Ağu 11
Prof. Dr. Turgay ONARGAN
DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ
F.B.E. Doğal Yapı Taşları ve Süs Taşları A.B.D. Başkanı
Türkiye, doğal taş kaynaklarında özellikle karbonatlı mermerlerde miktar ve nitelik olarak önemli bir potansiyele sahip olmasına karşın, dünya piyasasında hak ettiği konumda değildir. Küreselleşen rekabet ortamı ve iç ve dış piyasalarda yaşanan darboğazların yanında, sayıları son yıllarda hızla artan işletmeler arasında yaşanan pazar savaşı şirketleri zorlamaktadır.
Günümüzde doğal taş sektörünün geldiği noktada, her işletme kendi yatırımları ve üretim olanaklarına göre satışlarını artıma eğilimindedir. Son yaşanan küresel ekonomik krizin doğal taş sektörüne de olumsuz yansımaları sonucunda sektör darboğazın eşiğine gelmiş durumdadır. Doğal taş sektöründeki firmaların işletmelerinde verimliliği artırma, katma değeri yüksek ürünler üretme, mevcut kadrolarından maksimum oranda yarar sağlama, teknolojiden yararlanma, yeni fikirler üretme ve uygulama (inovasyon) zorunlulukları bulunmaktadır. Doğal taş işletmelerin yapısı ve yaşanan ekonomik ortamın gereği artık “vizyon sahibi, gelişmeye açık, kontrollü işletme” kavramlarına sahip işletmelere gereksinim duyulmaktadır(Ünsal, A.,2008).
Yapılan bir incelemede, Madencilik ve Taş-Toprak sanayinde yenilikçilik anlamında gelinen noktada “İlerleme içinde bulunulmakta, dış destek ve planlama ihtiyacı benimsenmektedir. İnovasyonu özendirecek bazı davranışlara sahip olduğu söylenebilirse de daha iyilerle rekabet edebilmek için gidilecek oldukça yol vardır. Düşük performansın olduğu ya da gelişmeye açık alanları tanımlayarak bu alanlarla ilgili stratejik yol haritaları oluşturulmalı ve uygulanmaya başlanmalıdır.” şeklinde bir sonuç elde edilmiştir.(Esinkap, TTGV,2008)
Doğal taş sektöründe; pazar farkındalığı, sahip Olunan sertifikalar, çalışanların nitelikleri, müşteri ve ürün tabanı konularında ilerleme kaydedilmiş olmasında rağmen; uluslararası Ar-Ge Destekleri, ulusal Ar-Ge destek hizmetleriyle bağlantılar, planlama perspektifi, ileri üretim ve yönetim sistemleri, yer alınan işbirlikleri, ağ yapılar ve kümeler konularında ise henüz bir gelişme kaydedilememiştir. Çevre konularında ise maalesef reaksiyonel yaklaşılmakta; güncel sorunlar ele alınmakta; bu alanda stratejik ve yönetimsel bir yaklaşım sergilenmemektedir.
Doğal taş sektörünün geleceği açısından inovasyon, verimlilik ve çevre konularına önem verilmelidir. Bu konuda en yakın zamanda sektörel ve araştırma kuruluşlarının bir araya gelerek yapacakları öngörü toplantıları bundan sonraki yol haritasının çıkarılması bakımından büyük önem taşımaktadır.
Son Yorumlar