- Her ödeme yöntemi ithalatçı ve ihracatçı için değişik risk değerlerine sahiptir.
- İhracatçılar açısından ödemesi alınmamış bir yükleme ithalatçıya verilmiş bir hediye niteliğindedir.
- Bu yüzden ihracatçılar ödemenin mümkün olan en kısa zamanda ellerinde olmasını isterler. İhracatçılar için en makbul ödeme yöntemi sipariş verilir verilmez veya yükleme yapılmadan önce alabildikleri ödeme yöntemidir.
- İthalatçılar açısından ise ürünler gelmeden önce yapılmış olan her ödeme bir nevi ihracatçıya yapılmış bağış niteliğindedir.
- Dolayısı ile ithalatçılar için ürünleri bir an önce alıp ödemeyi mümkünse ürünleri sattıktan sonra yapmaya çalışmak kendi çıkarları açısından en uygun davranıştır.



GRANİT NEDİR?
Granit, yerkürenin milyonlarca yıl süren jeolojik oluşum dönemlerinde kuars, feldispat ve mika gibi çeşitli minerallerin birleşmesiyle oluşmuş doğal magma kayalarıdır.
Bileşimindeki bu minerallerin oluşturduğu dokusuyla sağlam bir yapıya ve zengin renk skalasıyla estetik görünüme sahip olan granit, tarih boyunca aranılan, yeryüzünün en sert ve dayanıklı yapı malzemesi olmuştur.
Granit, yapıları dış etkenlerden koruması, yapı içi iklimi muhafaza etmesi, periyodik bakımlara ihtiyaç göstermemesi, ışığı yansıtması ve parlaklığı uzun süre koruyarak ilk günkü görüntüsünü yıllarca kaybetmemesi gibi fiziksel özelliklerin yanı sıra zengin renk ve doku seçenekleriyle, modern mimaride tercih edilen bir yapı malzemesidir.
Ayrıca çeşitli kalınlıklarda ve ebatlarda imal edilebilmesi, cephe kaplaması için ankraj deliklerinin delinebilmesi gibi avantajlara sahiptir.
Eski çağlarda üretimi ve işlenmesi çok zor şartlarda gerçekleştirilen granit, günümüzde gelişmiş metotlarla üretilmekte ve yüksek teknoloji ile işlenerek yapı sektörünün dış cephe kaplamasından zemin döşemelerine, merdivenlerden mutfak ve banyo tezgahlarına, asansör sövelerinden şöminelere kadar çeşitli alanlarda kullanılmaktadır.
Günümüzün en dayanıklı ve estetik yapı malzemesi olan granit, zengin renk ve doku çeşitliliğine sahiptir. Kolay temizlenebilir oluşuyla da iç ve dış mekanlarda kullanılabilecek en işlevsel ve hijyenik malzemedir.
Ülkemizde 90′lı yılların başında, yaygın olarak kullanıma giren granit, tüm bu avantajları nedeniyle, özellikle büyük proje uygulamalarında kullanılmaktadır.
–
yer kabuğunun önemli bileşenlerinden olan ve ülkemizde geniş yayılım alanına sahip olan granitoyidler, çok büyük bir önem arzetmektedirler.jeotektonik oluşum ortamları farklılık gösterdiğinden dolayı granit mermerciliğinde çok iyi etüt edilmesi gerekmektedir. granitoyid grubu diye adlandırdığımız plütonik (derinlik) kayaçlar, streckeisen (1976) diyagramına göre sınıflandırılmış ve bu sınıflandırmada felsik (açık renkli) mineraller baz alınmış ve Kuvars, plajiyoklaz ve alkali feldispat mineralleri kullanılmıştır. Kuvars oranları %20-60 aralığındaki kayaçların tamamı granitoyid grubu olarak adlandırılmıştır. Alkalifeldispat oranları yüksek olanlar, alkali feldispat granitten, granit, granodiyorit ve tonalite doğru plajiyoklaz oranlarında artış gözlenmiştir. Mafik (koyu renkli) mineral olarak ise genellikle granitlerde biyotit yoğunluğu, granodiyoritlerde ise amfibol(hornblend) yoğunluğunun yanı sıra diğer gruplarda ise muskovit ve kısmende piroksen minerallerine raslanır.Makroskobik olarak genellikle faneritik (taneli) dokunun yanı sıra iri feldispat tanelerin görüldüğü porfirofaneritik dokuda gözlenmektedir.
granit hernekadar sert bir dokuya sahip olsada suyu emer emme oranını düşürmek için iyi bir epoksi yapılması gerekir ayrıca granit bünyesinde mikrop barındırabilen bir taştır.
DOĞAL TAŞ, BAZALT, TÜF TAŞI, FİLELİ MOZAİK, PATLATMA MOZAİK, DERE ÇAKILI, TAMBURLU ÇAKIL, DERE KAYASI, DOĞAL KAYRAK TAŞI, GEBZE TAŞI, KANDIRA TAŞI, EBATLI KAYRAK TAŞI, YAPAY TAŞLAR, ŞÖMİNE, BARBÖKÜ, SÖVE İMALATI, CEPHE TAŞLARI, CEPHEKAPLAMA, ZEMİN KAPLAMA, YER DÖŞEME, DUVAR KAPALAM, BAHÇE DÖŞEME, MERNER, TRAVERTEN, GRANİT, GRANİT KÜP TAŞI, COTTO ZEMİN KAPLAMA, COTTO BASAMAK, PRES TUĞLA., ANTİK TUĞLA, DOLAMİT, PODİMA ÇAKIL, WAŞ BETON, ANTİK KARO ÇİNİ, ANTİK ÇİNİ, DEKORATİF ÇİNİ

Türk sanayicisi son senelerde çok değişti. Ürün çeşidini arttırdı. Maliyeti düşürmeyi öğrendi. Değişik ürünleri işleyip hem iç, hem de dış piyasada değerlendirme becerisi de gösteriyor. Mermer de bunlardan birisi. Geçen sene Türkiye’nin ihraç ettiği doğal taş tutarı tamı tamına 1 milyar 402 milyon dolardı. Bu ihracatta en büyük pay mermerin tabii. Şayet, kriz olmasa bu rakam kesin 2 milyar doları aşardı. Sektör o kadar gelişmiş ve hız kazanmıştı yani. İstanbul Maden İhracatçıları Birliği (İMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kahyaoğlu, bu sene 1 milyar 150 milyon dolar civarında bir ihracat beklediklerini söyledi. Ki, yine de büyük başarı. ABD krizden sonra mermer alımını durdurdu. En büyük pazar Amerika’ydı halbuki. İhracatçılar buna rağmen yılmadı, -tabiri caizse- önüne gelen pazara saldırdı. En fazla da Asya pazarına. Büyüttü de. Çin ve Hindistan pazarında Türk Mermeri aranan ürün haline geldi.
Moda deyimiyle bu “açılım” mermercinin hedef büyütmesini de sağladı. Kocaeli Dilovası’nda bir fuar alanı kuruluyor. Fuarın bitimiyle birlikte, Türkiye’nin dört bir bucağındaki mermerci, ürününü bu fuarda sergileme imkânına kavuşmuş olacak. Ayrıca, bir de borsası oluyor mermercinin. İşlenmiş veya blok halinde… her ürün burada değerlendirilip burada satışa arz edilecek. Parça mermer de dahil buna.
Mermer ya blok halinde ihraç ediliyor, ya da işlenmiş olarak. İşlemenin elbette ki bir katma değeri var. Adı üstünde, işlenmiş. İşleniyor yani. Bir emek harcanıyor ve o emeğin bedeli de satış fiyatının üzerine ekleniyor. Bundan tabii ne olabilir? Mermer blok halinde satılıyor diye ucuza gitmesi söz konusu değil. Sadece, işleme işçiliği olmadığı için fiyatı da düşük oluyor. İşçilik tutarı ne ise o kadar düşük oluyor.
Mermer fiyatını belirleyen esas unsur kalitesi. Ürün kaliteli ise işlenmişliği, işlenmemişliği o kadar önem arz etmiyor.
Bu konuyu böyle genişçe anlatmama Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün bir sözü neden oldu aslında. Ergün, “Türk madencisi, mermeri blok halinde ve düşük fiyatla ihraç ediyor. Çinli ise işlediği aynı mermeri bize yüksek fiyatla satıyor…” gibi bir beyanda bulundu. Mermerciler bu söze bayağı bir alındı.
Ali Kahyaoğlu, “Yok öyle bir şey” diyerek; itiraz etti Ergün’ün bu sözlerine. “Biz mermeri hiç de ucuz satmıyoruz. Aksine. Piyasanın da üstünde satıyoruz. Çin’in sattığı mermere gelince; o mermer değil, granit!”
Sözlerini, “Graniti satın alan belediyeler” diye sürdüren Kahyaoğlu, “Bakan, kendisine verilen yanlış bilgilerle bizi eleştireceğine, belediyelere söylese de Çin graniti kullanmasalar” şeklinde konuştu.
Belediyelerin yaptığı, başka bir zaman olsa belki makul karşılanır ama kriz döneminde pek şık durmuyor doğrusu. Yerli malı varken, ucuz graniti satın almanın ne âlemi var?
Krizi, dış pazarlardaki daralma nedeniyle derinden hisseden granit sektörü, son dönemde sayısı artmaya başlayan yeni müşterileriyle umutlandı.
Türkiye’de granit sektörü, ekonomik krize, daralan dış pazarlara ve içerideki yüksek girdi maliyetlerine rağmen ayakta kalma mücadelesini sürdürüyor. Dünyadaki granit rezervinin yüzde 38’ine sahip olan Türkiye’de 230 değişik renkte granit çıktığı belirtiliyor.
Milyar dolarlık ihracat rakamlarını yakalayan, yüksek oranlı istihdam yaratan granit sektörü, küresel ekonomik krizin en çok vurduğu sektörlerden…
Çünkü krizin merkezi konumundaki ABD, geçen yıla kadar Türkiye’nin en çok granit sattığı ülkelerdendi. ABD’lilerin Mortgage krizine kadar her beş senede bir mutlaka evinin dekorasyonunu değiştirdiğini ve bu değiştirme esnasında da granit ihtiyacını Türkiye’den karşıladığını anlatan sektör temsilcileri, gelinen durumda ABD’nin yerini, bu yıl yüzde 8 büyümeyi öngören Çin’in yanı sıra Hindistan, Pakistan, Mısır, Lübnan gibi ülkelerin alacağını, bu ülkelerden gelen talebin de son günlerde önemli oranda arttığını kaydediyor.
RUHSAT ALAMAMA SORUNU ÇÖZÜLDÜ
Danıştay’ın Şubat ayında, Madencilik İşletme Yönetmeliği’ni iptal etmesi, sektörde ayrı bir tartışma konusunun fitilini ateşledi. Sekiz tane bakanlık ile çalışmak zorunda olan madencilik sektöründe yeni maden sahası açılmasına izin verilmiyordu. Yüzlerce firmanın da ruhsat almak için sırada beklediği belirtiliyordu. Fakat Ege Maden İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Arslan Erdinç, madencilik sektöründe yeni ruhsat almaya olanak sağlayan yönetmeliğin Bakanlar Kurulu’nda kabul edildiğini bildirdi.
Küresel mali krizden sonra sektöre ikinci büyük darbeyi vuran sorunun çözülmüş olduğunu, madencilik sektörünün izin alamaması nedeniyle Türk ekonomisinde milyar dolar seviyesinde bir zararın söz konusu olduğunu kaydeden Erdinç, “Madencilik sektörünün çalışma yerini seçme şansı yoktur. Maden neredeyse bizim fabrikamız, şantiyemiz orasıdır. Yasal düzenlemeler yapılırken bu gerçek göz ardı edilmemelidir. Madencilik sektörü olarak Türkiye’de en fazla ağaç diken kesimiz. Madencilik faaliyetlerinden dolayı bir ağacın kesilmesi zorunluysa, bunu Orman Genel Müdürlüğü yapmaktadır ve madencilik sektörü kestiği her ağaç için 10 ağaç bedeli ödemekte, dikmektedir. Orman alanlarında orman teşkilatı tarafından her yıl kesilen ağacın yaklaşık binde biri bilfiil maden üretimi faaliyeti için kesilmektedir. Buna karşın 10 kat orman alanı madencilik sektörü tarafından oluşturulmaktadır” dedi.
Türkiye’de sektörün en eski firmalarından olan Altınsoy Granitcilik’in Yönetim Kurulu Başkanı Nurullah Altınsoy, Maden Yasası’nın sorunlarını artırdığını söyledi.
“Sorun yıllardır var, hükümetlere maalesef sesimizi duyuramıyoruz” diyen Altınsoy, Türkiye’de madenlerin ‘dördüncü bölge’ denilen Doğu illerinde olmadığını anlatamadıklarını, dolayısıyla başka bölgelerde bulunan madenlerin teşvik olmamasından dolayı işletilemediğini savundu.
Altınsoy, “Sektörel teşvik olmalı. Madenin bölgesi olmaz ki. Bursa’da civa buldum, ne yapacağım? İşletemeyecek miyim? Böyle teşvik olur mu?” dedi.
TEŞVİKTEN VAZGEÇTİK, KÖSTEK OLUNMASIN
Teşvikten vazgeçtiklerini, yeter ki köstek olunmaması gerektiğini belirtenAltınsoy, sekiz tane Bakanlık ile çalışmak zorunda kaldıklarını, bürokrasinin sektörü büyük sıkıntıya soktuğunu kaydetti. Altınsoy, “Teşvik istemiyoruz, bürokrasi kalksın yeter” dedi.
BİZ ÇEVREYİ KİRLETMEYİZ
Kamuoyunda, taş ocakları ile maden ocaklarının çalışma sisteminin birbirine karıştırıldığını, dolayısıyla insanların kafasında, bu alandaki her türlü çalışmanın çevreye zarar verdiği gibi gerçeğe aykırı bir imaj oluştuğunu anlatan Altınsoy, mıcır ve taş ocaklarının çevreyi kirlettiğini oysa, granitcilik sektöründe herhangi bir kirletme olmadığını kaydetti.
“Granit ocakları doğayı kesinlikle kirletmez, bizde atık olmaz” diyen Nurullah Altınsoy, sorunun aynı Maden Yasası’na tabi olunmasından kaynaklandığını vurguladı.
BANKALARA SİTEM…
Türkiye’nin dünyadaki granit rezervinin yüzde 38’ine sahip olduğunu ve ülkede 230 çeşit renk granit çıktığını vurgulayan Altınsoy, sektördeki son gelişmeleri şöyle anlattı:
“Türk graniti bütün dünyada tutuluyor, talep görüyor. İhracatımız artacak, ama ifade ettiğim gibi devlet, ‘bu işte yatırım yapacaksan dördüncü bölgeye, örneğin Mardin’e git’ diyor. Orada maden çıkmıyor, ne yapacağım? Zamanında Maden Yasası’na konulan bir madde de maalesef uygulanmıyor. Kanun, ‘maden işletmeleri ve ruhsatları bankalara teminat olarak gösterilebilir’ diyor. Ama şu ana kadar hiçbir banka bunu kayda almadı. Bizim iş gerçekten çok maliyetli. Girdiler aşırı yüksek. Granit işletmelerinin de tapu sicili gibi kanunu var, yani devri vs. her şeyi kanunla belirlenmiş. Bankalar maden işletmelerini ve ruhsatlarını teminat olarak kabul etmediği için kredi kullanamıyoruz.
15-20 GÜNDÜR TALEP ARTTI
Sektörün ihracatı geçen seneki gibi değil, ancak son 15-20 gündür bir hareket var. Özellikle yabancı müşteriler sipariş için gelmeye başladı. Çinli, Hintli, Pakistanlı, Mısırlı, Lübnanlı müşteriler geliyor. Mamul madde olarak Libya, Cezayir ve Tunus gibi ülkelerden de talep var. Rusya ve Türk Cumhuriyetleri’ne zaten mal satıyoruz. Kuzey Afrika ülkeleri de, yeni pazar anlamında sektöre katkı sağlamaya başladı. Talepteki bu artışın nedeni olarak, kriz ortamında başlayan kıpırdamayı gösterebiliriz. Piyasalar, sektörler kıpırdamaya başlayınca hammadde ihtiyacı da baş gösterdi.
‘BLOK’ GRANİT SATIŞI, ‘İŞLENMİŞ’TEN DAHA KAZANÇLI
Blok granit satışı iyi seviyeye gelmeye başladı. Blok satmak, işleyip satmaktan daha kazançlı hale geldi. Bizim gönderdiğimiz blok graniti işleyen ülkeler, girdi maliyetlerinin aşırı düşüklüğünden dolayı bizden daha ucuza satıyor. Bu ilginç bir durum. Aynı blok graniti, Türkiye’de işleyip satmak daha kazançlı değil. İşlenmiş granit, şimdiki dünya arenasında bize katma değer kazandırmıyor.
ÇİN’DEN GELEN TALEP SÜRER
Çin, Türkiye’den granit alıyor, oralarda granit var. Türkiye’de kriz ortamında granit sektörünün bir şekilde ayakta kalmasını sağlayan husus; Çin, Hindistan gibi ülkelerden son dönemde gelen talepler oldu. Tayvan da bu ülkelere katıldı. Çin’den gelecek talebin devam edeceğini düşünüyorum. Çünkü Çin, geçen yıl yüzde 11 büyüdü, bu yıl da yüzde 8 büyümeyi öngörüyor. Dolayısıyla orada yeni yatırımlar olacak. Türk granit sektöründe Bursa’nın durumu iyi. Özellikle Çin ve Hindistan’a blok granit satışında iyiyiz.
ABD’DEN UMUT KESİLDİ
Bizim sektör açısından ABD pazarında sıkıntı var. Bu pazarda işlerimiz, krizden dolayı yüzde 70 oranında düştü. Mortgage krizi… Amerikalı evinin dekorasyonunu ortalama beş yılda bir değiştirir. Dolayısıyla beş yılda bir granit ihtiyacı doğar. Bu ihtiyacını da genelde Türkiye’den karşılar. Bu durum geçen seneye kadar böyleydi. ABD’nin yerini şimdi Çin aldı. Sektör, 2011 yılına kadar ABD’den talep beklemiyor. Bu yüzden, ABD’de pazarında etkin olan Ege bölgesindeki arkadaşlarımız çok sıkıntılı.
AKARYAKITA 1 AYDA 4 DEFA ZAM GELDİ
Sektörümüzde girdi maliyetleri gerçekten çok yüksek. Bursa’dan Ankara’ya bir kamyon mal göndermek için verdiğim nakliye parası, Gemlik’ten Çin’e gönderdiğim bir konteynır mal için verdiğim nakliye parası ile neredeyse aynı. Çin’de işçilik aşırı ucuz, sigorta yok, vergi yok, akaryakıta sübvansiyon var. Ayrıca ulaşım ağlarını örmüşler, nakliye anlamında hiç sıkıntıları yok. Nasıl Rusya ülkesinde demiryolu ağını kurmuş, Çin de nehir yollarını kurmuş. Bu ekonomik krizde iş yapıyoruz, ancak kazancımız geçtiğimiz yıllardaki gibi değil. Müşteri kaybetmemek için fiyatlarda indirim de yapıyoruz. Mazota bir ayda dört kere zam geldi. Çok masraflı bir sektörde çalışıyoruz, yeni pazarlar, yeni müşteriler bulmaya gayret ediyoruz, iş yapıyoruz, fakat kar elde edemiyoruz.”
İHRACATI 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARIRIZ
Türkiye Granit Doğaltaş ve Makineleri Üreticileri Birliği (TÜMMER) Yönetim Kurulu Başkanı Selahattin Onur da, sektörel teşvik istedi.
Son açıklanan teşvik paketinde doğaltaş granit sektörüyle ilgili hiçbir şey bulunmadığını anlatan Onur, “Granitde dünya markasıyız. Bugün destek verilse 1.5 milyar dolarlık ihracatı 10 milyar dolara çıkarırız. Ancak teşvik paketinde adımız bile yok. Böyle giderse binlerce kişi daha işsiz kalacak. Akaryakıtta ÖTV indirimi istiyoruz. Maliye Bakanlığı, ‘bu emsal teşkil eder’ diyor ama denizcilikte var” dedi.
Sektör olarak kendilerini en çok üzen konunun, özellikle belediyelerde Çin granitinin kullanılması olduğunu belirten Onur, “Belediyeler, ‘ucuz’ diyerek gidip kalitesiz taşları alıyor. Kamu binalarında bir yaptırım uygulayın ki, Türk graniti daha fazla kullanılsın” çağrısı yaptı.
Dünya Granit Üretimi
Dünya genelinde granitlerin yapı ve dekorasyon malzemesi olarak kullanılmaya başlanması dünya granit üretiminin artmasına neden olmuştur. Özellikle son on yılda görülen artış, kazanım ve işleme teknolojisindeki gelişmelere paralellik göstermektedir. Giderek daha mükemmel hale getirilen işleme teknikleri ile taş, kolay ve ekonomik olarak istenen şekilde işlenmekte ve yeni kullanım alanları bulmaktadır.
Granitten malzemelerin mimar ve tasarımcılar tarafından daha fazla tercih edilmesi dünyadaki tüketici sayısının artmasına neden olmuştur. Önemli ölçüde düşen piyasa fiyatları, ekolojik ve estetik görünümlü malzemelere olan ilginin artması da tüketimin artmasına yardımcı olmuştur. Uzmanlar gelecek yıllarda bu gelişmenin süreceği tahmininde bulunmaktadırlar.
Dünya granit rezervleri incelendiğinde Alp – Himalaya kuşağı içinde kalan Portekiz, İspanya, İtalya, Yunanistan, Türkiye, İran, Pakistan gibi ülkelerde karbonatlı kayaç (mermer, kireçtaşı, traverten ve oniks) rezervlerinin fazla olduğu görülmektedir. İspanya, Norveç, Finlandiya, Ukrayna, Rusya, Pakistan, Hindistan, Çin, Brezilya ve Güney Afrika’da ise işletilebilir magmatik kayaç (sert taş) rezervlerinin yoğunlaştığı dikkati çekmektedir.
Dünya Granit Üretiminde ilk 10 Ülke
1. Çin (%23,5)
2. Hindistan (%11,7)
3. İtalya (%8,8)
4. İspanya (%7,4)
5. İran (%6,5)
6. Türkiye (%5,6)
7. Brezilya (%5,3)
8. Mısır (%3,8)
9. Portekiz (%2,9)
10. ABD (%2,8)
11. Diğerleri (%21,7)
Dünya granit üretiminde ilk on ülke sıralamasında üretimin %23,5’ini gerçekleştiren Çin ilk sırada yer almaktadır. Hindistan, İtalya, İspanya, İran ve Türkiye bu ülkeyi takip etmiştir. Dünya üretiminde Asya kıtasında Çin; Avrupa kıtasında ise Türkiye’nin gelişimi dikkat çekici düzeydedir. Üretim kıtalara göre değerlendirildiğinde Asya % 44’lük değerle ilk sırada yer alırken Avrupa %42 ile ikinci sırada yer almıştır. Asya kıtasında başta Çin olmak üzere, Hindistan, İran önemli üretim potansiyeline sahip olan ülkelerdir. Avrupa kıtasında ise İtalya, İspanya, Türkiye ve Portekiz granit üretiminde ve ticaretinde söz sahibi ülkeler arasındadır.
Hedef yıl sonuna kadar 50 konteynır ihracat ve 700 bin Euro ihracat geliri.
Yatırımlara hız veren İnterstone 2007 yılı ihracat ciro hedefini 6.5-8.5 milyon Euro olarak belirledi. Bu hedefe ulaşmak için, 2006 ve 2007 yıllarında 1-3 milyon dolarlık ilave yatırım yapacak olan İnterstone 2005 yılında ise 50 konteynır ihracat ve 700 bin Euro ihracat geliri elde etmeyi bekliyor. 1993 yılından bu yana sektörde faaliyet gösteren İnterstone ABD, Almanya, Hollanda.Fransa ve İngiltere’ye ihracat yapıyor.
Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ertan Numanbayraktaroğlu, iki yıllık hedeflerini şöyle anlattı: “2006 hedefimiz 17 konteynır ay seviyesi, 230.bin Euro minimum aylık ihracat ve 1.500 bin YTL yurt içi satış cirosu. 2007 yılında ise 40-50 konteynır ay ve 550.000 -700 000 EURO ihracat gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Böylece yıllık ihracat ciromuz 6.5-8.5 milyon Euro’ya yurt içi satış ciromuz ise 2 milyon YTL’ye ulaşacak.”
Yatırım finansmanı sağlanmalı
Sektörün sorunlarının çözümü için yatırımcılara uzun vadeli ve düşük maliyetli yatırım finansmanı sağlanmasını öneren Numanbayraktaroğlu, bankaların yeni maden kanunu ile olanaklı kılınan ” maden ruhsatlarının ve rezervlerinin teminat olarak” alınmasına işlerlik kazandırmalarını istedi. Sektörde üretime yönelik yatırım ihtiyacı olduğunu vurgulayan Numanbayraktaroğlu, Avrupa Birliği’ne(AB) uyum konusunda şunları söyledi: ” AB müktesebatına uyum sağlayabilmek için üretim ve ambalajlama alanlarında AB’nin kabul ettiği ve uyguladığı bir dizi standart ve sertifikanın önümüzdeki süreçte üretici firmalarca sağlanması gerekecek. Bu da ister istemez üretimde kalite standardını yükseltecek.
Almanya, İngiltere ve Fransa başta olmak üzere Avrupa Birliği ülkeleri ile ABD’ye yılda 1 milyar doların üzerinde ihracat gerçekleştiren Denizlili sanayici ve işadamları, rotalarını Asya ülkelerine çevirdi. Denizli tekstili için tehdit oluşturan Hindistan’a geçen hafta çıkarma yapan işadamları, tehlikeyi fırsata çevirmenin yollarını aradı.
Denizli Valisi Hasan Canpolat, AKP Denizli Milletvekili Selma Aliye Kavaf, Mehmet Yüksel, Ticaret Odası Başkanı Necdet Özer, Ticaret Borsası Başkanı İbrahim Tefenlili, Denizli Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Raşit Güntaş ile birlikte işadamlarından oluşan 14 kişilik heyet, 6 günlük Hindistan gezisinden sonra önceki gün valilikte basın toplantısı düzenledi. Geziyi değerlendiren Vali Hasan Canpolat, “Hindistan 1 milyarın üzerinde nüfusu ile ABD ve AB ülkelerinin toplam pazarına eşdeğer. Çin ve Hindistan ile rekabet etmek yerine bu ülkelerle ticari ilişkilerimizi geliştirip bu pazardan pay almanın yollarını aramalıyız” dedi.
‘Mermer verip granit alırız’
Hindistan’ın granit zengini olduğuna dikkat çeken Vali Canpolat, “Biz onlardan granit alıp onlara mermer satmalıyız. İki ülke arasındaki ticari ilişkileri geliştirmek amacıyla ilk adımı attık. Hindistanlı işadamlarını teknoloji, tekstil ve İzmir’de düzenlenecek olan mermer fuarlarına davet ettik. Ayrıca, Hindistan’da da Denizli günleri düzenlenecek” diye konuştu. Canpolat, turizm, tekstil ve mermerin yanı sıra kuruyemiş ve şarap ihracatı için de Hindistan’ı önemli pazarlardan biri haline getirmeyi planladıklarını ifade etti.
Almanya, İngiltere ve Fransa başta olmak üzere Avrupa Birliği ülkeleri ile ABD’ye yılda 1 milyar doların üzerinde ihracat gerçekleştiren Denizli…
Son Yorumlar