Doğal Taş Sektöründe yeni dönem

Kategori: Doğal Taşlar Yorum Yok »

Prof. Dr. Turgay ONARGAN
DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ
F.B.E. Doğal Yapı Taşları ve Süs Taşları A.B.D. Başkanı


Türkiye, doğal taş kaynaklarında özellikle karbonatlı mermerlerde miktar ve nitelik olarak önemli bir potansiyele sahip olmasına karşın, dünya piyasasında hak ettiği konumda değildir. Küreselleşen rekabet ortamı ve iç ve dış piyasalarda yaşanan darboğazların yanında, sayıları son yıllarda hızla artan işletmeler arasında yaşanan pazar savaşı şirketleri zorlamaktadır.
Günümüzde doğal taş sektörünün geldiği noktada, her işletme kendi yatırımları ve üretim olanaklarına göre satışlarını artıma eğilimindedir. Son yaşanan küresel ekonomik krizin doğal taş sektörüne de olumsuz yansımaları sonucunda sektör darboğazın eşiğine gelmiş durumdadır. Doğal taş sektöründeki firmaların işletmelerinde verimliliği artırma, katma değeri yüksek ürünler üretme, mevcut kadrolarından maksimum oranda yarar sağlama, teknolojiden yararlanma, yeni fikirler üretme ve uygulama (inovasyon) zorunlulukları bulunmaktadır. Doğal taş işletmelerin yapısı ve yaşanan ekonomik ortamın gereği artık  “vizyon sahibi, gelişmeye açık, kontrollü işletme” kavramlarına sahip işletmelere gereksinim duyulmaktadır(Ünsal, A.,2008).
Yapılan bir incelemede, Madencilik ve Taş-Toprak sanayinde yenilikçilik anlamında gelinen noktada “İlerleme içinde bulunulmakta, dış destek ve planlama ihtiyacı benimsenmektedir. İnovasyonu özendirecek bazı davranışlara sahip olduğu söylenebilirse de daha iyilerle rekabet edebilmek için gidilecek oldukça yol vardır. Düşük performansın olduğu ya da gelişmeye açık alanları tanımlayarak bu alanlarla ilgili stratejik yol haritaları oluşturulmalı ve uygulanmaya başlanmalıdır.” şeklinde bir sonuç elde edilmiştir.(Esinkap, TTGV,2008)
Doğal taş sektöründe; pazar farkındalığı, sahip Olunan sertifikalar, çalışanların nitelikleri, müşteri ve ürün tabanı konularında ilerleme kaydedilmiş olmasında rağmen; uluslararası Ar-Ge Destekleri, ulusal Ar-Ge destek hizmetleriyle bağlantılar, planlama perspektifi, ileri üretim ve yönetim sistemleri, yer alınan işbirlikleri, ağ yapılar ve kümeler konularında ise henüz bir gelişme kaydedilememiştir. Çevre konularında ise maalesef reaksiyonel yaklaşılmakta; güncel sorunlar ele alınmakta; bu alanda stratejik ve yönetimsel bir yaklaşım sergilenmemektedir.

Doğal taş sektörünün geleceği açısından inovasyon, verimlilik ve çevre konularına önem verilmelidir. Bu konuda en yakın zamanda sektörel ve araştırma kuruluşlarının bir araya gelerek yapacakları öngörü toplantıları bundan sonraki yol haritasının çıkarılması bakımından büyük önem taşımaktadır.

Granit küp taşı

Kategori: Granit Yorum Yok »

Granit küp taş, granit küp taşı, granit küptaş, granit küp taş, küp taş, küptaş, küptaşı, kuptas, kup tas, kuptası, küp taşı, granit küptaşı, granit küp taşı, granit kuptası, granit kup tası, granit küp taşı, granit plaka taşı, granit bordür, granit su oluğu,Granit küp taş, granit küp taşı, granit küptaş, granit küp taş, küp taş, küptaş, küptaşı, kuptas, kup tas, kuptası, küp taşı, granit küptaşı, granit küp taşı, granit kuptası, granit kup tası, granit küp taşı, granit plaka taşı, granit bordür, granit su oluğu,Granit küp taş, granit küp taşı, granit küptaş, granit küp taş, küp taş, küptaş, küptaşı, kuptas, kup tas, kuptası, küp taşı, granit küptaşı, granit küp taşı, granit kuptası, granit kup tası, granit küp taşı, granit plaka taşı, granit bordür, granit su oluğu,Granit küp taş, granit küp taşı, granit küptaş, granit küp taş, küp taş, küptaş, küptaşı, kuptas, kup tas, kuptası, küp taşı, granit küptaşı, granit küp taşı, granit kuptası, granit kup tası, granit küp taşı, granit plaka taşı, granit bordür, granit su oluğu,Granit küp taş, granit küp taşı, granit küptaş, granit küp taş, küp taş, küptaş, küptaşı, kuptas, kup tas, kuptası, küp taşı, granit küptaşı, granit küp taşı, granit kuptası, granit kup tası, granit küp taşı, granit plaka taşı, granit bordür, granit su oluğu,Granit küp taş, granit küp taşı, granit küptaş, granit küp taş, küp taş, küptaş, küptaşı, kuptas, kup tas, kuptası, küp taşı, granit küptaşı, granit küp taşı, granit kuptası, granit kup tası, granit küp taşı, granit plaka taşı, granit bordür, granit su oluğu,Granit küp taş, granit küp taşı, granit küptaş, granit küp taş, küp taş, küptaş, küptaşı, kuptas, kup tas, kuptası, küp taşı, granit küptaşı, granit küp taşı, granit kuptası, granit kup tası, granit küp taşı, granit plaka taşı, granit bordür, granit su oluğu,Granit küp taş, granit küp taşı, granit küptaş, granit küp taş, küp taş, küptaş, küptaşı, kuptas, kup tas, kuptası, küp taşı, granit küptaşı, granit küp taşı, granit kuptası, granit kup tası, granit küp taşı, granit plaka taşı, granit bordür, granit su oluğu

Granit Seramik Hammaddeleri

Kategori: Doğal Taşlar 1 Yorum »

Granit seramik karo üretiminde kullanılan hammaddeler, sırlı karo üretiminde kullanılan hammaddelere oranla çok daha saftır ve tane boyutları daha incedir. Bünye rengi, ayrı bir sırlama islemi yapılmadıgından dolayı çamurun pisme rengidir. Çamur rengi ise boyanın hammaddelerle birlikte ögütülmesi ile verilebilecegi gibi ayrı bir degirmende açılmıs boyanın çamur karıstırma havuzlarında renksiz çamura ilavesi ile de verilebilir. Böylece degirmenin yıkanma ve temizlenme zamanından ve çamurdan tasarruf saglanabilir.

Standartlara uygun hammaddeler reçete oranına göre karıstırıldıktan sonra degirmene sarj edilir. Belirli oranda su ve elektrolit ile birlikte degirmen çalıstırılır. Reçeteye baglı olarak elde edilmek istenen ton ve renk verici boyalar ilave edilerek renkli çamur yapılabilir. Çamur belirli bir incelige (tane boyutuna) geldiginde stok havuzlarına alınır. Stok havuzlarında çökmeyi önlemek için çamur sürekli karıstırılır.

Çamurun bu havuzlarda en az bir gün dinlendirilmesi diger proseslerin islerligi açısından çok önemlidir. Ayrıca farklı havuzların stok amaçlı kullanılması üründe meydana gelebilecek ton farklılıklarının düzeltilebilmesine olanak saglar. Stok havuzlarında ve havuzlar bosaltılmadan önce çamurdan alınan numunelere ilk kontroller yapılır ve dogabilecek hataların baslangıçta giderilmesi saglanır. Çünkü granit seramik karo prosesi sonucu olusan ürünün geri dönüsümü mümkün degildir. Kontrolü yapılan ve ürün kalitesini en çok etkileyen hata renkte meydana gelebilecek ton farklılıklarıdır.

Kontroller yapıldıktan sonra uygun nitelikteki çamur hidrolik pompalar yardımı ile spray (atomizör) kurutucuya aktarılır. Çamur, spray kurutucunun mikron ölçekli deliklerinden püskürtülür ve sıcak hava ile teması saglanarak, belirli miktarda nem içeren granüler forma getirilir. Elde edilen granüller konveyör bantlarla silolara tasınır.

Bu proseste granüllerin tane dagılımı ve rutubeti sürekli olarak kontrol edilmelidir. Çünkü granit prosesi, diger proseslere oranla daha yüksek basınçlarda yapılır ve nihai üründe porozite miktarı daha az istenir. Bu sebeplerden dolayı granül dagılımlarının optimum düzeyde elde edilmesi ve bu dagılımların pres silolarına kadar korumaları granit seramik karo üretim sürecinin çok önemli bölümlerinden birisidir.

ÖĞÜTME

Karo üretiminin en önemli kademelerinden ögütme, çekme yüzdesi, su emme, darbe mukavemeti ve ısısal genlesme degerini belirleyen en önemli parametredir. Ögütme ne kadar kontrollü yapılırsa ürünün fiziksel ve kimyasal özellikleri de o derece kontrol edilebilir.Ögütme zamanı hem enerji hem de kapasite açısından son derece önemlidir.

Dolayısıyla ögütme, üretimin hassas dengelerini olusturur. Karo üretiminde bu islem genellikle bilyalı degirmenlerde ve sulu ortamda yapılır. Ögütülecek hammaddelerin tane boyutu, sertligi, reolojik özellikleri ögütme zamanını etkileyen parametrelerdendir. Yer karolarının bünyelerinde %50’ye varan oranda sert hammaddeler bulunur.

Bu nedenle ögütme zamanları uzundur.Bilyalı degirmenler silindirik sekilde olup tesis kapasitesine göre degisik hacimlere sahiptirler. Kaplama malzemesi lastik, alümina tugla veya sileks tasıdır. Kaplama malzemesinin kalınlıgına baglı olarak degirmen kapasitesi azalır veya artar.

Degirmen bilyası olarak flint tası, alümina bilya veya bunların karısımı kullanılır. Son yıllarda toplam ögütmenin %30’unun cidarlarda, %70’inin de bilyalar arasında oldugu düsünülerek lastik kaplamalı degirmenler kullanılmıstır. Bu degirmenlerin kapasitesi sileks tası kaplamalı degirmenlere göre daha fazladır. Degirmenlerde kullanılan bilyalar küresel sekilli olmalıdır. Çünkü degirmen içindeki ögütme iki türlü gerçeklesir. İlki yuvarlanarak meydana gelen ögütme, ikincisi çarpısma ile meydana gelen ögütmedir. Yuvarlanma esnasında kürenin yüzey alanının büyük olması ögütmeyi iyi yönde etkileyecektir. Degirmen içine ilave edilen bilyalar ögütme ortamının hacimce %25-35’idir.

Genelde çamur degirmenlerinde çapı 8-10 cm’lik bilyalar %20-35, çapı 6-8 cm’lik bilyalar %25-35, çapı 4-6 cm’lik bilyalar %35-50 oranlarında kullanılır. Bilya dagılımı küçüldükçe çarpısmayla yapılan ögütme artar. Bilyalar irilestikçe yuvarlanmayla yapılan ögütme artar. Yuvarlanma ile yapılan ögütme, degirmende ögütme zamanının ilk iki saatinde aktiftir. Daha sonraki zamanlarda çarpma ile yapılan ögütme etkilidir. Bu yüzden ögütmenin son bölümünde elek bakiyesini düsürmek zorlasır. Degirmenin ögütme zamanı, belirlenen elek bakiyesiyle sınırlanır. Daha düsük bir elek bakiyesine ulasmak için daha çok ögütme zamanı gereklidir. Çamurun viskozitesi düstükçe ögütme zamanı azalır. Bu nedenle viskoziteyi düsürmek için degirmenlere elektrolit ilavesi yapılır. Özellikle yer karosu reçetelerinde kil oranı arttıkça viskozite yükselir. Bu nedenle kullanılacak elektrolit son derece önem kazanır.

Genellikle elektrolit olarak sodyum silikat, sodyum tripolifosfat veya nadiren de hegza metafosfat kullanılır. Çamur degirmenlerine ilave edilen suyun viskozite üzerinde etkisi büyüktür. Bu nedenle düsük sertlikte ve sülfatsız su kullanılarak viskozite düsürülebilir. Çamurun litre agırlıgı azaldıkça viskozitesi de düsecektir. Ayrıca ögütme zamanı azalacaktır. Degirmene ilave edilen hammaddelerin miktarıda ögütme zamanı açısından önemli parametrelerdendir. Ögütme islemi sonrası elde edilen çamurun elek bakiyesi, viskozitesi ve litre agırlıgı ölçülebilen kolay parametrelerdendir. Bu parametreler bir sonraki üretim kademesi için sabitlenmelidir. Günümüzde büyük kapasitenin istendigi tesislerde yukarıda bahsedilen kesikli ögütme sisteminin yerine degirmen özellikleri benzer fakat sürekli çalısan bilyalı degirmenler kullanılmaktadır.

GRANÜLASYON

Renk ve akıskanlık kontrolü yapılmıs, %35 su içeren çamur, stok havuzlarından hidrolik pompalar yardımı ile püskürtmeli kurutucuya aktarılır.Püskürtmeli kurutucuda nem içerigi %5-6 aralıgına gelene kadar kurutulur. Kurutma islemi, kurutucunun mikron ölçekli deliklerinden çamurun yüksek basınçla püskürtülmesi esasına dayanır. Çamur pülverize edilerek granüler bir form kazanır.

Granülasyon sonucu elde edilen granüllerin tane dagılımı çok önemlidir. Çünkü özellikle küçük tane boyutlu parçalar stok silolarında beklerken ve sekillendirme asamasında, kalıpta düzensiz dagılım gösterirler. Karo yüzeyinde farklı bölgelerde yogunlasarak homojen renkli görünümün bozulmasına ve karolar arasında renk-ton hatası olusmasına neden olur. Bu olay granit seramik karo üretiminde en çok görülen hata tipidir. Bu problemi ortadan kaldırmak için granül elek dagılımının 150 μm altının maksimum %5 olmasına dikkat edilmelidir.

ŞEKİLLENDİRME

Hazırlanan renkli granüller çelik silolarda depolanır. Bu siloların altında bulunan bilgisayarlı tartım ünitelerinde belirli oranlarda karıstırılarak istenilen formu verecek karısım elde edilir. Bu karısımın homojenizasyonu çok önemlidir. Bu sebeple birkaç kez kuru karıstırıcılarla karıstırılır. Karıstırma islemi süresince nem ve elek bakiyelerinin standartlara uygunlugu, degisip degismedigi kontrol edilir. Karısım buradan pres haznelerine verilir. Sekillendirmede kullanılan pres basıncı diger seramik karo proseslerine oranla % 60 daha fazladır. Yaklasık olarak 1 cm²’ ye 425 kg basınç uygulanır. Granit seramik karonun özelliklerinden dolayı sekillendirmede, düzgün sekil ve standart boyutlar elde etmek amacı ile özel pres kalıpları kullanılır. Pres parametreleri tamamen dijital ortamda düzenlenir ve kontrol edilir. Sekillendirilmis yarı mamuller pres çıkısında bulunan dikey ve yatay kurutucularda belirli nem oranına kadar kurutularak pisirime hazır hale getirilirler.

Degisik renklerdeki granüllerin, belirli yüzey görünümü verecek oranlarda karısımı ve yüzey efektleri, sekillendirme prosesi sürecinde yapılmaktadır. Granit seramik karoların yüzeyinin sıfır poroziteye sahip olması ve taneciklerin pisirim sırasında camlasarak poroziteleri kapatabilmesi için pres basıncı 400-450 kg/cm² olarak seçilmelidir. Bu amaçla kullanılan presler 2500 tona kadar olan hidrolik preslerdir. Boyut farklılıgı problemini minimize etmek amacı ile izostatik kalıplar ile sekillendirme yapılmaktadır.

Kestanbol Graniti

Kategori: Doğal Taşlar Yorum Yok »

Doğaltaş , çok eski dönemlerden beri insanoğlu için vazgeçilmez bir kaynak olmuştur.
Tarihin ilk çağlarında silah ve alet olarak kullanılan doğaltaş zaman ilerledikçe süs ve
ziynet eşyası, yapı malzemesi, ve sanat malzemesi olarak kullanılmaya devam etmiştir.
İnsanoğlu, tarihler boyunca doğaltaşı yontarak, içindeki estetik duygusuyla şekillendirip
kültürünü, alışkanlıklarını, yaşam tarzlarını, bilgilerini ve duygularını ölümsüzleştirerek
günümüze kadar aktarmıştır.
Ülkemiz mermerciliği 80’ li yıllardan sonra hızlı bir gelişme sürecine girmiştir. Bu
dönemde ocak yatırımları önemli ölçüde artmış ve işletmecilikte verimliliği arttıran,
modern ekipmanların seçimine gidilmiştir. Mermercilik sektöründeki bu hızlı gelişme
90’ lı yıllara gelindiğinde dış satımlara da yansımış ve ülke ekonomisine en üst
seviyelerde katkı sağlayan, istihdam yaratan bir sektör haline gelmiştir.
Granit, tüm dünyada çok eski zamanlardan beri yapı malzemesi olarak kullanılmıştır.
Gerek renk homojenliği, gerek dokusu, gerek dayanıklılığı, gerekse daha iyi cila
alabilme kabiliyetleri sebebiyle granit, günümüzde oldukça rağbet gören yapı ve
dekoratif malzeme konumundadır.
Granitik kayaçlar ülkemizde geniş alanlar kapsamaktadır. Kırklareli, Bursa,
Balıkesir, Çanakkale, Gümüşhane, Rize ve Artvin çevresinde yüzeylenen plütonların
değerlendirilmesi yönündeki araştırmalara 1987 yılından sonra hız verilmiş, yaygın
mostralarına rağmen ülkemizdeki yaşlı plütonların (Kretase ve öncesi) büyük
çoğunluğunun ayrıştıkları saptanmış, ayrışma ve blok sorunu olmayan bazı kesimlerin
ise renk, kristal boyutu ve anklav içeriği nedeniyle pazarlanmasında güçlüklerle
karşılaşıldığı görülmüştür.
Ezine ilçesi sınırları içerisinde yer alan Kestanbol Plütonu’ nda, hali hazırda parke taşı
üretimi yapılarak yurtiçi ve yurtdışı pazarlara satışı yapılmaktadır. Sözkonusu plütonda
blok sorununun bulunmaması ve pazara olan yakınlığı sebebiyle yüzey kaplama taşı
açısından kalitesinin belirlenmesi amacıyla bu yüksek lisans tez çalışması planlanmıştır.

Ezine Kestanbol Plütonu’ nun yüzey kaplama taşı olarak kalitesinin belirlenebilmesi
için işletilmekte ve işletilmiş olan ocaklardan numuneler derlenmiştir. Bu numunelerin
kalitelerini belirlemek ve karşılaştırmak üzere piyasada satışı yapılan çeşitli granitik
kayaç örnekleri ile Armutlu Plütonu’ ndan işletilmiş olan bir ocaktan bir örnek
sağlanmıştır. Gerek Kestanbol ve Armutlu, gerekse de piyasadan derlenen numuneler,
aynı laboratuar ortam ve koşullarında beraberce test edilmiş, böylece test sonuçlarının
karşılaştırılabilir olması sağlanmıştır.
Araştırılan numunelerin ikisi yurt içinden, altısı ise yurt dışındandır. Yurtiçi numuneleri
Kırklareli Balaban, Aksaray Yaylak ve yurtdışı numuneleri ise Finlandiya, İtalya,
Brezilya ve Hindistan’ dandır.
Bu bölümde, derlenen örneklerin petrografik özellikleri, fiziksel ve mekanik özellikleri
araştırılmış, elde edilen veriler alt başlıklarda özetlenmiştir.
Fiziksel ve mekanik özelliklerin belirlenmesi için yapılan deneyler, TS 6234’ de[28]
(Granit-Yapı ve Kaplama Taşı Olarak Kullanılan) belirtildiği üzere TS 699’ a [29]
(Tabii Yapı Taşları Muayene ve Deney Metotları) ve ISRM [30]’ e göre yapılmış ve
elde edilen sonuçlar TS 6234 [28] ile karşılaştırılmıştır.
Ezine Kestanbol Plütonu’ nda parke taşı üretimi için yakın
zamanlara kadar işletilmiş olan ocaktan derlenen blok numunelerinden hazırlanmıştır.
Holokristalen, hipidiomorfik dokuludur (Şekil 4. 15). Mineral parajenezi, kuvars, alkali feldspat, plajioklas, biotit, amfibol (hornblend) dir. Tali mineral olarak öz şekilli sfen içerir. Plajioklaslar zonlu yapıdadır. Bol miktarda hornblend içerir. Alkali feldspat mineralleri oldukça iridir. Ezine Bölgesi’ nin diğer numunelerine nazaran en fazla koyu renkli mineral ve en iri alkali feldspat mineralleri bu kesitlerde gözlenir. Koyu minerallerin bolca gözlendiği bu numunelerin alındığı lokasyon mafik anklavların oldukça sık olarak gözlendiği ve hatta anklav boyutlarının 1mf ye ulaştığı Kestanbol Plütonu’ nun güney batı kesiminde bulunmaktadır. Kuvars içeriği % 16.70, alkali feldspat (mikroklin, ortaklas) % 16.80, plojioklas oranı (oligoklas, andezin), % 37.20, koyu mineral ve tali mineral oranı % 27.30’ dur.

Kayaçların özgül ağırlıkları içerdikleri minerallerin bir sonucudur. Granitik kayaçlar

açısından bakıldığında özgül ağırlığın düşük olması kayacın ayrışmaya uğrayarak dahahafif olan ikincil minerallerin oluştuğunun bir göstergesi olacaktır. Kayacın ayrışması sonucu oluşan ikincil mineraller zayıf zonlar oluşturarak, kayacın normalden daha
düşük yükler altında yenilmesine sebep olacağı gibi boşlukların, dolayısıyla da su emme
oranının da artmasına sebep olacaktır.
Numunelerin özgül ağırlıkları TS [29]f da belirtildiği şekilde piknometre kullanılarak
yapılmıştır. Derlenen numuneler İ.Ü. Mühendislik Fakültesi Maden Mühendisliği
Bölümü Cevher Hazırlama Laborotuarında çeneli kırıcı ve bilyeli değirmen kullanılarak
toz haline getirilmiş ve elek açıklığı 0,2 mm olan elekten elenerek elek altında kalan toz
numuneler deneye tabii tutulmuştur.

Kayaçların su emme özellikleri o kayacın sağlamlığının anlaşılması açısından önemli
bir özelliğidir. Bir kayacın su emme kabiliyeti içerdiği boşluklar ve mineral içeriği ile
ilgili olup genellikle su emmesi yüksek olan kayaçların dayanımları daha az olmaktadır.
Bunun yanı sıra su emme yeteneği yüksek olan kayaçlarda donma olayları sonucu
fiziksel ayrışmanın verebileceği zararlar nedeniyle su emmenin düşük olması istenir.
Don olayları dışında, kayaç bünyesine emilen su, kayaçların kimyasal olarak da
ayrışmasına sebep olur.
Numunelerin, TS 699 [29] uyarınca, kaynar suda ağırlıkça su emme kabiliyetleri
ölçülmüştür. Deney sonuçları, ağırlıkça su emme miktarı olarak aşağıdaki tabloda
sunulmuştur.

Zemin ve yüzey kaplama taşı olarak kullanılacak kayaçlar için diğer bir önemli
parametre de o kayacın darbelere karşı olan direncidir. Özellikle insan trafiğine maruz
kalacak alanlarda kullanılacak granitik kayaçlar için bu deney sonuçları daha büyük bir önem kazanmaktadır.
Darbe dayanımı deneyleri İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Fakültesi Jeoloji
Mühendisliği Bölümü Kaya Mekaniği Laboratuarında TS [29]f de tarif edildiği biçimde 4×4 cm boyutlarında küp şeklinde en 5 adet numune üzerinde gerçekleştirilmiş. Deney sonuçları Tablo 4. 13’ de sunulmuştur.
Ortalama deney sonuçlarına göre bütün numuneler TS [28]’ de istenilen minimum
değeri sağlamaktadır. En yüksek darbe dayanımı değeri 1,84 Mpa ile Emarald Gold
numunesine aittir. Ezine 1, Armutlu ve Balmoral numunelerinde ise 1,33 Mpa ile en
düşük darbe dayanımı değerleri elde edilmiştir. Parke taşı olarak kullanılmak istenen
granitik kayaçların darbe dayanımları TS [34]‘ e göre değerlendirilmektedir. Parke taşı için deney sonuçları değerlendirilecek olursa, deneye tabii tutulan tüm numuneler
istenilen minimum değeri sağlamaktadır.

Kestanbol Graniti, Ezine’ nin batı-güneybatısında yaklaşık 150km2f lik bir alanda
gözlenmektedir. Granitin ismi Kestanbol (Uluköy) Köyü’ nden gelmektedir.
Kestanbol Graniti kuvarsmonzonit ve granit bilişiminde olup, başlıca ortaklas,
plajioklas, piroksen, biotit, hornblend, kuvarstan oluşur ve tali mineral olarak sfen, manyetit, apatit ve zirkon, nadir olarak ayrışma ürünlerinden ikincil olarak oluşan serizit
ve epidot içerirler.

Kestanbol Plütonu’ nda mafik ve felsik magmaların etkileşimi sonucu
magma mingling ve magma mixing olaylarının geliştiğini, bu olayların sonucunda
arazide felsik granitoyidler içerisinde mafik karakterli sin-plütonik dayklar
ve mafik magmatik/mikrogranüler anklavlar (MME) gözlendiğini belirtmişlerdir.
MME’ lar ana kayadan daha koyu renkli olup, diyorit, kuvars diyorit ve kuvars
monzodiyorit kayaçlardan oluşmaktadır. Ana kaya ve MME sınırı genellikle keskin
olup nadiren grift halde gözlenir. MME’ lar genellikle yuvarlağımsı elipsoidal, yer yer
de köşeli biçimlerde, bazıları da uzamış elipsoidal biçimli olarak bulunurlar ve uzun eksenleri cm’ den metre boyutuna değişir.

Kestanbol Graniti kalkalkalenden şoşonitiğe değişen bir karakterde olup,
yapılan jeokimyasal çalışmalar granitin I tipi granit olduğunu işaret etmektedir.
Yapılan petrografik çalışmalarda biotit ve hornblend miktarları ve muskovitin yokluğu jeokimyasal verileri desteklemektedir. Birkle ve jeokimyasal verilerin bu kalkalkalen karakterli magmatizmanın bir yitim zonu
magmatizmasını işaret ettiğini, magmanın kıtasal kabukta kirlenmeye maruz kalmış
manto kaynaklı olduğunu belirtmişlerdir.

Kestanbol plütonu, bölgesel metamorfizmaya uğramış temel kayaların içine
sokulmuştur. Plüton sokulma esnasında, temel kayaçlarla kontağında yaklaşık 50 m
genişliğinde kontak metamorfizma zonu geliştirmştir [12].
Çeşitli çalışmacılar tarafından Kestanbol Graniti için yapılan radyometrik yaş
tayinlerinde Fytikas vd. [7] K/Ar yaşı 28 My, Birkle ve Satır [11] 87Rb/86Sr yaşı 21 ±
1,6 My elde edilmiştir. Bu veriler ışığında magmatizmanın yaşı Üst Oligosen-Orta
Miyosen olarak kabul edilmiştir.

Taş Ocakları

Kategori: Granit Yorum Yok »

Belkahve’deki taş ocaklarının bulunduğu bölgeyi rehabilite çalışmalarını hızla sürdüren İzmir Büyükşehir Belediyesi, Işıkkent’te 1995 yılında faaliyetleri durdurulan taşocağı ve mıcır tesislerinden boşalan alanda da çalışma başlattı. Belediye, burada meydana gelen çevre ve görsel kirliliği önlemek amacıyla, söz konusu bölgede rehabilitasyon çalışması yaptıracak.

Kapatılan ocak alanlarında, kötü işletme şartlarıyla oluşmuş bozuk ve tehlikeli topografyanın düzenlenmesi ve doğal dokuya uygun yeşil hale getirilmesi amacıyla İzmir Büyükşehir Belediyesi ile bölgede halen çimento ve taşocağı işleten Çimentaş İzmir Çimento Fabrikası Türk A.Ş. arasında bir protokol imzalandı.

Işıkkent bölgesinde uzun yıllar önce kapatılan ve bir daha faaliyet göstermesine izin verilmeyecek olan firmaların boşalttığı alanın kente kazandırılması için bir proje hazırladıklarını belirten İzmir Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, söz konusu protokolün, uzun yıllardır görsel ve çevresel kirlilik yaratan alanı düzenlemek amacıyla bölgede daha önce üretim yapan firmaların da muvafakatlarını alarak imzalandığını bildirdi. Buna göre, halen bölgede üretim faaliyetine devam eden tek firmanın, rehabilitasyon projesini 10 ay içinde tamamlaması planlanıyor. Rehabilitasyon ve rekreasyon çalışmaları, mümkün olduğunca eş zamanlı yürütülecek ve proje kapsamında en az 2- 3 yaşındaki fidanlar kullanılarak ağaçlandırma ve bitkilendirme yapılacak.

Rehabitasyon projesinin izin süreçleri ve proje faaliyetlerinin Büyükşehir Belediyesi, Orman Bölge Müdürlüğü ile Çimentaş A.Ş. yetkililerinden oluşan bir teknik komiteyle kontrol altında tutulacağını kaydeden Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, “Çalışmalar, bölge halkına gürültü, titreşim ve tozluluk açısından zarar vermeyecek şekilde yürütülecek. Kısa zamanda tamamlanması planlanan rehabilitasyon projesi, kamu üniversitelerinin Maden Mühendisliği Bölümleri’nden biri tarafından hazırlanarak, uygulamaya konulacak. Üniversite ayrıca, projenin işleyişi esnasında gerçekleştireceği kontrolleri raporlarla belediyemize sunacak” açıklamasını yaptı.

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’de ilk defa gerçekleştirilen bir projeyle Bornova-Belkahve’deki maden ocaklarını taşıyarak, ocaklardan boşalan alanı rehabilite ediyor. Işıkkent’te yapılacak çalışma, Belkahve rehabilitasyon projesinin devamı niteliğini taşıyor. Kent içindeki kirlilik yaratan taşocaklarının taşınarak alanın rehabilite edilmesi projesinin, tüm alanlara uygulanması planlanıyor.

Çimentolu Taş

Kategori: Doğal Taşlar Yorum Yok »

Kayseri’de çimento üretimi yapan Çimsa, yaklaşık 100 yıldır taş ocaklarında biriken ve atıl durumda kalan taşları ekonomiye kazandırıyor. Çimento üretimi yapan Çimsa Çimento A.Ş son 3 yılda çimento üretiminde yaklaşık 107 bin ton atık taş kullandı. Halen ocaklarda 20 yıl kullanılabilecek atık taş bulunuyor. Melikgazi ilçesi Ağırnas kasabası ve yakınlarında çok sayıda taş ve mermer ocağı bulunuyor. Ocaklarda, inşaat sektöründe kullanılan yapı taşlarının yanı sıra, bina cephesi kaplama ve parke döşeme için taş kırımı yapılıyor. Mermer ocaklarında ise yine inşaat sektöründe zemin ve duvar kaplaması için mermer, asfalt ve hazır beton için de mıcır üretimi yapılıyor. Taş ocaklarından çıkarılan malzemenin yüzde 80′i, mermer ocaklarından çıkarılan malzemenin ise yüzde 20’si kullanılabilirken geriye kalan malzeme ise atık olarak kalıyor.

Çimsa Çimento A.Ş. Kayseri Fabrikası Üretim Müdürü Mustafa Turan, yaptıkları araştırmada taş ve mermer ocaklarının atıllarının çimento üretiminde kullanabileceklerinin ortaya çıktığını hatırlatıyor. Çimento üretiminde kullanılan tras (volkanik kayaç) rutubeti fazla olduğu için ocaklarda ısıyı düşürüyor. Bu da üretim maliyetini artırıyor. Taş ocaklarının atıkları ise sadece yüzde 4 oranında nem içeriyor. Turan, bu sebepten dolayı atık taşları 3 yıldır çimento üretiminde atık taşları değerlendirdiğine dikkat çekiyor. Bugüne kadar 107 bin ton atık taş kullanan fabrika, bu sayede 1.5 milyon YTL tasarruf sağladı. Taş ocaklarının fabrikaya yakın olmasının da tasarrufta etkili olduğunu ifade eden Mustafa Turan, ciddi manada nakliye masraflarını azalttıklarını söylüyor.

Turan, Eskişehir yöresinde de bol miktarda mermer ocağı bulunduğunu ve buradaki fabrikaların mermer atıklarını çimento katkı maddesi olarak kullandığını anlatıyor. Çimsa, Ağırnas beldesi ve yakınlarındaki taş ocaklarında bulunan yaklaşık 600 bin ton atık taşı 20 yıl boyunca çimento üretiminde kullanmayı hedefliyor. Çimsa, atık taşların ekonomiye kazandırılmasının yanı sıra, açılan ocaklar nedeniyle bozulan arazilerin yeniden değerlendirilmesi noktasında da çalışmalar yapıyor. Bu çalışma hakkında bilgi veren Üretim Müdürü Mustafa Turan, “Türkiye genelindeki taş ve mermer ocakları işletmecileri, Madencilik Faaliyetleri ile Bozulan Arazilerin Doğaya Yeniden Kazandırılması Yönetmeliği kapsamında ürettikleri projeleri bu yıl sonuna kadar Çevre ve Orman Bakanlığı’na vereceğiz. Tüketilen doğal bir kaynak var. İster istemez açılan ocaklar nedeniyle boşluk alanlar oluşuyor. Bu alanı iyi bir şekilde ağaçlandırarak eskisinden daha güzel bir hale getirmek mümkün. Biz de bu konuyla ilgili projemizi hazırlıyoruz. Öncelikli olarak biriken atık taşların temizlenmesi gerekiyor.” dedi.

Borlu Çimento

Kategori: Doğal Taşlar Yorum Yok »

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, dünyada bir ilk olan borlu çimentoyu ürettiklerini belirterek, borlu çimentonun dayanıklı olduğunu ve inşaat yapımında maliyetleri düşüreceğini kaydetti.
Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü (BOREN) ve İnşaat Sanayicileri Sendikası (İNTES) borlu çimento üretimi ve kullanılmasıyla ilgili basın toplantısı düzenledi. Toplantıya katılan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, Türkiye’nin dünyanın bor rezervinin yüzde 72″sine sahip olduğun ifade ederek, madencilikten kimyasallara geçtiklerini söyledi. Katma değerli ürünleri üretmeye yöneldiklerini dile getiren Güler, “Borun hakkını vermeye çalışıyoruz. Borlu çimentoyu üretmeye başladık. Türk Standartları Belgesini de aldık. İnşaatlarda, barajlarda ve yollarda kullanılabilecek. Gönül rahatlığı ile bunu kullanabiliriz. Depreme daha dayanıklı binalar yapabileceğiz. Ayrıca, borlu çimento netron tutma ve kalkan olması özelliği olması nedeniyle nükleer santral yapımında da kullanılabilecek” dedi.

-”MALİYETLER AZALACAK”-

Betonun dayanıklılığının artığını vurgulayan Güler, zemin üzerinde daha büyük binalar yapılabileceğini kaydetti. Ayrıca, maliyetlerin de azalacağına işaret eden Güler, çevreye de duyarlı bir ürün olduğunu ifade etti. Türk kahvesinden sonra Türk çimentosunun geleceğini belirten Güler, 4 bin ton üretildiğini, testlerin de yapıldığını kaydetti. Güler, DSİ’nin de 11 baraj yapımında borlu çimentoyu kullanacağına işaret ederek, bunun dünyada bir ilk olduğunu söyledi.

INTES Başkanı Şükrü Koçoğlu, AB’nin borun üremeyi etkilediği yönündeki iddialarını anımsatarak, “Borun üretildiği illerde her aile iki üç çocuk sahibi. Onların bu kendi kabiliyetsizliğinden” dedi. Borlu üretime talip olduklarını ifade ederek, bir baraj yapımında yüzde 15, ev inşaatlarında ise metreküpte bir torba çimento tasarrufu sağlayacağına dikkat çekti.

Toplantının ardından bir gazetecinin AB’ye bor ile ilgili açılan davayı hatırlatması üzerine Bakan Güler, dav anın devam ettiğini söyledi.

Mecliste Granit Tartışması

Kategori: Doğal Taşlar Yorum Yok »

Çin granitiyle ilgili üreticilerle ithalatçılar arasındaki kavganın, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine de geldiği öğrenildi. Mayıs ayında bir grup mermerci, büyük bir heyetle Çin’de mermer almak için araştırma yapan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’i Başbakan Erdoğan’a şikâyet ettiler. Tüm bakan ve parti başkanları ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı’na da birer yazı göndererek kamu kurumlarının, ülkenin özvarlıklarına sahip çıkmasını istediler.

Gelişmeler nedeniyle mermercilere randevu veren Gökçek, randevu günü yine Çin’de görüldü. Olay üzerine, Cumhuriyet Halk Partisi Tekirdağ Milletvekili Mehmet Nuri Saygun da 3 Mayıs 2006′daki soru önergesiyle durumun vahametini TBMM’ye taşıdı.

Saygun, soru önergesinde, dünyanın her yerinde şehirlerin altyapısında ve mimarisinde kendi ulusal varlıklarının kullanıldığına dikkat çekerek şöyle dedi: “Ülkemizde çıkarılan yerel taş ve mermerlerin kullanılması, bütçe açığının rekor düzeylere çıktığı ülkemizin bağımsızlığının tehlikeye girdiği bir dönemde, ekonomimize katkı sağlamaz mı? Bu vesileyle işsizliğin 10 milyonlara ulaştığı ve üniversite mezunlarımızın bile iş bulamadığı ülkemizde yerli kaynakların kullanılması istihdama katkıda bulunmaz mı?”

Kanımıza dokunuyor
İstanbul Doğal Taşçılar Birliği Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Mermerci de bu ülkenin özvarlıklarının kullanılması için öncelikle kamu kurumlarına görev düştüğünü, ancak belediyelerin Çin graniti kullanmakta başı çektiğini söyledi. Yabancı ülkelerde alım yapmak üzere, kamu görevlilerini gördüklerinde “Kanımıza dokunuyor” diyen Mermerci, Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı tarafından da kandırıldıklarını belirtti. Mermerci şunları anlattı:

“Biz Sayın Gökçek’in Şanghay’da alım için araştırma yaptığını gördüğümüzde şaşırdık. Kendisine yerli malı önerdik. Bunun üzerine randevulaştık. Biz bir grup mermerci işadamı olarak Ankara’ya gitmeye hazırlanırken Gökçek’in tekrar Çin’e gittiğini öğrendik. Bunun üzerine, durumu Başbakan’a, parti başkanlarına ve tüm bakanlarla TOBB Başkanı’na da birer yazıyla bildirdik. Tasarruf etmesi gereken bir dönemde, kamunun kendi varlıklarımızı kullanması gerektiğini söyledik.”

Mermer Zengini Türkiye Granit Merakı Yüzünden Kaybediyor

Kategori: Doğal Taşlar Yorum Yok »

Türkiye, dünya mermer rezervlerinin yaklaşık yüzde 40’ına sahip. Buna rağmen kamu binaları başta olmak üzere birçok yapıda ithal granit kullanılıyor.

ABD Başkanı George W. Bush’un basın açıklamasını yaptığı yerde, Fransa Parlamentosu, ABD Temsilciler Meclisi ve Disneyland gibi çok ünlü mekanlarda ise Türk mermerleri kullanıldı. Mermer zengini Türkiye, granit tutkusu yüzünden döviz kaybediyor. Yıllık 40 milyon doları bulan granit ithalatına mermerciler tepki gösteriyor.

Türkiye dünyanın dört bir köşesine doğaltaş ürünlerini satarken yurtiçinde kamu binaları başta olmak üzere birçok yerde ithal granitler kullanılıyor. Her yıl ortalama 40 milyon dolarlık granit ithalatı yapılan ülkemizde, özellikle kamu binalarında ithal granit kullanılması tepki çekiyor. İstanbul’da yenilenen Bağdat Caddesi’nde Çin’den, İzmir Adliye Sarayı’nda ise İspanya’dan gelen ithal granitlerin kullanılmasına mermerciler tepkili. Özellikle son dönemde Çin’den gelen ucuz granitlerin ilgi görmesi mermercileri çileden çıkarırken Hükümet’ten ithalat konusunda gerekli tedbirlerin alınması isteniyor.

Belediyelerin daha çok yer döşemelerinde kullandığı granit türünden Bergama, Denizli, Afyon ve Muğla’da yeterli rezerv bulunuyor. Dış cephe kaplamalarına göre daha düşük kalitede olan bu granit türünü belediyeler, yerli üreticilerden almak yerine daha ucuz olduğu için ithal ediyor. Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İsmail Alimoğlu, ithal graniti özellikle belediyelerin tercih ettiğini söyledi. Dış cephelerde kullanılan granit türünden Türkiye’de yeterli rezerv bulunmadığını anlatan Alimoğlu, bunun yerine mermer veya traverten kullanılabileceğini belirtti.

İzmir Mermerciler Derneği İkinci Başkanı Ferah Türkmen ise kamu binalarında bile yerli mermerin tercih edilmediğine dikkat çekti. Uzakdoğu’dan getirilen mallar karşısında yerli üreticinin yüksek maliyet sebebiyle rekabet şansı bulunmadığını anlatan Türkmen, kamuya ait prestijli inşaatlarda İtalya’da olduğu gibi yerli doğaltaş kullanma zorunluluğu getirilmesini istedi. Türkmen, İtalya’da kamu binalarında yüzde 10 yerli taş kullanılması zorunluluğu bulunduğunu ifade etti.

Yerli üreticilerin Çin’den ithal edilen granitlerle rekabet etme şansları olmadığına da işaret eden Türkmen, bu ülkedeki enerji ve işçilik maliyetlerinin düşük olması sebebiyle ürünlerinin de ucuz olduğunu ifade etti. Türkmen, ithalatın hızlı artışının sanayicinin huzurunu kaçırdığını vurgulayarak şunları söyledi: “İthalatın yasaklanması şeklinde bir talebimiz yok ancak prestij binalarda hep ithal granit kullanılmasına tepkiliyiz. Ankara’da Maden Tetkik Arama binasının merdivenlerinde ithal granit kullanıldı. Hiç değilse kamu ve belediye binalarında yerli doğaltaşların kullanılması gerekir.”

Mermer sektöründe 116’sı kamu ve 447’si özel olmak üzere 563 işletme bulunuyor. Bunlara ek olarak irili ufaklı 17 bin atölye olduğu tahmin ediliyor ve bu işletmelerde 100 bine yakın kişi istihdam ediliyor. ABD, İsrail, Suudi Arabistan, İspanya, İtalya ve Türkmenistan gibi çok sayıda ülkeye ihracat yapan sektör, 2002 yılında 203 milyon dolar seviyesindeki mermer ihracatını geçen yıl 430 milyon dolara çıkarırken bu yıl 620 milyon dolarlık ihracat hedefleniyor.

Ankara Ticaret Odası’nın hazırladığı rapora göre birçok ünlü, Türk ürünü doğaltaş kullanıyor. Ünlü aktör Eddie Murphy’nin evinde Türk mermeri, Jennifer Lopez’in evinde Nevşehir taşından şömine, ABD Başkanı Bush’un basın açıklamasını yaptığı yer, Fransa Parlamentosu, ABD Temsilciler Meclisi ve Disneyland gibi çok sayıda ünlü mekanda Türk mermerleri kullanılıyor.

Granit İthalatına Antidamping

Kategori: Doğal Taşlar Yorum Yok »

Çin’den yapılan granit ithalatının, Türk doğaltaş ve mermer sektörünü çok ciddi bir darboğaza soktuğunu belirten Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı Arslan Erdinç, Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın granit ithalatına antidamping vergisi uygulaması getirmesi halinde destek olacaklarını söyledi.

Ege Maden İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu ve Bilecik Mermerciler Derneği Başkanı Suat Sarısoy ile birlikte basın toplantısı düzenleyen Erdinç, “Son günlerde granit ithalatı ile ilgili tartışmalar daha yüksek sesle yapılmaya başladı. Granit ithalatçısı firmalar tarafından gazetelere tam sayfa ilanlar verilerek, Çin’den yapılan kalitesiz granit ithalatına fren yaptıracak ve dünyanın en kaliteli mermer ve doğaltaşlarını üreten Türk girişimcilerinin hayatta kalmasına imkan verecek uygulama ve kararların önüne geçilmesi istenmektedir. Bu ülke sahipsiz değildir. Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanımız Sayın Kürşad Tüzmen’in hamiliğinde, Dış Ticaret Müsteşarlığımız, Türkiye’nin ihracatını arttıracak ve Türk ihracatçı firmalarımızın hayatiyetini devam ettirecek kararları cesurca alacak dirayeti bugüne kadar göstermiş, bundan sonrada göstermekte tereddüt etmeyecektir” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin 2005 yılında yurtdışından yaklaşık 3 milyon 300 bin metrekare granit ithal ettiğini hatırlatan Erdinç, şöyde devam etti:

“Çoğunluğu kalitesiz olan ve ekonomik kullanım ömrü kısa olan bu granitler yüzünden ülkemizin milyonlarca dolarlık dövizi yurtdışına gitmiştir. Kalitesiz granitlerin ithalatının zararı sadece bununla sınırlı kalmamaktadır. Türkiye dünyanın en büyük doğaltaş ve mermer üreticisi ülkesi konumundadır. Türkiye’nin petrolü konumundaki doğaltaş ve mermer rezervlerimizi işleyen binlerce KOBİ niteliğindeki firma ve bu firmaların yüzbinlerce çalışanı, kalitesiz granit ithalatı sebebiyle işlerinden ve aşlarından olma tehlikesi ile karşı karşıyadır.”

“Belediyelerin kullandığı kaldırım taşları antidamping soruşturmasına alınsın”
Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın Çin’den yapılan kalitesiz granit ithalatını önleme yönünde antidamping vergisi dahil olmak üzere, alacağı her türlü kararın arkasında ve destekçisi olacaklarını belirten Erdinç, “Çin’den ithalatı yapılan ve mahalli idarelere çevre düzenlemelerinde kullanmak üzere verilen kaldırım taşları ve bordürlerinde antidamping soruşturma kapsamına alınmasını istiyoruz. Alınacak önlemler sayesinde milli sanayicimiz ayakta kalacak, KOBİ’ler tekrar canlanacak ve kapanma noktasına gelen birçok işletme hayatiyetini devam ettirebilir hale gelecek ve istihdam artışı sağlanacaktır” diye konuştu.

Türkiye’nin bu yıl 1 milyar doların üzerinde doğaltaş ihracatı gerçekleştireceğini vurgulayan Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı Arslan Erdinç, şöyle devam etti:

“Bizlerin bu gayretine karşın, bazı kamu kurumu yöneticilerimiz ve belediye başkanlarımız, burunlarının dibindeki dünyanın en kaliteli doğaltaş ve mermerimizi kullanmak yerine, 7 bin kilometre yol giderek kalitesiz granit ithal etme yoluna gitmektedirler. Bugün, Amerika’da birçok belediye granitleri sökerek yerine Türk mermeri döşemektedir. Bizlerin vasıfsız ve dampingli granit ithalatına karşı başlattığımız mücadele sonrasında ithalatı direkt olarak kendileri yapan kamu kurumu yöneticileri ve belediye başkanları, bu sefer araya bazı aracı firmaları sokarak ithal graniti getirme yoluna gitmişlerdir. İhaleyi alan bu firmalar talepleri yerli granit ile karşılayacaklarını söylemelerine karşın, bu firmaların üretimi talebin ancak yüzde 10′unu karşılayabilecek durumdadır. O nedenle, talep edilen granitin yüzde 90′ı ithalat yolu ile karşılayacaklardır. Bu da milyonlarca dolar döviz kaybımızın devamına neden olacaktır.”

Türk doğaltaş sektörü olarak, kimseden bir imtiyaz talep etmediklerinin altını çizen Erdinç, sektörlerinin kalitesi, kapasitesi ve fiyat rekabeti ile her türlü rekabeti karşılamaya hazır olduğunu ifade etti.

Türkiye’de kamu ihalelerinde şartnamelere konulmuş olan ithal granit kullanma şartının kaldırılmasını ve yerli doğaltaş kullanma zorunluluğu konulmasını talep ettiklerini kaydeden Erdinç, “Böylece, çığ gibi büyüyen dış ticaret açığımız milyonlarca dolar düşecek ve sektörümüze yeni yatırımlar ve geniş istihdam olanakları sağlanacaktır. İthal granit kullanan belediye başkanlarımızı, yerli doğaltaş kullanan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımızı örnek almaya davet ediyoruz” dedi.

“Blok mermer ihracatında fon konulması uygun değil”
Türkiye’den yapılan blok mermer ihracatına fon konulması hususunda çalışmalar yapıldığı duyumları aldıklarını belirten Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı Arslan Erdinç, konuya ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: “Böyle bir fon konulması sektörümüzün ve ülkemizin çıkarlarına aykırıdır. Biz Ege Maden İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu olarak böyle bir fon konulmasına karşıyız. Şöyle ki, bu uygulama ikinci sınıf blok mermerlerin ihracatını tamamen durdurur.”

Copyright © 2008 - 2009 Granit.Gen.tr Tüm Hakları Saklıdır.
Yazılar RSS Yorumlar RSS Giriş
Granit Granit Granit Granit Granit kup tas Granit kup tas kayrak tasi Granit kup tas bazalt kup tas bazalt dogal tas dogal tas