granit küp taşı 4*6 cm
granit küp taşı 6*8 cm
granit küp taşı 8*10 cm
bazalt küp taşı 4*6 cm
bazalt küp taşı 6*8 cm
bazalt küp taşı 8*10 cm
andezit küp taşı 4*6 cm
andezit küp taşı 6*8 cm
andezit küp taşı 8*10 cm
granit küp taşı 4*6 cm
granit küp taşı 6*8 cm
granit küp taşı 8*10 cm
bazalt küp taşı 4*6 cm
bazalt küp taşı 6*8 cm
bazalt küp taşı 8*10 cm
andezit küp taşı 4*6 cm
andezit küp taşı 6*8 cm
andezit küp taşı 8*10 cm
Prof. Dr. Turgay ONARGAN
DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ
F.B.E. Doğal Yapı Taşları ve Süs Taşları A.B.D. Başkanı
Doğal taş sektörünün geleceği açısından inovasyon, verimlilik ve çevre konularına önem verilmelidir. Bu konuda en yakın zamanda sektörel ve araştırma kuruluşlarının bir araya gelerek yapacakları öngörü toplantıları bundan sonraki yol haritasının çıkarılması bakımından büyük önem taşımaktadır.
Alternatif Hammadde Arayışlarının Nedenleri
- Seramik sanayisinin hızla gelişmesi
- İhtiyaçların artması
- İhtiyaç duyulan ürünler için mevcut kullanılan ve diğer hammaddelerin zamanla azaldığı göz önünde bulundurularak yeni kil yataklarının veya aynı fonksiyonları sağlayacak hammaddelere gereksinim vardır.
Alternatif hammaddelerin seramik bünyelerde, mevcut hammaddelerin özelliklerini taşıması veya özelliklerini sağlaması önemlidir. Bu amaçla, alternatif hammaddeler kompozisyonu olarak;
- Silika kaynağı olmalı,
- Alümina kaynağı olmalı,
- Alkali kaynağı olmalıdır.
Bazaltın Tanımı
Bazalt, dünyanın her tarafında bulunan ağır, koyu renkli bir lavdır. Yeryüzünde en çok rastlanan volkanik kayaçlardır. Endüstriyel hammaddelerin kullanım alanlarına göre sınıflandırılmasında “aşındırıcı – parlatıcı mineraller” sınıfına giren bazalt, jenerik sınıflandırmada “magmatik kayaç” sınıfında yer alır.
Bazalt; yerkabuğunun derinliklerinde bulunan ve sıcaklığı 600–1300°C arasında değişen uçucu bileşenler (gazlar) bakımından doygun bir silikat eriyiği olan magmanın; basınç ve sıcaklığın azalması ve katılaşması/kristalleşmesi sonucu oluşturduğu magmatik kayaçların “yüzey kayaçları” grubuna girer. Yeryüzünün 2,5 milyon km²’denfazla yüzeyini bazaltlar örter. Bazaltik lavlar, daha akıcı olmaları nedeni ile geniş alanlarda yayınım gösterirler.
Klasik sınıflandırmada bazaltlar şu sırayı izler;
- Feldispatlı taşlar
- Feldispatı Na ve Ca olanlar
- Feldispatoidsizler
- Gabro ailesi (yüzey taşları / volkanik taşlar)
- Yarı kristalin mikrolitli ve camsı olanlar
- Bazalt
Bazalt gabro ailesinin en bazik ve en önemli taşı olup, rengi genellikle siyah, homojen, yoğun ve ağırdır. Bileşiminde ojit mikrolitleri, manyetit ve olivin bulunur. Bazaltın siyah ve ağır olması içerdiği manyetitten ileri gelir. Hatta manyetiti fazla olan bazaltlar manyetik özellik gösterir. Ticari olarak siyah volkanik kayaç olarak adlandırılan bazalt, piloksaj ve piroksenden meydana gelir. Fakat o kadar ince dokuludur ki, bu mineralleri görmek oldukça güçtür. Genel olarak kayaç yarı yarıya feldispat ve demir–magnezyum minerallerinden oluşur, fakat bünyelerinde az veya çok volkanik cam ile olivinde bulunabilir. Rengi koyu gri ile yeşilimsi siyah arasında değişir. Kurak bölgelerde bazalt mostraları beyaz, kireçli kabuklar oluşturur. Rutubetli bölgelerde ise bazalt içindeki demir, okside olarak bazalta paslı kahverengi bir renk verir. Bazaltlarda kuvars genellikle hiç görülmez fakat %5’ten fazla kuvars içerenlere kuvars bazalt denir. Bunun dışında bazalt çeşitleri şöyledir;
- Traki bazalt : Sanidin ve yanında biyotit içeren bazalt
- Oseanit bazalt : Çok koyu renkli, olivince çok zengin (%20 – 25) bazalt
- Aknamit : Çok koyu renkli, ojitçe zengin bazalt
- Mujearit : Oligoklas bazaltı, trakitik dokuludur
- Melafir : Altere olmuş bazalttır, koyu yeşil renklidir.
- Bazaltik camlar
Bazaltlar filon, dayk ve akıntı halinde bulunurlar. Bunların lavları daha akışkandır. Bu taşların en karakteristik özellikleri altıgen prizmalar halinde büyük kolonlar oluşturmalarıdır. Prizma eksenleri daima soğuma yüzeyine dik olur. Bunlar magmanın soğuma ve büzülmesinden meydana gelmişlerdir. Bazalt prizmalarının yüksekliği bazen 50m’ye kadar çıkar.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, dünyada bir ilk olan borlu çimentoyu ürettiklerini belirterek, borlu çimentonun dayanıklı olduğunu ve inşaat yapımında maliyetleri düşüreceğini kaydetti.
Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü (BOREN) ve İnşaat Sanayicileri Sendikası (İNTES) borlu çimento üretimi ve kullanılmasıyla ilgili basın toplantısı düzenledi. Toplantıya katılan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, Türkiye’nin dünyanın bor rezervinin yüzde 72″sine sahip olduğun ifade ederek, madencilikten kimyasallara geçtiklerini söyledi. Katma değerli ürünleri üretmeye yöneldiklerini dile getiren Güler, “Borun hakkını vermeye çalışıyoruz. Borlu çimentoyu üretmeye başladık. Türk Standartları Belgesini de aldık. İnşaatlarda, barajlarda ve yollarda kullanılabilecek. Gönül rahatlığı ile bunu kullanabiliriz. Depreme daha dayanıklı binalar yapabileceğiz. Ayrıca, borlu çimento netron tutma ve kalkan olması özelliği olması nedeniyle nükleer santral yapımında da kullanılabilecek” dedi.
-”MALİYETLER AZALACAK”-
Betonun dayanıklılığının artığını vurgulayan Güler, zemin üzerinde daha büyük binalar yapılabileceğini kaydetti. Ayrıca, maliyetlerin de azalacağına işaret eden Güler, çevreye de duyarlı bir ürün olduğunu ifade etti. Türk kahvesinden sonra Türk çimentosunun geleceğini belirten Güler, 4 bin ton üretildiğini, testlerin de yapıldığını kaydetti. Güler, DSİ’nin de 11 baraj yapımında borlu çimentoyu kullanacağına işaret ederek, bunun dünyada bir ilk olduğunu söyledi.
INTES Başkanı Şükrü Koçoğlu, AB’nin borun üremeyi etkilediği yönündeki iddialarını anımsatarak, “Borun üretildiği illerde her aile iki üç çocuk sahibi. Onların bu kendi kabiliyetsizliğinden” dedi. Borlu üretime talip olduklarını ifade ederek, bir baraj yapımında yüzde 15, ev inşaatlarında ise metreküpte bir torba çimento tasarrufu sağlayacağına dikkat çekti.
Toplantının ardından bir gazetecinin AB’ye bor ile ilgili açılan davayı hatırlatması üzerine Bakan Güler, dav anın devam ettiğini söyledi.
Son Yorumlar