstermiş olduğu gelişmenin takip edilebilmesini teminen bu veriler sunulmuştur.

Tablo 16

2005 Yılı BAE İşlenmiş Ürün İthalatının Ülkelere Göre Dağılımı

Sıra Ülke Değer($) Miktar(kg)
1 İtalya

38.937.643

57.149.799

2 Hindistan

24.537.967

56.897.462

3 Çin

18.759.708

76.330.703

4 Umman

18.242.193

47.202.544

5 Yunanistan

17.643.874

7.466.721

6 İran

8.518.771

34.063.915

7 Portekiz

5.342.832

9.195.110

8 Türkiye

4.644.089

11.619.544

9 İspanya

4.545.554

6.311.101

10 Suriye

2.414.788

18.403.000

Diğer

7.225.438

42.226.680

Toplam

150.812.857

366.866.579

Kaynak: United Nations Commodity Trade Statistics Database

2004 ve 2005 yılları Birleşik Arap Emirlikleri işlenmiş ürün ithalatının ülkelere göre dağılımı karşılaştırıldığında, İtalya’nın ihracatını çok fazla arttıramadığı dikkat çekmektedir. Diğer dikkat çekici bir nokta ise, İspanya’nın 2004 yılında 18 milyon dolarla üçüncü sırada yer alırken, 2005 yılında 4,5 milyon dolar işlenmiş doğal taş ürün ihracatı gerçekleştirerek dokuzuncu sıraya gerilemesidir. 2004 yılında ise, onikinci sırada yer alan İran, 2005 yılında 8,5 milyon dolar işlenmiş ürün ihracatı yaparak altıncı sıraya yükselerek büyük bir gelişme göstermiştir. Türkiye ise, ihracatını nerdeyse %100 artırarak dokuzuncu sıradan sekizinci sıraya yükselmiştir.

Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri’ne yapmış olduğu işlenmiş ürün ihracatında en önemli gelişmeyi 2006 yılında gerçekleştirmiştir. İhracatını %100’den fazla artırarak sekizinci sıradan dördüncü sıraya yükselmiştir.

Tablo 17

2006 Yılı BAE İşlenmiş Ürün İthalatının Ülkelere Göre Dağılımı

Sıra Ülke Değer ($) Miktar (kg)
1 İtalya

66.064.877

76.259.824

2 Çin

32.908.876

128.151.603

3 Yunanistan

16.940.324

8.647.326

4 Türkiye

9.870.825

21.626.500

5 Umman

9.620.540

24.377.536

6 Portekiz

3.030.320

3.942.919

7 Brezilya

1.293.590

2.187.353

8 Ürdün

1.225.607

32.492.582

9 Almanya

654.000

462.4

10 Romanya

446.333

549.788

Diğer

1.487.235

1.082.614

Toplam

143.542.527

299.318.045

Kaynak: United Nations Commodity Trade Statistics Database

2006 yılında bu ürün grubundaki en büyük gelişmelerden bir tanesi de, İtalya’nın bu ürün grubundaki ihracatını 66 milyon dolara çıkarmasıdır. Aynı yıl içerisinde İtalya’yı Çin, Yunanistan, Türkiye, Umman ve Portekiz takip etmektedir.

12.2 İHRACAT

Birleşik Arap Emirlikleri, daha çok, ham granit ürünlerinin ihracatını gerçekleştirmektedir. Sadece 2002 yılında, ihraç edilen ürün grupları arasında işlenmiş ürünlerin üstünlüğü söz konusudur. 2002 yılında, işlenmiş ürünler toplam doğal taş ihracatının %86’sını oluştururken, 2003 yılında ise ham granit ürünlerinin toplam doğal taş ihracatı içindeki payı %85 olarak gerçekleşmiştir. Aslında böyle bir gelişmenin çokta mantıklı olduğu söylenemez. Yine bu yılda Birleşik Arap Emirlikleri tarafından Birleşmiş Milletlere gönderilen verilerde eksiklik olmasından kaynaklanabilir.  2004 yılında ise, ham granit ürünlerinin ihracatı toplam doğal taş ihracatının yaklaşık %53’ünü, işlenmiş ürünler ise %47’sini oluşturmuştur.

Birleşik Arap Emirlikleri’nin gerçekleştirmiş olduğu genel ihracata baktığımızda, 2002 yılında 6,4 milyon dolar ile işlenmiş mermer ve traverten, en fazla ihracatı gerçekleştirilen ürün grubu olmuştur. 2003 yılında aynı ürün grubunda 10 milyon dolar ihracat yapılırken, aynı yıl içerisinde 62 milyon dolar ile ham granit en fazla ihracat yapılan ürün grubu olmuştur. 2004 yılında ise 16 milyon dolar işlenmiş ürün, 18 milyon dolar ham granit ihracatı gerçekleştirilmiştir. 2002 yılında en fazla ihracatı yapılan ikinci ürün grubu 847 bin dolarla ham mermer ve traverten iken, 2003 ve 2004 yıllarında ham mermer ve traverten ürün grubunun yerini ham granit almıştır.

2002 yılında Birleşik Arap Emirlikleri toplam 7,4 milyon dolar doğal taş ihracatı gerçekleştirirken, 2003 yılında 72 milyon dolar, 2004 yılında ise 34 milyon dolar doğal taş ithracatı gerçekleştirmiştir.

Tablo 18

Birleşik Arap Emirlikleri Genel Doğal Taş İhracatı

2002

2003

2004

Değer ($) Miktar(kg) Değer($) Miktar(kg) Değer($) Miktar(kg)
Ham Kayağan Taşı (2514)

4.868

40

271

500

Ham Mermer ve Traverten (2515)

846.686

1.778.109

727.818

1.031.940

388

2.155.779

Ham Granit (2516)

152.335

499.523

61.506.203

2.624.571.367

18.229.531

4.220.593.238

İşlenmiş Mermer, Trv. ve Granit (6802)

6.383.933

12.670.329

10.181.047

19.916.130

16.046.328

21.352.983

İşlenmiş Kayağan Taşı (6803)

3.578

11.075

8.337

36.797

227.55

770.121

TOPLAM 7.391.400 14.959.076 72.423.405 2.645.556.234 34.276.518 4.244.872.621

Kaynak: United Nations Commodity Trade Statistics Database

2004 yılı Birleşik Arap Emirlikleri’nin ham granit ihracatında ilk sırada 13 milyon dolar (3,5 milyon ton) ile Kuveyt yer almıştır. Kuveyt’i 3,5 milyon dolarla Bahreyn takip etmektedir. Hindistan ise 1,4 milyon dolarla BAE doğal taş ihracatında üçüncü sırada yer almıştır. Hindistan’ı ise İran, ABD, Türkmenistan ve Katar takip etmektedir. 2004 yılında Birleşik Arap Emirlikleri tarafından Türkiye’ye gerçekleştirilen ham granit ihracatına ilişkin herhangi bir kayıt söz konusu değildir.

Tablo 19

2004 Yılı BAE Ham Granit İhracatının Ülkelere Göre Dağılımı

SIRA Ülke Değer ($) Miktar (kg)
1 Kuveyt

13.167.940

3.519.032.000

2 Bahreyn

3.479.929

693.346.000

3 Hindistan

1.351.059

7.564.816

4 İran

124.597

507.9

5 ABD

34.338

22

6 Türkmenistan

23.576

3.281

7 Katar

19.009

18.381

8 Sudan

11.679

22.86

9 Suudi Arabistan

8.667

12

10 Irak

5.232

43

11 İngiltere

3.504

21

Toplam

18.229.530

4.219.964.576

Kaynak: United Nations Commodity Trade Statistics Database

Görüldüğü üzere, Birleşik Arap Emirlikleri’nin ham granit ihracatında Kuveyt’in payı %72 iken, Bahreyn’in %19, Hindistan’ın %7, İran’ın payı %1’dir.

Şekil 3

2004 Yılı BAE Ham Granit İhracatının Ülkelere Göre Dağılımı

2004 yılı Birleşik Arap Emirlikleri’nin işlenmiş ürün ihracatında ilk sırada 4,5 milyon dolar (1,5 bin ton) ile Türkmenistan yer almıştır. Türkmenistan’ı 2,2 milyon dolarla İran takip etmektedir. ABD ise 1,8 milyon dolarla BAE doğal taş ihracatında üçüncü sırada yer almıştır. ABD’yi ise Pakistan, Suudi Arabistan, Irak takip etmektedir. Türkiye ise, bu ürün grubunda 12 bin dolarlık ihracat yapılmış ve 53. sırada yer almıştır.

Tablo 20

2004 Yılı BAE İşlenmiş Ürün İhracatının Ülkelere Göre Dağılımı

SIRA Ülke Değer ($) Miktar (kg)
1 Türkmenistan

4.458.807

1.546.519

2 İran

2.190.026

2.741.613

3 ABD

1.800.500

2.405.122

4 Pakistan

946.398

2.311.419

5 Suudi Arabistan

891.105

2.184.994

6 Irak

804.583

1.960.788

7 Tanzanya Birleşik Cumhuriyeti

707.192

238.106

8 Ermenistan

373.548

701.192

9 Hindistan

276.394

984.435

10 Bahreyn

264.888

618.402

Diğer

3.457.950

5.050.781

Toplam

16.171.391

20.743.371

Kaynak: United Nations Commodity Trade Statistics Database

Aşağıda da görüldüğü üzere, Birleşik Arap Emirlikleri işlenmiş ürün ihracatında Türkmenistan’ın payı %48 iken, İran’ın %23, ABD’nin %19, Pakistan’ın payı %10’dur.

Şekil 4

2004 Yılı BAE İşlenmiş Ürün İhracatının Ülkelere Göre Dağılımı

13. TÜRKİYE-BAE DOĞAL TAŞ TİCARETİ

Türkiye’nin Birleşik Arap Emirlikleri’ne yapmış olduğu doğal taş ihracatına baktığımızda, 2003 yılında 2 milyon dolar ( 6,8 bin ton) doğal taş ihracatı gerçekleştirilirken 2006 yılında bu rakam 10,5 milyon dolar (25,2 bin ton) olarak gerçekleşmiştir. Aşağıda da görüldüğü üzere, Türkiye-BAE doğal taş ihracatının büyük bir bölümünü işlenmiş ürünler oluşturmaktadır.

2006 yılında, BAE’ye yapılan doğal taş ihracatının yaklaşık %95’ini işlenmiş ürünler kapsamaktadır.

Tablo 21

Türkiye’nin BAE’ye Doğal Taş İhracatı

2003

2004

2005

2006

Miktar(kg)

Değer($)

Miktar(kg)

Değer($)

Miktar(kg)

Değer($)

Miktar(kg)

Değer($)

Ham Mermer ve Trv. (2515)

479.080

123.801

568.199

117.584

353.651

93.303

3.339.067

604.880

Ham Granit (2516)

14.155

802

145.870

27.125

37.943

5.714

0

0

İşlenmiş Ürünler(6802)

6.372.142

1.962.649

7.328.479

2.755.433

11.619.544

4.644.089

21.862.070

9.938.305

TOPLAM

6.865.377

2.087.252

8.042.548

2.900.142

12.011.138

4.743.106

25.201.137

10.543.185

Kaynak: United Nations Commodity Trade Statistics Database

Türk doğal taş ihracatında, Birleşik Arap Emirlikleri’nin son yıllardaki ihracat değerleri incelendiğinde, söz konusu ülkeye yapılan ihracatın önemli bir gelişme trendi içinde olduğu görülmektedir. 2003-2006 yılları arasında, ihracatta kaydedilen % 478 oranındaki artış ve bu artışın süreceği yönündeki öngörüler BAE’nin, Türk doğal taş sektörü için önemli bir pazar olduğu görüşünü desteklemektedir. BAE, 2004 yılında doğal taş ihracatımızda 31. sırada yer alırken, 2006 yılında alımını %122 arttırarak, 17. sıraya yükselmiştir. 2007 yılı Ocak-Ağustos döneminde ise artış devam etmiş, ihracat rakamı 8,3 milyon dolara ulaşmıştır.

Kaynak: İMMİB

14. DEĞERLENDİRME ve SONUÇ

Birleşik Arap Emirlikleri, Körfez’in en dinamik ülkesi olması yanında, tüm Ortadoğu ve K. Afrika Bölgesi’nin politik ve ekonomik olarak en istikrarlı ülkesi konumundadır. Yine Körfez İşbirliği Ülkeleri içerisinde en liberal dış ticaret rejimine sahip olan ülkelerden biridir. Ayrıca, bölgenin en önemli “re-export” merkezi olması nedeniyle, birçok tüketim sınıfına hitap eden mallara karşı talep söz konusudur. Ülkenin en önemli re-export pazarları İran, Hindistan son zamanlarda Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ülkeleri lüks olmayan mallara yönelik talebin yoğun olduğu ülkelerdir. Genelde orta gelir grubunda bulunan insanlara yönelik mal üreten ülkemiz açısından bu durum iyi bir fırsat olarak düşünülmelidir.

BAE, yapılacak çeşitli yatırımlar açısından da ülkemize önemli fırsatlar sunabilecek bir pazardır. Ülkede bulunan serbest bölgeler yatırımcılara çok geniş imkanlar ve avantajlar sunmaktadır. Yapılacak bu yatırımlarla hem BAE pazarına hem de başta Hindistan olmak üzere Güney Asya Ülkelerine ve bölge ülkelerine yapılacak ihracat aşısından önemli bir avantaj sağlayacağı aşikardır.

Birleşik Arap Emirlikleri müteahhitlik hizmetleri açısından da cazip bir pazar konumundadır. Ülke inşaat malzemeleri ihtiyacının hemen hemen tamamını ithal etmektedir. Bu açıdan, ülkemiz başta demir-çelik olmak üzere birçok inşaat malzemesini bu ülkeye satabilir. Ayrıca, büyük bir gelişme gösteren inşaat sektöründe daha çok işlenmiş doğal taşların kullanılması, Türkiye doğal taş ihracatçılarına katma değeri yüksek ürün pazarlanması konusunda bilgi vermektedir. Gerek doğal taş ithalat potansiyeline gerek doğal taş ithalat verilerine göre, BAE Türkiye doğal taş ihracatçıları için en önemli potansiyel pazarlardan biri olarak değerlendirilebilir.

Sonuç olarak, BAE sahip olduğu ekonomik potansiyeli ve alım gücü yüksek, re-export imkanları nedeniyle, hemen hemen tüm mallara yönelik talebin varlığı, çok liberal bir dış ticaret mevzuatına sahip olması, altyapı imkanlarının çok iyi bir düzeyde bulunması gibi nedenlerden dolayı ülke Türkiye açısından ideal bir hedef pazar konumundadır.


[*] Şirket kuruluşuna ilişkin detaylı mevzuat bilgisi için: http://www.economy.ae/min/index.jsp?lang=en&currentid=3ddf9d4c0cf10110VgnVCM100000cd1ba8c0____&type=channel

[†] Genel ticaret rakamlarına petrol ürünleri dahil değildir.

[‡] Milli ürün ihracat rakamlarına petrol ürünleri dahil değildir.

Granit Nedir?

Kategori: Granit Yorum Yok »

http://www.granitkuptas.com/galeri/kuptas3%20copy.jpg

GRANİT NEDİR?
Granit, yerkürenin milyonlarca yıl süren jeolojik oluşum dönemlerinde kuars, feldispat ve mika gibi çeşitli minerallerin birleşmesiyle oluşmuş doğal magma kayalarıdır.

Bileşimindeki bu minerallerin oluşturduğu dokusuyla sağlam bir yapıya ve zengin renk skalasıyla estetik görünüme sahip olan granit, tarih boyunca aranılan, yeryüzünün en sert ve dayanıklı yapı malzemesi olmuştur.

Granit, yapıları dış etkenlerden koruması, yapı içi iklimi muhafaza etmesi, periyodik bakımlara ihtiyaç göstermemesi, ışığı yansıtması ve parlaklığı uzun süre koruyarak ilk günkü görüntüsünü yıllarca kaybetmemesi gibi fiziksel özelliklerin yanı sıra zengin renk ve doku seçenekleriyle, modern mimaride tercih edilen bir yapı malzemesidir.

Ayrıca çeşitli kalınlıklarda ve ebatlarda imal edilebilmesi, cephe kaplaması için ankraj deliklerinin delinebilmesi gibi avantajlara sahiptir.

Eski çağlarda üretimi ve işlenmesi çok zor şartlarda gerçekleştirilen granit, günümüzde gelişmiş metotlarla üretilmekte ve yüksek teknoloji ile işlenerek yapı sektörünün dış cephe kaplamasından zemin döşemelerine, merdivenlerden mutfak ve banyo tezgahlarına, asansör sövelerinden şöminelere kadar çeşitli alanlarda kullanılmaktadır.

Günümüzün en dayanıklı ve estetik yapı malzemesi olan granit, zengin renk ve doku çeşitliliğine sahiptir. Kolay temizlenebilir oluşuyla da iç ve dış mekanlarda kullanılabilecek en işlevsel ve hijyenik malzemedir.

Ülkemizde 90′lı yılların başında, yaygın olarak kullanıma giren granit, tüm bu avantajları nedeniyle, özellikle büyük proje uygulamalarında kullanılmaktadır.

yer kabuğunun önemli bileşenlerinden olan ve ülkemizde geniş yayılım alanına sahip olan granitoyidler, çok büyük bir önem arzetmektedirler.jeotektonik oluşum ortamları farklılık gösterdiğinden dolayı granit mermerciliğinde çok iyi etüt edilmesi gerekmektedir. granitoyid grubu diye adlandırdığımız plütonik (derinlik) kayaçlar, streckeisen (1976) diyagramına göre sınıflandırılmış ve bu sınıflandırmada felsik (açık renkli) mineraller baz alınmış ve Kuvars, plajiyoklaz ve alkali feldispat mineralleri kullanılmıştır. Kuvars oranları %20-60 aralığındaki kayaçların tamamı granitoyid grubu olarak adlandırılmıştır. Alkalifeldispat oranları yüksek olanlar, alkali feldispat granitten, granit, granodiyorit ve tonalite doğru plajiyoklaz oranlarında artış gözlenmiştir. Mafik (koyu renkli) mineral olarak ise genellikle granitlerde biyotit yoğunluğu, granodiyoritlerde ise amfibol(hornblend) yoğunluğunun yanı sıra diğer gruplarda ise muskovit ve kısmende piroksen minerallerine raslanır.Makroskobik olarak genellikle faneritik (taneli) dokunun yanı sıra iri feldispat tanelerin görüldüğü porfirofaneritik dokuda gözlenmektedir.

granit hernekadar sert bir dokuya sahip olsada suyu emer emme oranını düşürmek için iyi bir epoksi yapılması gerekir ayrıca granit bünyesinde mikrop barındırabilen bir taştır.

DOĞAL TAŞ, BAZALT, TÜF TAŞI, FİLELİ MOZAİK, PATLATMA MOZAİK, DERE ÇAKILI, TAMBURLU ÇAKIL, DERE KAYASI, DOĞAL KAYRAK TAŞI, GEBZE TAŞI, KANDIRA TAŞI, EBATLI KAYRAK TAŞI, YAPAY TAŞLAR, ŞÖMİNE, BARBÖKÜ, SÖVE İMALATI, CEPHE TAŞLARI, CEPHEKAPLAMA, ZEMİN KAPLAMA, YER DÖŞEME, DUVAR KAPALAM, BAHÇE DÖŞEME, MERNER, TRAVERTEN, GRANİT, GRANİT KÜP TAŞI, COTTO ZEMİN KAPLAMA, COTTO BASAMAK, PRES TUĞLA., ANTİK TUĞLA, DOLAMİT, PODİMA ÇAKIL, WAŞ BETON, ANTİK KARO ÇİNİ, ANTİK ÇİNİ, DEKORATİF ÇİNİ

Copyright © 2008 - 2009 Granit.Gen.tr Tüm Hakları Saklıdır.
Yazılar RSS Yorumlar RSS Giriş
Granit Granit Granit Granit Granit kup tas Granit kup tas kayrak tasi Granit kup tas bazalt kup tas bazalt dogal tas dogal tas