GranitaÅŸ

Kategori: Granit Yorum Yok »

Suat Sarısoy, hemşerisi Asım Kocabıyık’ın şirketlerinde 25 yıl çalıştı. Emekliliği geldiğinde Bormer Granit’i alarak ayrıldı. Bu şirketi 7 yılda iki kat büyüklüğe ulaştıran Sarısoy’un Granitas’ı 20 milyon dolar ciro yapıyor ve 250 kişi çalıştırıyor.

AFYONLU Suat Sarısoy’un şirketi Granit Sanayi ve Pazarlam A.Ş. (Granitaş), 20 milyon dolar cirolu 250 kişi çalıştıran bir şirket. Aksaray’da iki, Bergama, Giresun ve Kırklareli’nde birer adet olmak üzere toplam beş adet granit ocağı işleten şirket, Bergama, Aksaray ve Giresun ocaklarına yakın yeni fabrikalar kurdu ve üretim kapasitesini 360 bin metrekareden 675 bin metrekareye yükseltti. 8 ülkeden granit ithalatı da yapan Granitas’ın öyküsü de çok ilginç. Çünkü bu şirket 1998’e kadar Türk sanayisinin önemli gruplarından Borusan’ın çatısı altındaydı.

MARKA YARATTI:

Şirketi o tarihte devir alarak emekli olan Suat Sarısoy, 7 yılda iki misli büyüttü ve granitte ‘marka’ yaratmayı başardı. Suat Sarısoy şöyle başlıyor anlatmaya: ‘Ben Afyonluyum. İlkokul ikideyken İstanbul’a taşındık. Rahmetli babam, Kızılay Afyon Maden Suyu’nun İstanbul bayiliğini almıştı o nedenle taşındık ve bir daha da dönmedik. Haydarpaşa Lisesi’ni sonra da Eczacılık fakültesini bitirdim ama hiç eczacılık yapmadım. Ardından da işletme alanında ihtisas eğitimi aldım ve Borusan’da çalışmaya başladım.’

ASIM BEY HİSSE VERDİ:

Borusan’da işe girişinin nedenini de ‘Kocabıyık ailesi hemşehrimiz. O nedenle ailece zaten iyi görüşürdük’ diye açıklayan Suat Sarısoy, Asım Kocabıyık’ın daha işin başında kendisine Kerim Çelik’ten yüzde 5 hisse verip yönetici yaptığını, kendisinin de 50 yaşına gelince kendi işini kurmak üzere Borusan’dan ayrılacağını baştan söylediğini belirtiyor. Sarısoy şöyle devam ediyor: ‘Daha sonraki yıllarda da Asım Bey Kerim Çelik’teki hissemi kendiliğinden yüzde 20’ye kadar yükseltti. Bu hiç alışılmamış bir modeldi. Ben 25 yıl Borusan’da çalıştım ve şirketlerde yönetim kurulu üyeliği, başkanlığı gibi görevler aldım. Bormer Granit de bir Borusan şirketiydi ve benim sorumlu olduğum şirketlerin arasındaydı. Ben bir dönem Bormen’in Borusan bünyesine uygun olmadığını ve satılması gerektiğini söyledim. Çünkü granit işi büyük bir grubun işi değildi daha çok aile kavramı içinde yapılacak işti. Borusan’ın rakamları çok büyüktü ve granit de demir çelik işinden çok çok farklıydı.’

ÇELİK HİSSESİ VERDİM:

Suat Sarısoy, Borusan’ın Bormer’i satmadığını ve önerisinden 3 yıl sonra kendisi emekli olurken, Asım Kocabıyık’ın Bormer’i ilginç bir şekilde kendisine teklif ettiğini söylüyor. Sarısoy, ‘Asım Bey, benim Kerim Çelik’teki yüzde 20 hissem karşılığında Bormer’i 1998’de bana devretti. Önce çoğunluk hissesini aldım geçen yıl da tamamını devrettiler. Yani çelik hisselerini verip taş hisselerini aldım. Benim devraldığım şirkette 120 kişi çalışıyordu. 10 milyon doların altında cirosu vardı. Aradan 7 yıl geçti ve ekibimizle birlikte çok iyi bir performans sergiledik. Şu anda 250 kişilik istihdamımız ve 20 milyon doları aşan ciromuz var. Ana fabrikamızın modernizasyon yatırımını yaptık. O yatırım da 2 milyon euroyu buldu.’

Japonlar Giresun’un fümesini çok istiyor

ŞU anda sadece granit ocakları işleten ve 8 ülkeden de granit ithal edip işleyen Granitaş’ın Giresun Ocağı’ndan çıkardığı ‘Giresun Fümesi’nin özellikle Japonya’da çok seviliyor. Suat Sarısoy, ‘Japonya’da bir binaya Giresun Fümesi uyguladık. Japonya çok agresif bir pazar ve önümüzdeki yıl bu pazar için çok daha etkin bir çalışma yapacağız’ diyor.

Astana Havaalanı’na Türk graniti uyguladık

GRANİTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Suat Sarısoy, yurt içinde ve dışında çok sayıda önemli binaya granit uygulaması yaptıklarını belirterek, ‘En önemli referans binamız Astana Havaalanı. Alarko Japon ortağıyla inşaatı yaptı bize de bütün granit işini verdiler. Ağırlık olarak Türk garnitlerle kapladık’ diyor. En son Büyükdere Caddesi’ndeki Tekfen Tower’a Granit uyguladıklarını söyleyen Suat Sarısoy, ayrıca yurt dışındaki Ramstoreların büyük bölümüne de Granitaş olarak uygulama yaptıklarını anlatıyor. Granitaş’ın önümüzdeki yıl mermer işine de gireceğini söyleyen Sarısoy, iki bölgede ocak açacaklarını ifade ediyor.

Çin’le rekabet için Çin makinesiyle fabrika kurdu

GRANİTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Suat Sarısoy, Kırşehir’de yaptıkları son yatırımda Çin’in ‘rekabet edilemez ürünleriyle’ rekabet edebilmek için özel proje uyguladıklarını anlatıyor. Sarısoy şöyle konuşuyor: ‘Çin ile rekabet için onların avantajlı olduğu ürünleri yine onların basit tekniği ile üretmeye başladık. Kırşehir Fabrikası’nda Çin makineleri uyguladık. Bu makineler çok basit yöntemlerle üretim yapılıyor. Fabrika melez oldu; Çin’in basit tekniği, İtalya’nın modern tekniği ve Türklerin arıtma makineleri ile farklı bir işletme çıktı ortaya. Şu anda Çin’lilerin iddialı olduğu ürünlerde aramızda sadece yüzde 15 fiyat farkı kaldı.’

Liberation: Anadolu Kaplanları artık Avrupa’ya inanmıyor

FRANSIZ Liberation gazetesi, Konya gibi kentlerde ortaya çıkan ve agresif bir ekonomik dinamizmi olan muhafakazar girişimciler kuşağının artık Avrupa’ya inanmadığını yazdı. Liberation gazetesi, 3 Ekim’in hemen öncesi Konya’da AB süreciyle ilgili olarak ‘Anadolu Kaplanları’nın nabzını tuttu. Şimdiden üç sanayi bölgesinin Konya’yı çevrelediğini belirten gazete, kentin ‘Anadolu Kaplanları’ olarak adlandırılan kentlerden biri olduğuna dikkat çekti.

TÜRKİYE’NİN TAYVAN’IYIZ:

AKP’li Belediye Başkanı Tahir Akyürek’in ‘Bizler, Türkiye’nin Tayvanı’yız’ sözlerini yansıtan gazete, şunları yazdı: ‘Kayseri ve bir zamanlar Avrupa’nın merkezinde uyuklanan diğer bazı kentlerde agresif bir ekonomik dinamizmi olan muhafakazar bir girişimciler kusağı ortaya çıktı. Avrupa ile entegrasyonu politikasının en büyük önceliği yapan iktidardaki partinin büyük taburlarını oluşturuyorlar. Ancak artık kalpler orada değildir.’

İSLAMCI KAPİTALİZM:

Konya’daki şirketlerden Kompen yetkililerinden Erdal Küçükşehir’in ‘Beş yıldan sonra Gümrük Birliği ile Avrupa standartlarına alıştık’ değerlendirmesine yer veren gazete, Kombassan’ın bir yan kuruluşu olan Kompen’de her cuma günü namaz için üretime ara verildiğini kaydetti. Gazete, Kombassan için ‘İslamcı kapitalizmin sembolü olan büyük holding’ nitelemesini yaptı.

YEŞİL HOLDİNGLER:

Kombassan’a benzer 1990 yıllarının sonunda ‘yeşil holdingler’ olarak adlandırılan çok sayda şirketin ortaya çıktığına dikkat çeken gazete, bu şirketlerin çoğunun battığına dikkat çekti. AKP’nin bundan ders aldığını belirten Liberation, Konya Ticaret Odası Başkanı Seyit Karaca’nın ‘Bugün şirketler gerçek girişimcilerce kurulup yönetiliyor çünkü karın ideolojisi yoktur’ açıklamasına dikkat çekti.

3 BİN FABRİKA:

Liberation, Konya’da 3 binden fazla fabrikanın bulunduğunu, sadece en iyi performans gösterenlerin Avrupa’ya yöneldiğini belirtti. Gazete, Konya Ticaret Odası’nın bir anketinin 22 bin üyesinden yüzde 34’unun AB üyeliğinden yana olduğunu, yüzde 25’inin Müslüman ülkeleriyle bir birlik kurulmasını hayat ettiğini, yüzde 15’inin ise, Türk Cumhuriyetleriyle bir topluluk oluşturulmasını istediğini yazdı. Konya’nın nüfusunun büyük bir artışla 2 milyona yükseldiğine dikkat çeken Liberation, ‘Konya, kişi başına en çok alkol tüketildiği kenttir. Baş örtülü kadınlar, diğer yerlerden fazla değil’ ifadesini kullandı.

Cumalıkızık’a AB’den 82 bin Euro

BURSA’daki, Osmanlı mimarisinin en güzel örneklerini barındıran yerlerden biri olan 700 yıllık Cumalıkızık Köyü’nde, AB desteğiyle yürütülen ‘Cumalıkızık Kültür Turizmini Geliştirme Projesi’ kapsamında düzenlenen İngilizce kursuna, köylü kadınlar da ilgi gösterdi. Köylerini gezen turistlere, gözleme, el işleri satan kadınlar, ‘Artık, turistleri ‘Wellcome to Cumalıkızık’ diyerek karşılamaya hazırlanıyoruz. Tezgahımızdaki ürünleri de daha iyi pazarlayabileceğiz’ dedi. Avrupa Birliği’nin 82 bin Euro ile desteklediği ve Bursa Tophane UNESCO Gençlik Derneği tarafından gerçekleştirilen ‘Cumalıkızık Kültür Turizmini Geliştirme Projesi’ kapsamında düzenlenen bilgisayar, İngilizce, pansiyonculuk, el dokuması, ev yemekleri ve ağaç işleri kurslarını başarıyla bitiren, çoğunluğunu ev kadınları ve gençlerin oluşturduğu 60 kursiyer, sertifikalarını aldı. Cumalıkızık Kültür Turizmini Geliştirme Projesi Koordinatörü Zeki Baştürk, kurslarda yararlanılan 10 bilgisayardan oluşan laboratuvar, 30 tezgahtan oluşan dokuma atölyesi ve ağaç işleri atölyesinin proje sonunda köyde bırakılacağını bu sayede eğitimin sürdürülebilir hale getirileceğini bildirdi.

Çocuklara meyveli kefir de üretildi

ALTINKILIÇ tarafından Türkiye’de ilk kez ‘ticari olarak üretilen’ Kefir’in ürün çeşitliliği her geçen gün artıyor. Sade ve lihgt’tan sonra çocuklar için meyveli kefirde üretildi. Kefirix markasıyla piyasaya çıkan yeni kefir ürünleri kakaolu, muzlu, çilekli, karışık meyveli ve vitamin mineral içeriğiyle çocukların gelişimin ede katkı sağlayacak. Kefirix 250 mililitrelik şişelerde tüm ulusal zincir marketlerde satışa sunuldu. Altınkılıç Kefir’ler ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi ile HACCP Gıda Güvenliği Sistemi güvencesiyle üretiliyor

‘Anadolu’daki Avrupa’ Malatya’da

DOĞAN Yayın Holding (DYH) tarafından ‘Marka Güçtür’ ana teması ile başlatılan Anadolu’daki Avrupa Toplantıları’nın 13’üncüsü, bugün Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker’in açılışını yapacağı ‘Malatya Buluşması’ ile devam ediyor. DYH bünyesindeki tüm medya şirketleri, Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) üyeleri ve bölge sanayicileri, ‘Anadolu’daki Avrupa Toplantıları’nın bir yenisi için, Doğu Anadolu Bölgesi’nin en fazla nüfusuna sahip, atılımlarıyla her geçen gün daha da gelişen, bölgede bir sanayi ve ticaret merkezi olarak ön plana çıkan önemli bir ili olan Malatya’da buluşuyor. Denizli, Konya, Kayseri, Gaziantep, Antalya, İzmir, Şanlıurfa, Adana, Samsun, Çorum, Diyarbakır ve Erzurum toplantıları ardından yapılacak bu toplantı, MTSO’nun ev sahipliğinde düzenleniyor.

Deniz Granit İle yapılan Röportaj

Kategori: Granit Yorum Yok »

1- Öncelikle kendinizden bahsedebilir misiniz?

Sektörün içinden gelen biri olmanın yanında doğal taş dünyası ile uzun yıllardır ilgili birisi olarak, doğaya mimari bir açıyla yaklaşan, doğallığın estetik bir kaygı ile bütünleştiğinde insana iç huzur kazandırdığına inanan ve bu inançla yola çıkarak üretime başlayan biriyim.

2- Şirketiniz ne zaman ve nasıl kuruldu? Kuruluş öykünüzü anlatır mısınız?

Uzun yıllar Doğal Yapı Granit Ltd. çatısı altında çalıştım. Daha çok ithal granit çeşitlerini uygulamaya aktaran bir şirket yapısının ardından yerli granite de yatırım yapmak istedik. Sonrasında Deniz Granit ismi ile kendi şirketimizi 2007 sonunda kurduk ve İzmir Bergama’da Doğal Yapı ile ortak bir granit ocağı işletmekteyiz. Kendilerinden aldığımız destek ile hem yurt içine hem de yurt dışına granit pazarlamaktayız. Edindiğimiz tecrübe ile kısa zamanda iyi yerlere geldik diyebiliriz. Bergama Gri ismiyle markalaşan taş konusunda lider bir firma olmanın gururu içindeyiz.

3- Şirketinizin üretim faaliyetleri hakkında bilgi verebilir misiniz?

Kurulduğu günden beri üretim kalitesi konusunda çizgisini koruyan ender granit ocaklarından biri olan Deniz Granit  granit plaka taşı, granit küp taşı ve granit bordür üretimi ve uygulaması yapmaktadır.  Bir çok büyük projenin tedarikçisi olan şirketimiz aynı zamanda yurt dışına yaptığı doğal taş ihracatı ile madencilik sektörünün gururu olmayı başarmıştır. Yaşadığımız ekonomik kriz sonrasında kapanan bir çok granit ocağına zıt olarak, üretim kapasitesini iki kat arttıran firmamız, şu anda kalın perdahlı graniti ülke sınırları içerisinde belediyelere ve özel projelere sunmaktadır. Kalite çizgisine sadık kalarak yurt içi ve yurt dışına granit satışı yapan şirketimiz gelişen teknoloji ve yeni dünya düzeni içerisinde ticari itibarını her geçen gün artırmış, Ar-Ge çalışmalarını tamamlayarak yeni makine parkurunu oluşturmuş ve kurumsal yapısını tamamlamıştır. Maden ocağımız bünyesinde 1 i yüksek olmak üzere 2 adet maden mühendisi, 1 inşaat mühendisi ve uygulamalar konusunda ilgili 1 peyzaj mimarı çalışmaktadır.

Kuruluşumuzun ilk yıllarında sadece blok çıkartan ve bu blokları işlemeden (ham olarak) direk olarak yurt dışına ihraç eden bir firmaydık. Daha sonrasında ise granit küp taş, yakılmış ve cilalı granit döşeme, granit bordür ve granit oluk üreten firmamız hali hazırda yurt içinde belediyelere ve özel projelere, yurt dışı olarak da Macaristan, Irak, Gürcistan, Ukrayna, Romanya ve Almanya gibi ülkelere ihracat yapmaktadır. Öte yandan Ukrayna’ da 2009 sonunda açtığımız ofis ile Rusya ile ciddi ticari ilişkiler kurma hedefindeyiz.

4- Şirketinizin sektörde sahip olduğu pazar payı nedir?

2010 un ilk çeyreğine baktığımızda % 25 lik bir pazar payımız var. Kendi üretim kapasitemizi sadece yurt içine aktarabilsek bu oran % 40’ lara kadar çıkabilir. Ama blok kalitemiz ve kalibrasyon değerlerimiz ile ürünlerimizin Avrupa Standartlarını yakalamış durumda olmasından dolayı ihracat ağırlıklı bir yapımız var.

6- Geride bıraktığımız 2009 yılı ile ilgili şirketinizin cirosu hakkında bilgi verip 2010 ciro hedefinizi açıklar mısınız?

2009 yılı ciddi anlamda sancılı geçen bir yıl oldu bizim için. Buna rağmen 1 milyon TL yi aşan iç piyasa ciromuz oldu. 2010 yılı için bu rakamı ikiye katlamayı istiyoruz. İhracatta ise bu sene hedef 2 milyon $. Blok ve işlenmiş granit olarak ihracat yapacağız yine.

7- 2010 yılında gerçekleştirmeyi düşündüğünüz projeler ve hedefleriniz hakkında bilgi verir misiniz?

Uzun soluklu bir çalışma sonunda granit ürünlerinin yanı sıra, granit agregası da üretme amacındayız. Bu konuda danışmanlık hizmeti veren Amerika’lı bir şirket ile temas halindeyiz. Doğal taş fuarı sonrasında doğan bu düşünce ile granit zeminde sağlıklı bir tabaka yakalama çabasının yanında fire olarak çöpe giden granit artıklarını da değerlendirmiş olacağız. Bu da bize ekonomik bir kazanç sağlayacak.

8- İhracat faaliyetleriniz hakkında bilgi verir misiniz? 2009 yılında ne kadar ihracat gerçekleştirdiniz?

İlk yıllarda çıkarttığımız blokları işlemeden ihraç ediyorduk. Bu, bize hem zaman, hem de fazla enerji harcamadan bir finansal getiri sağlıyordu. Daha sonra kurumsallaşma hedefi ile hareket eden firmamız makine parkurunu oluşturmaya 2008 sonu itibariyle başladı.

Bergama Gri’ nin kendine has dokusunu en kaliteli kırma ve kesme makineleriyle piyasaya sunduk. İç piyasaya verdiğimiz ürünler beğeni toplayınca, yurt dışına açılma hedefi ile granit kesim makinelerini İspanya’dan getirttik. 2009 yılından itibaren yurt dışına da granit ihracatı yapmaya başladık . Piyasaya sunduğumuz 4X6 granit küp taş, 6X8 granit küp taş ve 8 X 10 granit küp taşımızın ebat ve kesimlerinde hiçbir zaman bozulma ve renk sapması sorunu yaşamadık. Bu konuda sorunsuz üretim yapan tek firma biziz. Bunun yanında yakılmış ve cilalanmış granit üretimi ile 2009 Mısır Doğal taş fuarında Doğal yapı Granit Ltd. tarafından tanıtıma sunulan ürünlerimiz yurt dışında da büyük beğeni topladı. Bergama granitini ihraç eden firmalar arasında ilk sıralara yükseldik diyebiliriz. Bu nedenle rakiplerimiz arasında sivrilen ve her geçen gün kendi makine parkurunu yenileyebilen ve daha kaliteli üretimlere imza atabilen bir firma olmanın haklı gururunu yaşamaktayız. Konum olarak Bergama Kozak bölgesinde bulunan 2 adet ocağımızın toplam rezervi 3.500.000 m³ tür. Yıllık ortalama üretim kapasitemiz 15.000 m³ civarıdır. Blok ocağımızın makine parkurumuzda 3 adet 50 tonluk ve 40 tonluk Cat Ekskavatör ve 4 adet 35 tonluk Kawasaki mevcuttur.

9- 2010 ve uzun vadedeki ihracat planlarınız neler?

Kısa vadeli hedefler arasında Rusya ile 200 bin metrekarelik bir zemin döşeme projemiz var. Granit küp taş olarak yapacağımız bu ihracat esnasında Kuzey ülkeleri ile ilişki kurmak ürünlerimizi o bölgede de tanıtmak istiyoruz. Uzun vadede ise kendimizle yarışacak duruma gelmek, dinamik  bir ekip ve güncel makine parkuru ile sorunsuz üretim yapmak istiyoruz. Kalite politikamızı koruduğumuz sürece amacımıza ulaşacağımız inancındayım.

10- Türkiye’nin doğal taş üretimi ile ilgili genel bir değerlendirmesini yapıp potansiyeli hakkındaki görüşlerinizi açıklar mısınız?

Ülkemiz doğal taş açısından oldukça zengin çeşit ve rezerve sahip. Buna rağmen ülkemiz ekonomisinin kırılgan yapısı ve enerji maliyetlerinin yüksek olması sebebi ile ne yazık ki kendi ürünlerimizi yeteri derecede tanıtıp pazarlayamıyoruz. Bu konuda devlet teşviklerinin arttırılması gerekmektedir. Bir doğal taş devi olan Çin ile rekabet edebilme imkanımızın olmadığının farkındayım ama en azından Orta Doğu Cumhuriyet’lerine ürünlerimizi pazarlayabilir ve ciddi döviz girdisi sağlayabiliriz. Yeter ki işimizi ciddiye alalım, başarmamak için hiçbir neden yok.

11- Son olarak ÅŸirketinizin orta ve uzun vadedeki hedeflerinden bahseder misiniz?

Uzun zamandır, sadece üretim yapan firmamız bu sene ile oluşturduğu uzman kadrosu ile uygulama ağı da kurdu. Sekiz kişiden oluşan beş ayrı ekip ile yurt içinde belediyelere ve özel projelere uygulama ekipleri temin etmeye başladık ve başarılı işlere imza atarak büyük takdir kazandık. Özellikle Çanakkale Şehitliği’ndeki yaptığımız uygulama ile ciddi beğeni topladık. Bundan sonra da yaptığımız üretimi kendi uygulama ekiplerimizle bütünleştirerek anahtar teslim projelere yönelme hedefinde olacağız.

Deniz Granit olarak sektörel bazda çizgimizi korumak, gelecek kuşaklara doğal ve yaşanılası yaşam alanları oluşturmak için etkin bir şekilde çalışmak öncelikli hedefimiz olacak.

Doğaltaş Sektörü için olmazsa olmazlar

Kategori: Granit Yorum Yok »

Tüm dünyayı etkisi altına alan küresel kriz ne yazık ki en çok etkilediği ülkelerden en son etkilerini kaldırıyor. Ülkemiz ekonomisi de bu anlamda krizin etkilerini en son atlatacak ülkelerden biri olacak gibi görünüyor.

Doğal taş sektörünün de bu etki sebebiyle kendine gelmesi ne yazık ki krize bağlı olarak gecikecek gibi görünmekte. Sadece kaba iş gücüyle alakalı olmayan üretim maliyetleri konusunda artık hükümetin bir şeyler yapması gerekmektedir. Enerji maliyetlerinin giderek yükselmesi, vergilerin ne yazık ki hala oldukça yüksek olması, doğal taş sektörü konusunda verilen sözlerin tutulmamış olması ciddi anlamda sıkıntı yaratmaktadır. Sektörel anlamda üreticilerin kendi sıkıntılarını yine kendi imkanları ile aşması mümkün görünmemektedir. İthal granite anti-damping konulaması ne üretici için ne de son kullanıcı için ahım şahım bir getiri sağlamamıştır. Bu noktada artık hükümetle masaya oturmak ve sıkıntıları dile getirmek bir çözüm gibi görünmemektedir. Çünkü bu defalarca yapıldı. Artık devletin düğmeye basması ve ülke zenginliklerinin ülke  ekonomisine  kazandırılması gerekmektedir.

Bu noktada;

üretim noktalarında kullanılan elektrik maliyetinin düşürülmesi gerekmektedir.

doğaltaş sektörü için vergilerin indirilmesi gerekmektedir.

ssk primleri konusunda devlet desteÄŸinin getirilmesi gerekmektedir.

belediyelerin doğal taş kullanımına yönlendirilmesi ve bu konuda devlet teşviğinin sağlanması gerekmektedir.

Ancak bunlar sağlandığında ülkemiz doğal taş sektörünün Hindistan, Çin ve Brezilya gibi taş kompedanı ülkelerle rekabet haline sokulması sağlanılabilir. Bu noktada daha bilinçli ve kenetlenmiş doğaltaş üreticisi firmalara ihtiyacımız var. Unutmamak lazım ki ancak örgütlü kitlelerle hedefe ulaşılabilir.

Copyright © 2008 - 2009 Granit.Gen.tr Tüm Hakları Saklıdır.
Yazılar RSS Yorumlar RSS Giriş
Granit Granit Granit Granit Granit kup tas Granit kup tas kayrak tasi Granit kup tas bazalt kup tas bazalt dogal tas dogal tas