Granit Nedir?

Kategori: Granit Yorum Yok »

http://www.granitkuptas.com/galeri/kuptas3%20copy.jpg

GRANİT NEDİR?
Granit, yerkürenin milyonlarca yıl süren jeolojik oluşum dönemlerinde kuars, feldispat ve mika gibi çeşitli minerallerin birleşmesiyle oluşmuş doğal magma kayalarıdır.

Bileşimindeki bu minerallerin oluşturduğu dokusuyla sağlam bir yapıya ve zengin renk skalasıyla estetik görünüme sahip olan granit, tarih boyunca aranılan, yeryüzünün en sert ve dayanıklı yapı malzemesi olmuştur.

Granit, yapıları dış etkenlerden koruması, yapı içi iklimi muhafaza etmesi, periyodik bakımlara ihtiyaç göstermemesi, ışığı yansıtması ve parlaklığı uzun süre koruyarak ilk günkü görüntüsünü yıllarca kaybetmemesi gibi fiziksel özelliklerin yanı sıra zengin renk ve doku seçenekleriyle, modern mimaride tercih edilen bir yapı malzemesidir.

Ayrıca çeşitli kalınlıklarda ve ebatlarda imal edilebilmesi, cephe kaplaması için ankraj deliklerinin delinebilmesi gibi avantajlara sahiptir.

Eski çağlarda üretimi ve işlenmesi çok zor şartlarda gerçekleştirilen granit, günümüzde gelişmiş metotlarla üretilmekte ve yüksek teknoloji ile işlenerek yapı sektörünün dış cephe kaplamasından zemin döşemelerine, merdivenlerden mutfak ve banyo tezgahlarına, asansör sövelerinden şöminelere kadar çeşitli alanlarda kullanılmaktadır.

Günümüzün en dayanıklı ve estetik yapı malzemesi olan granit, zengin renk ve doku çeşitliliğine sahiptir. Kolay temizlenebilir oluşuyla da iç ve dış mekanlarda kullanılabilecek en işlevsel ve hijyenik malzemedir.

Ülkemizde 90′lı yılların başında, yaygın olarak kullanıma giren granit, tüm bu avantajları nedeniyle, özellikle büyük proje uygulamalarında kullanılmaktadır.

yer kabuğunun önemli bileşenlerinden olan ve ülkemizde geniş yayılım alanına sahip olan granitoyidler, çok büyük bir önem arzetmektedirler.jeotektonik oluşum ortamları farklılık gösterdiğinden dolayı granit mermerciliğinde çok iyi etüt edilmesi gerekmektedir. granitoyid grubu diye adlandırdığımız plütonik (derinlik) kayaçlar, streckeisen (1976) diyagramına göre sınıflandırılmış ve bu sınıflandırmada felsik (açık renkli) mineraller baz alınmış ve Kuvars, plajiyoklaz ve alkali feldispat mineralleri kullanılmıştır. Kuvars oranları %20-60 aralığındaki kayaçların tamamı granitoyid grubu olarak adlandırılmıştır. Alkalifeldispat oranları yüksek olanlar, alkali feldispat granitten, granit, granodiyorit ve tonalite doğru plajiyoklaz oranlarında artış gözlenmiştir. Mafik (koyu renkli) mineral olarak ise genellikle granitlerde biyotit yoğunluğu, granodiyoritlerde ise amfibol(hornblend) yoğunluğunun yanı sıra diğer gruplarda ise muskovit ve kısmende piroksen minerallerine raslanır.Makroskobik olarak genellikle faneritik (taneli) dokunun yanı sıra iri feldispat tanelerin görüldüğü porfirofaneritik dokuda gözlenmektedir.

granit hernekadar sert bir dokuya sahip olsada suyu emer emme oranını düşürmek için iyi bir epoksi yapılması gerekir ayrıca granit bünyesinde mikrop barındırabilen bir taştır.

DOĞAL TAŞ, BAZALT, TÜF TAŞI, FİLELİ MOZAİK, PATLATMA MOZAİK, DERE ÇAKILI, TAMBURLU ÇAKIL, DERE KAYASI, DOĞAL KAYRAK TAŞI, GEBZE TAŞI, KANDIRA TAŞI, EBATLI KAYRAK TAŞI, YAPAY TAŞLAR, ŞÖMİNE, BARBÖKÜ, SÖVE İMALATI, CEPHE TAŞLARI, CEPHEKAPLAMA, ZEMİN KAPLAMA, YER DÖŞEME, DUVAR KAPALAM, BAHÇE DÖŞEME, MERNER, TRAVERTEN, GRANİT, GRANİT KÜP TAŞI, COTTO ZEMİN KAPLAMA, COTTO BASAMAK, PRES TUĞLA., ANTİK TUĞLA, DOLAMİT, PODİMA ÇAKIL, WAŞ BETON, ANTİK KARO ÇİNİ, ANTİK ÇİNİ, DEKORATİF ÇİNİ

Doğal Yapı Taşları

Kategori: Doğal Taşlar 1 Yorum »
Image
Prof. Dr. Turgay ONARGAN
DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ
DOĞAL YAPI TAŞLARI VE SÜS TAŞLARI A.B.D. BAŞKANI


Yerkabuğundan çıkarılarak kullanılan ‘Endüstriyel Hammaddeler’ içinde ‘Doğal Taşlar’ın önemli bir yeri vardır. Doğal taşlar tarihsel çağlar boyunca insan ile bütünleşen bir malzemedir. İnsan yaşamı, barınmadan, korunmaya, duygularını, mesajlarını geleceğe aktarmadan, sonsuza yolculuğunda bedenini emanet etmeye kadar, sağlamlığın ve güvenin simgesi olan taş ile iç içedir. Taş ilkel insandan, günümüz çağdaş insanına kadar onun yaşamında şekil ve işlev değiştirerek sürekli kullanıla gelmiştir.

Dünyadaki bilimsel ve teknolojik gelişmeye paralel olarak yaşam anlayışı da, beklentiler de değişmektedir. Günümüzde, daha sakin ve huzurlu doğal ortamlarda yaşama isteği giderek artmaktadır. Çağdaş insan bu özlemini olabildiğince doğal taşlarla bezenmiş mekânlarda yaşamını sürdürerek gidermeye, en azından buna katkı sağlamaya çalışmaktadır.

Gelinen nokta da doğal taş sektörünün açmazlarını;  1. Üretimde Verimlilik (Ocak + Fabrika), 2.Akredite Laboratuvar + Ce Markası, 3. Çevresel Etki Kaynaklı Problemler, ve 4. Toplam Kalite ve Organizasyon  Problemleri olarak saymak mümkündür. Doğal taş sektöründe yer alan kuruluşlar, ödeme güçlüğü, öz kaynak yetersizliği vb. sorunlar nedeniyle yerli üreticiler maden işletme ruhsatlarını yabancı sermayeye satmakta ya da yabancı sermayeyi ortak alarak üretim yapmaktadırlar.  Bugün yaşanan sıkıntıların atlatılmasında dış ticareti göz önüne alarak kur politikalarının güncellenmesi, standartlaşmaya önem verilmesi, özellikle yeni yatırımların gerçekleştirilebilmesi için gereken düşük faizli finansmanın sağlanması ve ocak verimliliğini arttırıcı çalışmaların gerçekleştirilmesinin zorunluluk haline geldiği açıktır. Ancak bunların tek başına yapılması sektörü yarınlara taşımayacak, bugünü kurtaracaktır. Gelecekte sektörün önünü açacak olan bazı düzenlemelere açılım yapmak açısından Vizyon temelli aşağıda başlıklar altında verdiğim hususların önem kazanacağını düşünmekteydim.

KALİTE VE STANDARDİZASYON;
Doğal taşların kalitesinin tayininde ve en uygun kullanım alanlarının belirlenmesinde en önemli parametrelerden birisi de ilgili standartlara uyma derecesidir. Zira standartlara uygun doğaltaş ürünler kullanım yerlerinde uzun ömürlü olarak kalmakta, renk, desen, fiziksel özelliklerini koruyabilmektedirler. Standartlara uygun özellikler taşıyan ürünler daha çok talep görmekte ve böylelikle pazar payının sürekliliği sağlanmakta ve daha kolay markalaşabilmektedir. Doğal taş malzeme kullanıcısı durumunda olan uygulamacılar standartları ürünlerde arayarak kullanım yerine en uygun doğal taşı seçebilecekler ve kullandıkları malzemelerin en uzun ömürlü ve ilk günkü albenisi ile kalmasını sağlayacaklardır. Doğal taşların kullanılmasında uluslararası standardizasyon çalışmalarını bilmek ve ürün seçiminde bunlara dikkat etmek projelerin başarısında en önemli etkenlerden birisi olarak karşımızda durmaktadır

LOJİSTİK;
Küreselleşme ve artan rekabet, işletmelerin ürün fiyatlarını, dolayısıyla maliyetlerini ve verimliliklerini daha iyi kontrol etmelerini zorunlu kılmaktadır. Bu bağlamda tedarik zinciri ve lojistik yönetimi, hammadde satıcılarından montajcılara ve son kullanıcılara kadar tüm üretim ve dağıtım süreci boyunca malzeme ve bilgi akışının yönetimine yardımcı olmaktadır. İşletmeler arası tedarik zinciri ve lojistik yönetimi yapısı, süreç, insan, teknoloji ve performans ölçümlemeleri gibi çeşitli açılardan tek bir işletme şeklinde hareket ederek kaynakların ortak kullanımı sayesinde sinerji yaratmayı hedeflemektedir(Paksoy vd., 2003; s.4). Özellikle pazarda yaşanan yoğun rekabet, müşteri beklentilerinin değişmesi, teknolojide yaşanan hızlı değişim gibi unsurlar yeteneksel gelişmenin tesisi konusunda işletmelere baskı yapmaktadır. Bu noktada, etkin ve entegre lojistiğin ortaya çıkarılması bütünü parçalarıyla ele almayı gerekli kılmaktadır.

VERİ TABANLI PAZARLAMA GEREKSİNİMİ;
Çağdaş pazarlama iletişimindeki müşteri odaklı yaklaşım müşterilere ilişkin her türlü bilginin işletmeler tarafından değerlendirilmesi gerekliliğinin önemini vurgulamakta ve veri tabanı pazarlama sisteminin oluşturulmasına büyük önem vermektedir. Veri tabanı pazarlama sistemi ile elde edilecek bilgiler işletmenin ürün ve hizmetlerine artı bir değer katmaktadır. Veri tabanı teknolojisini yetkin olarak kullanabilen pazarlama iletişimi uzmanları elde ettikleri veriler doğrultusunda doğru hedef kitlelere, doğru iletişim karması ile gitme, bunların geri beslemesini alma ve sınırlı kurumsal kaynakları çok daha etkin olarak kullanma şansına sahip olacaklardır.

SERVİS ÖMRÜ VE DAYANIKLILIK;
Binalar, insanlık için güvenlik içinde yaşayabilecekleri, sağlıklı ve konforlu bir ortam sağlamalarının yanı sıra, kendilerinden beklenen bu fonksiyonlarını yapının ömrü boyunca devam ettirmekle de sorumludurlar. Doğal taşların servis ömrünün en az 60 yıl olması, estetik açıdan renk ve albenisini 10 yıldan fazla koruyabilmesi, 10 yılda bir tamir bakım gerektirmesi ve tamir bakım giderlerinin büyüklüğü gibi hususlar son yıllarda aranan özellikler arasına girmiştir. Antik dönemden günümüze önemli yapıtların özenle seçilen malzemelerle yapılması mimarlık geleneği olarak süregelmiştir. Anadolu’nun birçok ören yerinde rastlanan tapınak, tiyatro gibi anıtlar iri boyutlu dayanıklı doğal taşlarla yapıldıkları için günümüze kadar gelebilmişlerdir. Anadolu’da 4000 yıl önce kurulan ve atalarımız olan Hitit uygarlığını Yakındoğu’daki diğer uygarlıklardan ayıran en önemli özellik insan hakları ve hoşgörü kültürünün gelişmiş olmasıydı. O uygarlık hakkındaki tüm bilgilere bugün bıraktıkları taş eserlerle ulaşılabilmektedir.

ÇEVRESEL MİMARLIK;
Bu kavramı içerisine alan Ekolojik Planlama; doğa ile barışık ve ona en az zarar verecek tasarımları gerçekleştirmek anlamına gelmektedir. Yaşadığımız çağ, sosyal yaşam alanlarının tümünde saydamlığın, bireyin evrensel hakları ve özgürleşme alanlarının, kamu kurumlarının katılımının en yüksek düzeyde olması gereken bir çağdır. Kamu kurumlarında yerli doğal taşların kullanılması mutlaka zorunlu hale getirilmelidir.  Güneş enerjisinden, rüzgardan, yağmurdan yararlanma, artık malzemeleri tekrar kullanma, iklimin özelliklerini pozitif enerjiye dönüştürme, doğayı yapı içerisine alarak onunla birlikte yaşama, doğanın olumlu ve olumsuz yönlerini dikkate alarak “Biyo-Klimatik” akıllı binalar tasarlamak; terör ve benzeri tehlikelere karşı önlemler almak suretiyle ekolojik “sürdürülebilir” mimarlık yapmak yakın gelecekte büyük önem taşıyacaktır ve bunda da kullanılabilecek en önemli malzeme doğal taşlar olacaktır.

DOĞAL TAŞLAR NETWORK SİSTEM KURULUŞU;
Doğal taş işletmelerimizin dünyada gelişen yeni ekonomik koşullara karşı değişim ihtiyacını karşılamak üzere ve sürekli büyümeyi ve özellikle Avrupa pazarlarında yer edinmeyi hedefleyen şirketlere danışmanlık vermek amacı ile kurulacak “Doğal Taşlar Network Sistem Kuruluşu” na gereksinim duyulacaktır. Bu kuruluşa bağlı olan şirketler dünya üzerine yayılmış bilgi ve teknoloji ağı sayesinde Danışmanlık, Ticaret ve Yazılım geliştirme konularında ürün ve hizmet sunabilecektir. Globalleşen dünya düzeni içerisinde ticaretin belirli standartlara göre yapıldığı pazarlarda işletmelerin ihtiyaç duyduğu hususlar, en yeni teknik ve teknolojik çözümler kullanılarak, işletmelerin beklentilerine göre uzman kadrosu tarafından şekillendirilebilecektir.

İŞLETME OPTİMİZASYONU VE DOĞRUDAN PAZARLAMA TEKNİKLERİ;
Birçoğu Kobi niteliğinde olan doğal taş işletmeleri varlıklarını sürdürebilmeleri için, tüm işletme faaliyetlerini kolaylaştırıp, iş yüklerini ve maliyetlerini azaltarak dışa açılmalarını sağlayacak geleceğe dönük akılcı stratejiler geliştirmeleri zorunlu hale gelmiştir. Son yıllardaki işletmelerdeki optimizasyon sorunlarının çözümü yönetsel, işlemsel ve toplumsal sistemlerin yanı sıra ekonomik sistemlerin işlerlik kazanması açısından son derece önemlidir. Doğal taş ticaretinde daha önceleri önerilen “Sektöryel Dış Ticaret Şirketleri” nin bu sektörde başarılı uygulanabilmesinin mümkün olmadığı yaşanan süreçlerde görülmüştür. Doğal taş sektörüne en uygun Doğrudan Pazarlama’ nın bugün ulaştığı en son nokta olarak da iletişim teknolojisinin bütün olanaklarının kullanıldığı elektronik ortamda yapılan pazarlama, bir başka ifade ile İnternet’te pazarlama seçeneğidir.
Sonuç olarak artık sektöre vizyon önerisi yapanların, mevcut kısır sorunların çözülmesini söylemesi, ya da 2000 li yıllara atıfta bulunarak 2,5 milyar dolar ve benzer ihracat rakamları hedefleri göstermesi yerine, yeni açılımlar ve katma değer sağlayacak modelleri önermeleri gerektiğine inanmaktayım. Avrupa Birliği’nde hummalı bir şekilde devam eden Ar-Ge çalışmalarının ülkemizde de olması gerektiğini bir kez daha söylemenin ise yersiz olduğu bir gerçektir.

Granitte artan talep ve granit tercihinde dikkat edilmesi gereken konular

Kategori: Granit Yorum Yok »

Granit artık bir çok projede öncelikli tercih edilen bir yapı malzemesi olarak inşat dünyasında yerini almış durumda. Gerek mutfak tezgahı, gerek asansör sövesi, gerek merdiven kaplaması, gerekse bina dış cephe kaplaması olarak kullanılan granitler bir çok çeşit, renk ve doku bazında proje sahiplerine değişik alternatifler sunmakta. Lakin granitlerin kalitesi, renk seleksiyonu ve dayanım gücü konusunda hassas bir tercih mekanizması kurulması şarttır. Zira kullanılan granitte renk atması, granitin uygulama esnasındaki kesim standartları estetik bir görünümün yanısıra içeriği konusunda insan ve çevre sağlığı konusunda büyük önem arzetmektedir.

Ülkemize genellikle, Brezilya, Hindistan ve Çin’ den ithal edilerek getirilen granitlerin doğal görünümündeki aksaklıkları gidermek amacıyla boyanması, ebatlarındaki bozukluklar ve ondulasyon gibi sorunları son kullanıcının tespit etmesi ne yazık ki mümkün olmamaktadır. Bu noktada son kullanıcıların temin ettikleri granitleri güvenilir noktalardan temin etmeleri kendi menfaatleri açısından çok büyük bir önem arzetmektedir. Granit alırken mutlaka satış noktalarının taşı nerden aldıklarını sorgulayınız, referans listesini alınız, kesim makinalarını kontrol ediniz. Granit doğal bir malzemedir, unutmayın ki standardı yakalamak bu noktada çok zordur, ama bahsettiğimiz hususlarda ince eleyip sık dokusanız granit konusunda yüksek ihtimalli olarak doğru bir tercih yapacaksınız.

Doğal Yapı Granit

Rıza Keskin.

BAZALTIN ALTERNATİF BİR HAMMADDE OLARAK KULLANIMI 3

Kategori: Doğal Taşlar Yorum Yok »

Feldispatlar, izomorf karışımları ve oluşum özellikleri bakımından iki gruba ayrılırlar.

1- Alkali Feldispatlar

2- Plajioklaslar

  1. Alkali Feldispatlar

Bu mineraller arasında kristolografik yapı değişiklikleri vardır. Büyük çaplı bir katyon olan potasyumun bulunduğu veya çok bulunduğu yapılar monoklinik, sodyum bakımından zengin olanlar trikliniktir.

Alkali feldispatlarda potasyum ile sodyum feldispatlar arasında katı çözelti oluşum alanları çok dar olup, potasyum yerini belirli ölçülerde ve bazı fiziki şartlarda sodyum alabilir. Tabiatta potasyum feldispatlar çoğunlukla sodyum feldispatlarla birlikte ve daha tali olarak da kalsiyum feldispatlarla birlikte bulunur. Bu grup içerisinde gerek oluşum gerekse seramik sektörü için en önemli olan ortoklastır. Bu grubun sinterleme aralığı, sodyum feldispatınkinden daha geniştir. Bu da sinterleşen

ürünün mukavemetinin fazla olmasını sağlar.

  1. Plajioklaslar

Sodyumlu feldispatlardan, plajioklas grubunun kalsiyum içermeyen üyesi albit olup, formülü NaAlSi3O8’dir. Doğada albit, potasyum feldispat ile katı çözelti oluşturmayıp, ancak bir miktar potasyum feldispat ile birlikte bulunur. Albitlerin seramik ve cam hammaddesi yönünden önemi çok fazladır. Feldispatlar doğada çok yaygın bulunmasına rağmen az sayıda oluşum cam ve seramik sanayiine uygun özellikte hammadde içermektedir. Bunun nedeni, feldispat, özellikle potasyum feldispat oluşumlarının büyük çoğunluğunun ince taneli kayaçların bileşeni olarak bulunması, demir içeren mineraller tarafından kirletilmiş olmasıdır.

Seramik ve cam sektörü için feldispatların erime derecelerinin büyük önemi olup, büyüklükleri ve erime dereceleri büyük rol oynamaktadır. Literatürde kesin rakamlar bulunmakla birlikte çok az miktarlarda da olsa içlerinde diğer feldispat kristallerinin izomorf halde bulunmaları erime derecelerini değiştirmektedir. Örneğin;

1- Potasyum Feldispat : 1170°C

2- Sodyum Feldispat : 1122°C

3- Kalsiyum Feldispat : 1500-1550°C’lerde erimektedir.

Ticari feldispatlar; potasyum feldispat ve albit, birkaç cins feldispat mineralini içinde bulundurur. Bu nedenlerle teorik formüllere ulaşmak mümkün değildir. Ayrıca bu sektörde hiç istenmeyen mika (muskovit ve biyolit), turmalin, granat vb. Mineraller kaliteyi etkileyen en önemli unsurlar olup, ekonomik bir şekilde manyetik ayırma ve flotasyon suretiyle bunları azaltmak mümkündür.

Feldispat, yerkabuğundaki birçok magmatik, metamorfik ve sedimenter kayacın bileşiminde büyük ölçüde bulunması dolayısıyla ticari olarak çeşitli kaynaklardan üretimi veya feldispat oranı yeterli olduğu takdirde bu kayaçların direkt olarak sanayide kullanımı mümkün olmaktadır. Ticari feldispat kaynağı olarak halen kullanılan kayaç türleri şunlardır.

    Pegmatitler : Potasyum feldispat ve kuvarsın hakim olarak bulunduğu ayrıca başka ekonomik mineraller de içerebilen, kaba taneli magmatik bir kayaçtır. Genellikle granit-granodiyorit bileşimli kayaçlarla ilişkili olarak bulunur. Ayrıca metamorfik provenslerde de bulunmaktadır. Sanayide direkt olarak veya zenginleştirmeyi müteakip kullanılmaktadır.

Aplitler : Mineralojik olarak, damar kayacı şeklinde ve granit bileşiminde bir kayaç dokusunu; ticari olarak ise, büyük ölçüde albitten oluşan feldispatik bir damar veya dayk kayacını ifade eder. Kaolinleşmiş türleri de sanayide kullanılmaktadır. Bunlar da granitik kayaçlarla ilişkili olarak oluşmuşlardır.

Feldispat Filonları : Granitik kayaçların kendi bünyeleri içinde veya kontakt halindeki yan kayaçlarda enjeksiyon damarları halinde oluşmuş feldispatça zengin sokulumlardır. Çok zengin tenörlü sodyum veya potasyum feldispat içerirler, impürite oranları daha düşüktür.

Nefelin Siyenit : Silisce fakir kristalin bir kayaç olup albit ve mikroklin türü feldispat ile nefelinden oluşur. Az miktarda mafik silikatlar ve diğer aksesuar mineralleri içerir. Dünyada geniş yayılımlıdır. Serbest silis içermemesi, yüksek alkali ve alümine içerdiği, yüksek ergitme gücü ve dar erime aralığı, cam endüstrisine ideal uyum gösteren karakteristiklerdir. Bu mineralin feldispata kıyasla daha yüksek alümina ve alkali katılımı anlamına gelmektedir. Kayacın endüstriyel özelliklerini temin eden nefelin minerali Na3KAl4Si4O16 kimyasal bileşimine sahip, Na/K=3/1 olan, hegzagonal sistemde kristallenen, Mohs sertliği 5-6 ve özgül ağırlığı 2,5-2,7 gr/cm³ olan bir

mineraldir. Alterasyon sonucunda sodalit, kankrinit, zeolit türleri ve özellikle de analsime dönüşür. Nefelinli siyenitin bazı türleri: kongressit, kregmantit, ditroit, fenit, foyait, iyolit, laurdalit, litfieldit, melteigit, miyaskit, monmoutit, raglanit, rouillit ve urtit’tir. Nefelinli siyenit, Türkiye açısından da potansiyel feldispat kaynağı olarak gelecek vaat etmekte olup, Kırşehir masifindeki sodalitli siyenit ve miyaskit türü kayaçlar, zenginleştirme çalışmaları sonucunda Norveç nefelinli siyenitine eşdeğer

alkali zenginleşmesi ve demir oksit/karbonat impüriteleri alt limit değerlerinde oldukça iyi verimle kazanılmış bulunmaktadır. Nefelinli siyenit, önemli bir silika (%59-60SiO2), alümina (%23-24 Al2O3) ve alkali (%9,8-10,2 K2O) kaynağıdır.

    Alaskit : ABD’de Kuzey Carolina’da Spruce Pine’de en yaygın olarak gözlenen belirli bir kayaç türünü ifade eder. Ancak ticari olarak farklı bileşimdeki granitik kayaçlara uygulanır. Granit-pegmatit arası bir kimyasal bileşime sahip olduğu söylenebilir. Ortalama mineralojik bileşimi: %45 plajiyoklaz, %25 kuvars, %20 mikrolin, %10 muskovit şeklindedir.

Grafik Granit (Yazı Graniti) : Potasyum-Feldispatın hakim olduğu, sekonder mineral olarak kuvars içeren ve yüksek K2O oranı istendiğinde kullanılan bir pegmatitik kayaç cinsidir. Ticari değeri üstte belirtilenler kadar fazla değildir.

Perlit : Potasyum-Feldispat içinde mikroskobik plajiyoklaz büyümelerinden teşekkül eder. Grafik granit ve pegmatitlerde perlit oluşumu yaygındır ve kayaca belirgin bir dokusal özellik kazandırır.

Feldispatik Kumlar : Doğal veya işlenmiş halde feldispat ve kuvars karışımından oluşmuş kumlardır. Feldispatça zengin kayaçların erozyonu ve taşınıp depolanması sonucu oldukça zengin plaser yataklar oluşabilir ve büyük rezerv arz edebilir. Bazı pegmatitik metalik maden işletmelerinde zenginleştirme sırasında yan ürün olarak da elde edilmektedir. Bu tür feldispat kumları kaolinlerin yıkanması sırasında da açığa çıkmaktadır.

Altere Granitler : Granitik kayaçların atmosferik şartlar altında veya hidrotermal etkilerle belirli ölçüde alterasyonu sonucu, içerdiği feldispatlarda kaolinleşme gelişir ve kayaç bünyesindeki mafik mineraller belirli ölçüde uzaklaştırılarak demir oksit impüritesi azalır. Saf feldispat kaynaklarının son yıllarda rezerv yönünden darboğaza girme eğilimi göstermesi neticesinde söz konusu granitlerin seramik sanayiinde değerlendirilmesi yönünde çalışmalar yapılmaktadır.

Kuvars

Kimyasal formülü SiO2 olup özgül ağırlığı 2,6, sertliği 7’dir. Granitlerin, liparitlerin, tonalitlerin ve kuvarslı porfirlerin bileşiminde bulunur. Tortul kütlelerden kuvarsitleri ve greleri meydana getirir.

Saf kuvars daima renksiz ve saydamdır. Volkanik kayaçların bileşiminde %12 oranında bulunur. Ufalanıp dağılması ile çeşitli iriliklerde çakıl ve kumlar oluşur. Toprakların bileşiminde önemli oranlarda bulunur.

Kuvars seramik çamur ve sırlarında önemli görevler yüklenerek geniş kullanma alanı bulur. Seramik endüstrisinde en çok kuvars kumu ve kaya kuvarsı şeklinde kullanılır. Doğada bol ve yaygın olarak bulunan ince taneli kumlar, demir ve diğer zararlı katkıları içermiyorlarsa, büyük kırma ve öğütme masraflarına gerek olmaksızın seramik endüstrisinde öncelikle kullanılırlar.

Kuvarsın birçok modifikasyonları vardır. Bunlar ısıtma ve pişirme esnasında birbirine dönüşür. Bu dönüşümler esnasında %2,7-7,0 arasında hacim değişmesi olduğundan bu kritik dönüşüm noktalarında kolaylıkla çatlamalar olur. Çekme ve kırılma mukavemetini azaltır. Çok kuvars ihtiva eden bisküvide soğuma esnasında çekme, glazürlemede fazla olacağından böyle karolar bombeli olarak çıkar.

GÖKHAN SAYARER

YÜKSEK LİSANS TEZİ

Maden Mühendisliği Anabilim Dalı

Şubat 2006

Copyright © 2008 - 2009 Granit.Gen.tr Tüm Hakları Saklıdır.
Yazılar RSS Yorumlar RSS Giriş
Granit Web Stats