Doğal taş Dünyası ve Konumumuz

Kategori: Granit Yorum Yok »

Izmir kenti denince akla ilk gelen yerlerden biri Fuar’dır. ilk kez 1923 yılında “9 Eylül Malları Sergisi” adıyla düzenlenen bu etkinlik, aradan 10 yıl geçtikden sonra 1933’te uluslararası hüviyet kazandı ve 1936 yılından başlayarak da Yunan işgalinin ardında bıraktığı yangın yerinin yeşillendirilmesiyle kazanılan bu günkü Kültürpark’ta düzenlenir oldu. 421 bin metrekarelik alan içinde bulunan 30 bin metrekarelik kapalı sergi alanları, sanat galenleri, açık hava tiyatroları ve hayvanat bahçesiyle Kültürpark hem bir kültür ve sanat merkezi, hem de 200’ün üzerindeki bitki çeşidi, 8000’den fazla ağacı ve 156 bin metrekarelik yeşil dokusuyla adeta “izmir’in Akciğeri” niteliğindedir. Kültürpark’ta izmir’in geleneksel Uluslararası Fuarı dışında birçok ihtisas fuarı düzenlenmektedir. Bunlar içinde en önemlisi, kuşku yok ki bu yıl kapılarını 10. kez açan Uluslararası Bazalt Granit küp taş ve Teknolojileri, diğer deyişle Granit Fuarı’dır. 30 ülkeden 800 yerli ve yabancı firmanın katılımı ile gerçekleştirilen Granit Fuarı, dünya bazalt granit küp taş fuarcılığında ilk 5 arasında yer alma başarısını göstermiştir. Dünya granit rezervlerinin % 40’nın Türkiye’de bulunduğu düşünülürse, sıralamadaki yerimizin gelecek yıllarda daha da yukarılarda olacağı beklenmektedir. Fuarı bu yıl 63 ülkeden 25.432 profesyonel alıcı ziyaret etti. Geçen yıla göre % 140’lık artışla ziyaretçi rekoru kırıldı. Türkiye’de bazalt granit küp taş endüstrisi ne durumda?

Ülkemizde bazalt granit küp taş üretiminin hızlı artışı 1980’li yılların ortalarında başladı. Bazalt granit küp taş işletmelerinin 1986 yılında “Granit küp taş Ocakları Nizamnamesi”nden çıkarılıp “Maden Kanunu” kapsamına alınması ve elmas tel ile kesme tekniğinin tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de yaygınlaşması sonucunda entegre Işletmeler kurulmaya başladı ve italya ile boy ölçüşebilecek tesisler açıldı. Ã?u anda bazalt blok granit küp taş üretiminde dünyada 6. sıradayız. Bazalt granit küp taş ihracatımız da buna paralel olarak bir önceki yıla göre % 42’lik artışla 2003’te 430 milyon dolara yükseldi. Bunun % 75’inin işlenmiş, % 9’unun yarı işlenmiş, ancak % l6’sının işlenmemiş blok granit küp taş dış satımından oluşması da sevinmemizi gerektiren ayrı bir nokta. Türkiye dünyanın 145 ülkesine bazalt granit küp taş satıyor. En fazla satış yaptığımız ilk üç ülke, sırasıyla ABD, Çin ve ispanya. Türkiye’nin dünya bazalt granit küp taş üretimindeki ve pazardaki payı % 5 dolayında. Rezervlerimizin bol, teknolojimizin ileri oluşu nedeniyle bu payı artırmamız gerekiyor. Yetişmiş iş gücü teminine yönelik olarak son yıllarda Izmir Dokuz Eylül, Afyon Kocatepe, Kütahya Dumlupınar ve Mersin Üniversitelerindeki Yüksek okullarda ve bazı meslek liselerinde bazalt granit küp taş konusunda eğitim verilmeye başlandı. Sektörde şu anda hedef yılda l milyar dolarlık dış satım. Neden olmasın?

MTA genel müdürü uyardı: Böyle giderse termal oteller susuz kalacak

Kategori: Doğal Taşlar Yorum Yok »

Uyarı, Türkiye`nin yeraltı kaynaklarını araştıran Maden Tetkik ve Arama(MTA)`dan geldi. Genel Müdür Mehmet Üzer, halen işletmelerin çoğunun sıcak suyu doğru kullanmadığını söyledi. Bu işletmelerin tehlikenin farkında olmadığına dikkat çeken genel müdür, önemli bir hatırlatma yaptı: `Jeotermal sahadan kullanılan su miktarı kadar su, yeniden buraya gönderilmesi gerekiyor. Sürdürülebilir jeotermal zenginlik için bu şart. Fakat bunu yapan tesis yok denecek kadar az ve bu tesisler birkaç yıl sonra susuz kalacak.` Üzer bir de örnek verdi: `Nevşehir-Kozaklı`da 50 milyon dolar yatırım yapan bir otelin jeotermal suyu bitti.`

MTA Genel Müdürü Mehmet Üzer, Türkiye`nin yeraltı kaynaklarıyla ilgili Zaman`a değerlendirmelerde bulundu. Üzer`in verdiği bilgiye göre, Türkiye`de nerede ne kadar altın bulunduğu belirlendi, çıkarılmayı bekliyor. Son yıllarda MTA 300 bin ton bakır, 45 bin ton altın, 3,3 milyar ton kömür, 1 milyar ton bor madeni buldu. Yeraltı zenginliklerinin planlı ve ekonomik verimlilik hesabı yapılarak değerlendirilmesini isteyen Üzer, bu konuda olumsuz örnek olarak sıcak su kaynaklarını gösterdi. Sıcak su kullanan işletmelere her türlü yardıma hazır olduklarını ifade eden Genel Müdür şöyle konuştu: `Bizden özel sektör yardım istediği takdirde biz onlara jeotermal suyunun ne kadar gideceği ve ne tür tedbirler alacağı konusunda danışmanlık hizmeti verebiliriz. Bedava diye birçok belediye ve otel işletmecisi suyu çarçur ediyor. Zannediyor ki bu kaynak hiç bitmeyecek.` Mehmet Üzer, kurum olarak İzmir Balçova`nın danışmanlığını yaptıklarını belirterek, suyu çarçur etmeyen tek tesisin burası olduğunu kaydetti. Üzer, `Mesela Zorlu bize geldi, bu konuda yardım istedi. Biz de yeni sahalar bulduk. Aydın-Pamukören`de 188 derece bir jeotermal su bulduk. Biz danışmanlık hizmeti veriyoruz. Bu danışmanlık için belli bir ücret alıyoruz.` dedi. Jeotermal kaynaklar birçok turizm tesisinde ısıtma ve termal amaçlı kullanılıyor.

Özel sektör risk almalı

MTA, özel sektörün yeraltı madenleri için yatırım yapmasını istiyor. Genel Müdür Mehmet Üzer`e göre sadece kendilerinin aramasıyla Türkiye`nin madenlerini çıkarmak mümkün değil. Ama Türk özel sektörü yeterince büyük değil; riske para yatırmıyor. Üzer, Türkiye`de 2003 yılına kadar mostra (görünen yerlerde arama) madenciliği yapıldığına işaret etti. Önceden bir yılda 50 bin metrekare arama yapılırken, şimdi 1 milyon metrekare sondaj yapılır hale gelindiğini vurgulayan Üzer, `Yerin altında madenler uyuyor. MTA bugüne kadar 5,5 milyon metrekare maden aramış. Bu çok az. Mecburen devletimizin, özel sektör bu işe büyük yatırım yapana kadar arama işine para ayırması gerekiyor.` diye konuştu.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı`na bağlı MTA, kısa süre öncesine kadar yıllık 11 milyon dolar bütçeyle arama yapıyordu. `Gaz ve petrol dışında diğer bütün yeraltı madenlerini 11 milyon dolarla MTA araştıracak.` diyen Genel Müdür Üzer, rakamın komik olduğu görüşünde. 11 milyon dolara depremsellik, deniz ve mağara araştırmaları, uranyum gibi aramaların hepsinin yapılması gerekiyordu. Fakat, son yıllarda kurumun bütçesinde iyileşme oldu ve 102 milyon dolara ulaştı. Ayrıca, MTA`nın yeni gelir kalemleri oluştu; bulunan madenlerin gelirinin bir kısmı artık teşkilata akıyor. Mehmet Üzer, gelirin artmasıyla 3,3 milyar metreküp kömür bulduklarını belirterek, `Şimdi kömürü bulduk diye üzüleyim mi, sevineyim mi? Bunu biz 50 yıl önce bulmalıydık.` şeklinde konuştu.

Kafayı altına takmayalım

Kamuoyunda merak konusu olan altın zenginliklerine MTA Genel Müdürü Mehmet Üzer ilginç açıklama getirdi. Buna göre teşkilat Türkiye`nin altın zenginliğini ortaya çıkarmak için önemli çalışmalar yaptı. Tahmin edilen altın rezervi 5 bin 600 ton. MTA bunun 700 tonunu görünür hale getirdi. 1 ton topraktan 1 gram altın çıkarıldığına işaret eden Üzer, `Yani altını bulmak masraflı iş. Fakat, kafayı ille altına takmayalım. Türkiye`nin başka zengin madenleri de var, onlara da bakmalıyız.` dedi. `Türkiye`yi kurtaracak yeraltı zenginliği` olarak gösterilen borla ilgili olarak ise Üzer, `Bor bizim önemli bir madenimiz, önemli zenginliğimiz. Ancak, denildiği gibi de Türkiye`yi uçuracak bir zenginlik değil; en azından bugün için.` yorumunu yaptı.

Copyright © 2008 - 2009 Granit.Gen.tr Tüm Hakları Saklıdır.
Yazılar RSS Yorumlar RSS Giriş
Granit Granit Granit Granit Granit kup tas Granit kup tas kayrak tasi Granit kup tas bazalt kup tas bazalt dogal tas dogal tas