Kestanbol Graniti

Kategori: Doğal Taşlar Yorum Yapın

Doğaltaş , çok eski dönemlerden beri insanoğlu için vazgeçilmez bir kaynak olmuştur.
Tarihin ilk çağlarında silah ve alet olarak kullanılan doğaltaş zaman ilerledikçe süs ve
ziynet eşyası, yapı malzemesi, ve sanat malzemesi olarak kullanılmaya devam etmiştir.
İnsanoğlu, tarihler boyunca doğaltaşı yontarak, içindeki estetik duygusuyla şekillendirip
kültürünü, alışkanlıklarını, yaşam tarzlarını, bilgilerini ve duygularını ölümsüzleştirerek
günümüze kadar aktarmıştır.
Ülkemiz mermerciliği 80’ li yıllardan sonra hızlı bir gelişme sürecine girmiştir. Bu
dönemde ocak yatırımları önemli ölçüde artmış ve işletmecilikte verimliliği arttıran,
modern ekipmanların seçimine gidilmiştir. Mermercilik sektöründeki bu hızlı gelişme
90’ lı yıllara gelindiğinde dış satımlara da yansımış ve ülke ekonomisine en üst
seviyelerde katkı sağlayan, istihdam yaratan bir sektör haline gelmiştir.
Granit, tüm dünyada çok eski zamanlardan beri yapı malzemesi olarak kullanılmıştır.
Gerek renk homojenliği, gerek dokusu, gerek dayanıklılığı, gerekse daha iyi cila
alabilme kabiliyetleri sebebiyle granit, günümüzde oldukça rağbet gören yapı ve
dekoratif malzeme konumundadır.
Granitik kayaçlar ülkemizde geniş alanlar kapsamaktadır. Kırklareli, Bursa,
Balıkesir, Çanakkale, Gümüşhane, Rize ve Artvin çevresinde yüzeylenen plütonların
değerlendirilmesi yönündeki araştırmalara 1987 yılından sonra hız verilmiş, yaygın
mostralarına rağmen ülkemizdeki yaşlı plütonların (Kretase ve öncesi) büyük
çoğunluğunun ayrıştıkları saptanmış, ayrışma ve blok sorunu olmayan bazı kesimlerin
ise renk, kristal boyutu ve anklav içeriği nedeniyle pazarlanmasında güçlüklerle
karşılaşıldığı görülmüştür.
Ezine ilçesi sınırları içerisinde yer alan Kestanbol Plütonu’ nda, hali hazırda parke taşı
üretimi yapılarak yurtiçi ve yurtdışı pazarlara satışı yapılmaktadır. Sözkonusu plütonda
blok sorununun bulunmaması ve pazara olan yakınlığı sebebiyle yüzey kaplama taşı
açısından kalitesinin belirlenmesi amacıyla bu yüksek lisans tez çalışması planlanmıştır.

Ezine Kestanbol Plütonu’ nun yüzey kaplama taşı olarak kalitesinin belirlenebilmesi
için işletilmekte ve işletilmiş olan ocaklardan numuneler derlenmiştir. Bu numunelerin
kalitelerini belirlemek ve karşılaştırmak üzere piyasada satışı yapılan çeşitli granitik
kayaç örnekleri ile Armutlu Plütonu’ ndan işletilmiş olan bir ocaktan bir örnek
sağlanmıştır. Gerek Kestanbol ve Armutlu, gerekse de piyasadan derlenen numuneler,
aynı laboratuar ortam ve koşullarında beraberce test edilmiş, böylece test sonuçlarının
karşılaştırılabilir olması sağlanmıştır.
Araştırılan numunelerin ikisi yurt içinden, altısı ise yurt dışındandır. Yurtiçi numuneleri
Kırklareli Balaban, Aksaray Yaylak ve yurtdışı numuneleri ise Finlandiya, İtalya,
Brezilya ve Hindistan’ dandır.
Bu bölümde, derlenen örneklerin petrografik özellikleri, fiziksel ve mekanik özellikleri
araştırılmış, elde edilen veriler alt başlıklarda özetlenmiştir.
Fiziksel ve mekanik özelliklerin belirlenmesi için yapılan deneyler, TS 6234’ de[28]
(Granit-Yapı ve Kaplama Taşı Olarak Kullanılan) belirtildiği üzere TS 699’ a [29]
(Tabii Yapı Taşları Muayene ve Deney Metotları) ve ISRM [30]’ e göre yapılmış ve
elde edilen sonuçlar TS 6234 [28] ile karşılaştırılmıştır.
Ezine Kestanbol Plütonu’ nda parke taşı üretimi için yakın
zamanlara kadar işletilmiş olan ocaktan derlenen blok numunelerinden hazırlanmıştır.
Holokristalen, hipidiomorfik dokuludur (Şekil 4. 15). Mineral parajenezi, kuvars, alkali feldspat, plajioklas, biotit, amfibol (hornblend) dir. Tali mineral olarak öz şekilli sfen içerir. Plajioklaslar zonlu yapıdadır. Bol miktarda hornblend içerir. Alkali feldspat mineralleri oldukça iridir. Ezine Bölgesi’ nin diğer numunelerine nazaran en fazla koyu renkli mineral ve en iri alkali feldspat mineralleri bu kesitlerde gözlenir. Koyu minerallerin bolca gözlendiği bu numunelerin alındığı lokasyon mafik anklavların oldukça sık olarak gözlendiği ve hatta anklav boyutlarının 1mf ye ulaştığı Kestanbol Plütonu’ nun güney batı kesiminde bulunmaktadır. Kuvars içeriği % 16.70, alkali feldspat (mikroklin, ortaklas) % 16.80, plojioklas oranı (oligoklas, andezin), % 37.20, koyu mineral ve tali mineral oranı % 27.30’ dur.

Kayaçların özgül ağırlıkları içerdikleri minerallerin bir sonucudur. Granitik kayaçlar

açısından bakıldığında özgül ağırlığın düşük olması kayacın ayrışmaya uğrayarak dahahafif olan ikincil minerallerin oluştuğunun bir göstergesi olacaktır. Kayacın ayrışması sonucu oluşan ikincil mineraller zayıf zonlar oluşturarak, kayacın normalden daha
düşük yükler altında yenilmesine sebep olacağı gibi boşlukların, dolayısıyla da su emme
oranının da artmasına sebep olacaktır.
Numunelerin özgül ağırlıkları TS [29]f da belirtildiği şekilde piknometre kullanılarak
yapılmıştır. Derlenen numuneler İ.Ü. Mühendislik Fakültesi Maden Mühendisliği
Bölümü Cevher Hazırlama Laborotuarında çeneli kırıcı ve bilyeli değirmen kullanılarak
toz haline getirilmiş ve elek açıklığı 0,2 mm olan elekten elenerek elek altında kalan toz
numuneler deneye tabii tutulmuştur.

Kayaçların su emme özellikleri o kayacın sağlamlığının anlaşılması açısından önemli
bir özelliğidir. Bir kayacın su emme kabiliyeti içerdiği boşluklar ve mineral içeriği ile
ilgili olup genellikle su emmesi yüksek olan kayaçların dayanımları daha az olmaktadır.
Bunun yanı sıra su emme yeteneği yüksek olan kayaçlarda donma olayları sonucu
fiziksel ayrışmanın verebileceği zararlar nedeniyle su emmenin düşük olması istenir.
Don olayları dışında, kayaç bünyesine emilen su, kayaçların kimyasal olarak da
ayrışmasına sebep olur.
Numunelerin, TS 699 [29] uyarınca, kaynar suda ağırlıkça su emme kabiliyetleri
ölçülmüştür. Deney sonuçları, ağırlıkça su emme miktarı olarak aşağıdaki tabloda
sunulmuştur.

Zemin ve yüzey kaplama taşı olarak kullanılacak kayaçlar için diğer bir önemli
parametre de o kayacın darbelere karşı olan direncidir. Özellikle insan trafiğine maruz
kalacak alanlarda kullanılacak granitik kayaçlar için bu deney sonuçları daha büyük bir önem kazanmaktadır.
Darbe dayanımı deneyleri İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Fakültesi Jeoloji
Mühendisliği Bölümü Kaya Mekaniği Laboratuarında TS [29]f de tarif edildiği biçimde 4×4 cm boyutlarında küp şeklinde en 5 adet numune üzerinde gerçekleştirilmiş. Deney sonuçları Tablo 4. 13’ de sunulmuştur.
Ortalama deney sonuçlarına göre bütün numuneler TS [28]’ de istenilen minimum
değeri sağlamaktadır. En yüksek darbe dayanımı değeri 1,84 Mpa ile Emarald Gold
numunesine aittir. Ezine 1, Armutlu ve Balmoral numunelerinde ise 1,33 Mpa ile en
düşük darbe dayanımı değerleri elde edilmiştir. Parke taşı olarak kullanılmak istenen
granitik kayaçların darbe dayanımları TS [34]‘ e göre değerlendirilmektedir. Parke taşı için deney sonuçları değerlendirilecek olursa, deneye tabii tutulan tüm numuneler
istenilen minimum değeri sağlamaktadır.

Kestanbol Graniti, Ezine’ nin batı-güneybatısında yaklaşık 150km2f lik bir alanda
gözlenmektedir. Granitin ismi Kestanbol (Uluköy) Köyü’ nden gelmektedir.
Kestanbol Graniti kuvarsmonzonit ve granit bilişiminde olup, başlıca ortaklas,
plajioklas, piroksen, biotit, hornblend, kuvarstan oluşur ve tali mineral olarak sfen, manyetit, apatit ve zirkon, nadir olarak ayrışma ürünlerinden ikincil olarak oluşan serizit
ve epidot içerirler.

Kestanbol Plütonu’ nda mafik ve felsik magmaların etkileşimi sonucu
magma mingling ve magma mixing olaylarının geliştiğini, bu olayların sonucunda
arazide felsik granitoyidler içerisinde mafik karakterli sin-plütonik dayklar
ve mafik magmatik/mikrogranüler anklavlar (MME) gözlendiğini belirtmişlerdir.
MME’ lar ana kayadan daha koyu renkli olup, diyorit, kuvars diyorit ve kuvars
monzodiyorit kayaçlardan oluşmaktadır. Ana kaya ve MME sınırı genellikle keskin
olup nadiren grift halde gözlenir. MME’ lar genellikle yuvarlağımsı elipsoidal, yer yer
de köşeli biçimlerde, bazıları da uzamış elipsoidal biçimli olarak bulunurlar ve uzun eksenleri cm’ den metre boyutuna değişir.

Kestanbol Graniti kalkalkalenden şoşonitiğe değişen bir karakterde olup,
yapılan jeokimyasal çalışmalar granitin I tipi granit olduğunu işaret etmektedir.
Yapılan petrografik çalışmalarda biotit ve hornblend miktarları ve muskovitin yokluğu jeokimyasal verileri desteklemektedir. Birkle ve jeokimyasal verilerin bu kalkalkalen karakterli magmatizmanın bir yitim zonu
magmatizmasını işaret ettiğini, magmanın kıtasal kabukta kirlenmeye maruz kalmış
manto kaynaklı olduğunu belirtmişlerdir.

Kestanbol plütonu, bölgesel metamorfizmaya uğramış temel kayaların içine
sokulmuştur. Plüton sokulma esnasında, temel kayaçlarla kontağında yaklaşık 50 m
genişliğinde kontak metamorfizma zonu geliştirmştir [12].
Çeşitli çalışmacılar tarafından Kestanbol Graniti için yapılan radyometrik yaş
tayinlerinde Fytikas vd. [7] K/Ar yaşı 28 My, Birkle ve Satır [11] 87Rb/86Sr yaşı 21 ±
1,6 My elde edilmiştir. Bu veriler ışığında magmatizmanın yaşı Üst Oligosen-Orta
Miyosen olarak kabul edilmiştir.


Yorum Yapın

Copyright © 2008 - 2009 Granit.Gen.tr Tüm Hakları Saklıdır.
Yazılar RSS Yorumlar RSS Giriş
Granit Granit Granit Granit Granit kup tas Granit kup tas kayrak tasi Granit kup tas bazalt kup tas bazalt dogal tas dogal tas