Türk Taşları Hayat Buluyor

Kategori: Doğal Taşlar Yorum Yok »

Türkiye ve dünyanın gözde doğal taş markası için yeni bayilik ve franchising kabulü başladı.

Bilgi almak için; 0232 465 23 43

NEW YORK – SAN FRANSISCO
LAS VEGAS – PALM BEACH
LOS ANGELES – ORLANDO – DETROIT
INDIANAPOLIS – GILBERT TOWN
LOUISIANA – WYOMING – DALLAS
JERSEY – LONG ISLAND – CHEROKEE
NAPPLES – VIRGIN ISL. – PANAMA
TORONTO – BELGRADE – BUDAPEST
BUCURESTI – BUSAN – BRASOV
HANGZOU – LJUBLJANA – PRAGUE
QATAR – VENICE – ZAGREB
İSTANBUL – İZMİR – ADANA – BURSA
ANKARA – ANTAKYA – AYDIN – DENİZLİ
ERDEMLİ – ERZURUM – ESKİŞEHİR
İSKENDERUN – KAHRAMANMARAŞ
KAYSERİ – KÜTAHYA – MERSİN
OSMANİYE – TRABZON

dünya tasarımcılarının tercihi

Pietra Kaikos, Türk doğal taşlarından yarattığı özgün tasarımlarla 1994’ten beri dünyanın saygın doğal taş markalarından biri oldu.

Japonya’dan Amerika Birleşik Devletleri’ne, Katar’dan Karaibler’e dünyanın en prestijli mekanlarını süsleyen
Pietra Kaikos ürünlerinin güzelliği dünyanın en ünlü TV showlarına konuk oluyor.

Türk taş modasının belirleyicisi

Türkiye’de de doğal taş modasının trendlerini belirleyen Pietra Kaikos yoğun talep üzerine bayilik ağını genişletmeye ve franchising vermeye hazırlanıyor.

Türkiye doğal taş rezervini heba ediyor

Kategori: Doğal Taşlar Yorum Yok »

Dünyada bilinen 15 milyar metreküplük doğaltaş rezervinin yüzde 40′ına sahip olan Türkiye, taşlarını bloklar halinde ucuza ihraç ederek tüketiyor.

Değişik renk, doku ve desende 480′den fazla doğaltaş çeşidi olan Türkiye’de, ağırlıklı olarak başta mermer ve traverten olmak üzere granit, oniks, kireç taşı, bazalt ve kayrak gibi birçok taş çıkarılıyor. 2010 yılında 11,5 milyon ton üretim yapan doğaltaş sektörü, bunların yüzde 60′ını iç pazara veriyor. Yaklaşık bin doğaltaş ocağı, küçük ve orta ölçekli bin 500 fabrika ve 7 bin 500 atölyenin bulunduğu Türkiye’de doğaltaş madenlerinin yüzde 90′ı Batı Anadolu’da yer alıyor. Ülke ekonomisine 1,6 milyar dolar katkısı bulunan sektör, diğer ülkelerle kıyaslandığında elindeki taşı hak ettiği değere satamıyor. İtalya mermerin tonunu bin 400 dolardan satarken Türk firmaları, ancak 850 dolara alıcı bulabiliyor. Türkiye, doğaltaş üreten ülkeler arasında Çin, Hindistan, İtalya ve İspanya’dan sonra beşinci sırada yer alıyor.

Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi, Jeoloji ve Kaya Mühendisi Doç. Dr. Saffet Yağız, dünyanın en değerli doğaltaş madenlerine sahip olan Türkiye’de ocak işleten firmaların, taşların kalitesi ve özellikleri tespit edilmediği için ucuza satmak zorunda kaldığını söylüyor. Dünyada 2010 yılında üretilen 116 milyon ton doğaltaşın yüzde 10′unun Türkiye’den olduğunu belirten Doç. Dr. Yağız, doğaltaş sektörünün maden işletmecilikleri içinde en zor ve riskli olanların başında geldiğini söyledi: “Bir doğaltaş ocağının işletmeye açılabilmesi için yeterli rezerve olacak. Taşlar kesilebilir ve işlenebilir olacak. Renk ve doku homojenliği olacak, cila alacak. Blok verecek ve piyasada alıcısı bulunacak. Türkiye’de farklı renk ve doku özelliklerine sahip doğaltaş rezervleri sayesinde ihracat rakamları her geçen gün artıyor.” dedi.

TSE Doğaltaş Deney Standartları Düzenleme ve Yenileme Komitesi üyesi de olan Saffet Yağız, “Pazarlama stratejimizde hatalar var. Dünyada doğaltaş satan ülkelerin yıllık ihracatına baktığımızda, birim fiyatta en düşük kârı Türk firmaları elde ediyor. Traverten ve ocak işletmelerinde geleneksel olarak çalışan kimselerin büyük bir çoğunluğu taşların bastırma, bükülme ve çekme dayanımını, homojenlik derecesini, ne kadar su emdiğini, nerelerde kullanılması gerektiğini tam olarak bilmiyor. Bu da kaliteli taşın ucuza satılmasına sebep olabildiği gibi taşlar arasındaki farklılıklarda, piyasada kalite güvenilirliğini sıkıntıya sokabilir.” şeklinde konuştu.

Doğaltaş ocağı işleten ve ihracat yapan firmaların üniversitelerle işbirliğine girmesi gerektiğini anlatan Yağız, “Doğaltaşlar standart bir katalog ve özellikleri ortaya koyularak ihraç edilmesi halinde, pazarlamada kalite şartı ve profesyonellik oluşturulabilir. Böylece hem taşların kalitesinde ortak bir yerel standart olur hem de kaliteye göre fiyatlandırmada bilimsel ve profesyonel bir yol takip edilir. Taşların blok olarak ihraç edilmesinden ziyade Türkiye’de işlenerek satılması, ekonomiye ve istihdama daha fazla katkı sağlar.” dedi.

Denizli Mermerciler ve Madenciler Derneği eski Başkanı Samet Gündüz, Türkiye’deki ocakların ucuz doğaltaş satmasının en önemli sebebinin, sektörde çalışan işletmelerin yurtdışındaki büyük iş ve ihalelerde ortak hareket edememesi olduğu söylüyor.

Bademler Mermer e ziyaret

Kategori: Doğal Taşlar Yorum Yok »

KIRŞEHİR’DE BADEMLER MERMERE ZİYARET

AK Parti Kırşehir Milletvekili ve AK Parti Genel Başkan Danışmanı Abdullah Çalışkan Mucur’da bulunan Badem Pınarı Memba Suyu Tesisleri ve Bademler Mermer Fabrikasını ziyaret etti.
Milletvekili Abdullah Çalışkan, Kırşehir’de bir dizi ziyaret gerçekleştirirken, Mucur ilçesinde faaliyet gösteren Badem Pınarı Su Fabrikasını ve Bademler Mermer fabrikasını da ziyaret etti.
Mucur-Hacıbektaş-Kırşehir yol kavşağı kenarında kurulu bulunan Bademler A.Ş.’ye ait Badem Pınarı Su Fabrikasına ziyaret gerçekleştiren Milletvekili Çalışkan, işadamı Ali Rıza Badem’den hem su fabrikası ve taş fabrikası ile ilgili bilgiler alarak sıkıntılarını ve sorunlarını dinledi. Fabrikayı işadamı Ali Rıza Badem ile birlikte gezen ve bilgiler alan Milletvekili Çalışkan, hükümet tarafından verilen teşvikler ile ilgilide bilgiler verdi.
Çalışkan, Hemşerilerinin böylesine önemli yatırımların altına imza atmasının kendilerini onurlandırdığını belirterek, “Türkiye’nin içme suyu Mucur’da yani Kırşehir’den çıkıyor ve son derece modern tesislerde el değmeden hazırlanıp insanlara sunuluyor. Hem taş fabrikası hem su fabrikası Kırşehir’in gururu olmuştur. Kırşehirli işadamlarımızın her zaman yanındayız ve destekçisiyiz Kırşehir’de taş üstüne taş koyanın başımız üstünde yeri vardır. Badem ailesine teşekkür ediyor, kendilerine başarılar diliyorum” dedi.
Çalışkan, Kırşehirli hemşerilerine de çağrıda bulunarak, Kırşehir’in doğal kaynak suyu olan Badem Pınarı suyunu kullanmaya davet etti. Badem Pınarı suyundan da tadan Milletvekili Çalışkan, suyun kalitesine ve tadına hayran kaldığını kaydetti.AK Parti Kırşehir Milletvekili ve AK Parti Genel Başkan Danışmanı Abdullah Çalışkan Mucur’da bulunan Badem Pınarı Memba Suyu Tesisleri ve Bademler Mermer Fabrikasını ziyaret etti.
Milletvekili Abdullah Çalışkan, Kırşehir’de bir dizi ziyaret gerçekleştirirken, Mucur ilçesinde faaliyet gösteren Badem Pınarı Su Fabrikasını ve Bademler Mermer fabrikasını da ziyaret etti.
Mucur-Hacıbektaş-Kırşehir yol kavşağı kenarında kurulu bulunan Bademler A.Ş.’ye ait Badem Pınarı Su Fabrikasına ziyaret gerçekleştiren Milletvekili Çalışkan, işadamı Ali Rıza Badem’den hem su fabrikası ve taş fabrikası ile ilgili bilgiler alarak sıkıntılarını ve sorunlarını dinledi. Fabrikayı işadamı Ali Rıza Badem ile birlikte gezen ve bilgiler alan Milletvekili Çalışkan, hükümet tarafından verilen teşvikler ile ilgilide bilgiler verdi.
Çalışkan, Hemşerilerinin böylesine önemli yatırımların altına imza atmasının kendilerini onurlandırdığını belirterek, “Türkiye’nin içme suyu Mucur’da yani Kırşehir’den çıkıyor ve son derece modern tesislerde el değmeden hazırlanıp insanlara sunuluyor. Hem taş fabrikası hem su fabrikası Kırşehir’in gururu olmuştur. Kırşehirli işadamlarımızın her zaman yanındayız ve destekçisiyiz Kırşehir’de taş üstüne taş koyanın başımız üstünde yeri vardır. Badem ailesine teşekkür ediyor, kendilerine başarılar diliyorum” dedi.
Çalışkan, Kırşehirli hemşerilerine de çağrıda bulunarak, Kırşehir’in doğal kaynak suyu olan Badem Pınarı suyunu kullanmaya davet etti. Badem Pınarı suyundan da tadan Milletvekili Çalışkan, suyun kalitesine ve tadına hayran kaldığını kaydetti.

Dolomit

Yeni Trend Tüf Taşı

Kategori: Doğal Taşlar Yorum Yok »

Kapadokya bölgesinde yoğunlukla rastlanan Tüf Taşı, sözcük anlamıyla yanardağların püskürttüğü kül, kum ve lav parçacıklarından oluşan genellikle açık renkli hafif gözenekli bir tür çökelti taşı olan, doğal bir yapı malzemesidir.

Tüf Taşı ocaktan çıkarıldığında yumuşak bir yapıda olup; hava, rüzgar ve güneş ile temas etmesi sonucunda sertleşerek doğal bir yapı malzemesine dönüşmektedir. Sahip olduğu doğal ve volkanik özelliklerden dolayı son derece sağlam yapılar inşa edilmesine ve ciddi bir ısı yalıtımına olanak sağlamaktadır.

Tüf Taşı kullanılan yapılarda demir kullanılmaması, iç ve dış cephelerde sıva, badana ve benzeri uygulamalara gereksinim duyulmaması gibi avantajlarla beraber kullanılan mekanların kışın sıcak, yazın serin olmasına katkı sağlamaktadır. Uygulandıktan sonra günden güne taşların birbirine kenetlenesi ile yapıyı daha da sağlamlaştırma özelliğine sahiptir.

Yapılarda geniş bir kullanım alanına sahip Tüf Taşı, ana taşıyıcı yapı, mimari eleman ve süsleme elemanı olarak iç ve dış mekanlarda kullanılmaktadır. Dekoratif bir görünüm kazanabilen Tüf Taşı duvarlar, kemerler, sütunlar ve bahçelerde görsel bir zenginlik olarak da kullanılmaktadır.

Mevsim şartlarına göre değişebilen renklere sahip Tüf Taşı yapılara verdiği doğal canlılık sayesinde iç ve dış mekanlarda kullanımı giderek artmaktadır.

Doğal Kaya Çeşitleri

Kategori: Doğal Taşlar Yorum Yok »

falez taşı-yeşil

falez taşı- sarı

falez taşı- kırmızı

falez taşı- siyah

falez kaya

falez taşı- beyaz

falez kum taşı

meteortaşı 1-2 m

meteortaşı cilalı 1-2 m

meteortaşı sütun

meteortaşı 20-50 cm

meteortaşı 50-100 cm

doğaltaş makarna taşı

ağaç fosili 30-50 cm

doğaltaş ağaçfosili cilalı

doğaltaş ağaç fosili cilalı

doğaltaş ağaç fosili siyah

doğaltaş ağaçfosili siyah

doğaltaş yosunlu kaya

doğaltaş yosunlu kaya3

doğaltaş spagetti kaya

doğaltaş spagetti 10-50 cm

doğaltaş ponza taşı

dere kayası siyah

Küp taş çeşit ve ebatları

Kategori: Doğal Taşlar, Kuptaş Hakkinda Yorum Yok »

granit küp taşı 4*6 cm

granit küp taşı 6*8 cm

granit küp taşı 8*10 cm

bazalt küp taşı 4*6 cm

bazalt küp taşı 6*8 cm

bazalt küp taşı 8*10 cm

andezit küp taşı 4*6 cm

andezit küp taşı 6*8 cm

andezit küp taşı 8*10 cm

Kayrak Taş Çeşitleri

Kategori: Doğal Taşlar Yorum Yok »

bodrum kayraktaşı siyah

bodrum kayraktaşı sarısiyah

denizli kayraktaşı gri simli

bilecik kayraktaşı kırmızı

kayraktaşı fosilli

kayraktaşı izmir simli

ALMAN KAYRAKTAŞI

kayrak kalem ince

kayrak kalem siyah

kayrak kalem sarı yeşil

kayrak kalem kırmızı

kayrak fosilli ebatlı

kayrak hazır yapıştırma

İlk Mermer Fabrikası

Kategori: Doğal Taşlar, Granit Yorum Yok »

Türk mermerciliğinin ilk fabrikası

İsmini mermerden alan Marmara Adası’nda mermer ocakları yüzyıllardan beri işletiliyor. 1912 yılında İngilizler tarafından inşa edilen ve günümüz modern mermer fabrikalarının ilki kabul edebileceğimiz fabrika, Marmara Adası’nda bulunuyor. Bir mühendislik anıtı olan adadaki ilk mermer fabrikası, 1974 yılına kadar üretimini sürdürmüş.

Ülkemizdeki ilk mermer fabrikası Marmara Adası’nın Saraylar Beldesi’nde 1912 yılında kuruldu. İngiliz ve Belçika ortak yapımı olan fabrika buharla çalışıyordu. İçerisinde sekiz katrak bulunuyordu.
2 bin 700 yıllık taş işlemeciliği mazisine sahip Saraylar Beldesi’nde, XX. yüzyılın başında tek bir mermer fabrikası dahi yoktu. Geçmişte Efes’e bile taş gönderecek mermer zenginliğine sahip olan bu adada, mermer biçebilecek böyle bir fabrika olmaması büyük bir eksiklikti.
Unkapanı’nda bir mermer atölyesine sahip olan Mehmet Efendi, bu eksikliği tesbit ederek, o zamanın armatörü Paşabahçeli Hakkı Bey ve Manizade’den bir kişiyle daha birleşip, Marmara Adası’nda ilk mermer fabrikasını hizmete açtı. Fabrikayı İngilizler`e inşa ettirdiler ve 1912 yılında resmi olarak faaliyete geçirdiler. 1912`den 1930`a kadar çalışan fabrika, 1930 yılında ortaklar arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle yine mermer işiyle ilgilenen Salih Sabri Karagözoğlu’na satıldı.

Türk mermerciliğine Atatürk’ten destek
Fabrikanın Salih Sabri Karagözoğlu’na satıldığı yıllarda Ankara yeniden kuruluyordu. Bakanlıklar, istasyonlar, bütün binalar olduğu gibi mermer işleriyle yapılıyordu. Türkiye`de de tek mermer fabrikası vardı ve fabrika, henüz tam kapasite çalışmadığı için ihtiyacı karşılayamıyordu. Bu nedenle halen İtalya`dan Türkiye’ye ithal ediliyordu.
Salih Sabri Karagözoğlu, fabrikayı aldıktan sonra Ankara`nın da imarı başlamış ve Atatürk`e kadar çıkmış. Böyle bir fabrikanın faaliyete geçtiğini söylemiş ve Atatürk’ün desteğiye İtalya`dan mermer ithalatı durdurularak tüm ihtiyaç Marmara Adası’ndaki bu fabrikadan temin edilmeye başlanmış.

İlk mermer fabrikamız nasıl çalışıyordu?
Marmara Adası’na yaptığımız ziyarette, adada yıllardır yaşayan ve ilk mermer fabrikasında görev almış kişilerle görüştük. Bize o zamanki teknolojik yokluk içinde böyle bir fabrikanın nasıl bir sistemle çalıştırıldığını anlattılar. İşte Marmara Adası’nın yerlilerinin dilinden ilk fabrikamızın hikâyesi:
“Türkiye’de ilk sekiz katrağın bir arada yapıldığı bir fabrika. Saatte 1 cm kesiliyordu ve buharla çalışıyordu. Kömürü ve kumu, dışarıdan naklediliyordu. Buradaki ocaklardan toplanan taş bu sahada biriktirilip, burada biçiliyordu. Daha sonra fabrika bacası çürüdü, buhar kazanları çürüdü ve kapandı. Buraya dışarıdan da taş geliyormuş diğer ocaklardan. Onlar da bu sahada biçilmiş olarak var. İşletme, 1974 yılında faaliyetlerine son verdi.
Burası Türkiye’nin ilk fabrikası ve sekiz katrak bir arada olan bir fabrika. Bunun bir benzerinin de İtalya’da olduğu söyleniyor.
Bu fabrikada biçilen taşlar dışarıdan gemilerle bu iskeleye geliyor, insan gücüyle raylardan içeriye alınıyor ve biçiliyordu. Marmara taşı da kamyonlarla fabrika sahasına alınıp, vinçle indirilerek, burada biçiliyordu. Bir taş bir haftada bitiyor, biçilen taş da tekrar raylar vasıtasıyla buradan gemiye yüklenip, İstanbul’a, İzmir’e ve Türkiye’nin her yerine gönderiliyordu.”

Peki, o günün teknolojik yetersizliğine rağmen böyle güç isteyen bir üretim nasıl bir sistemle yapılabiliyordu? Bu işlemi de yine ada sakinlerinin ağzından dinliyoruz:
“Bu fabrikanın ana makinesi buharla çalışıyor. İlk hareket, ana makineden ana mile… Ondan sonra da kesim makineleri katraklara hareket veriyor. Yedi katrak bir tarafta bir katrak da burada, toplam sekiz katrak çalıştırıyor. Bütün çalışan makineler, su pompaları, buhar pompaları hepsi kayış vasıtasıyla çalışıyor. Hiç elektrikli makine yok.
Katraklarımızın çalışma şeklini de anlatalım. `1 nolu katrak` kasnak vasıtasıyla çalışıyor. Güç aşağı-yukarı ilk ufak kasnakla iniyor.Blok girdikten sonra makine iniyor. Makine işini bitirdiğinde, kesin durması lazım. Buradaki sistemle kayış yer değişiyor, kasnaktan diğer boş kasnağa takılıyor ve o zaman bu makine stop ediyor. Ama bu sistem sürekli çalışıyor. Bu makine stop ettiğinde sistem kapatılmış değil. Su, yine kayışla, hidrolik pompa sistemiyle çalışıyor. Bu sistemle kum kazanlarına su atıyor, oradan devridaim yapıyor ve oradan mermerlerin üzerine akıyor. Eleklerden kum geçiyor; soket yok, elmas yok… Sadece saçla levhanın arasında kum vasıtasıyla, kuma elmas görevini yaptırıyor. Bu kumla blok kesimi devam ediyor. Bu makine bizim şimdi beş saatte kestiğimiz bloğu, o zaman beş gün, beş gecede kesiyormuş.


Sistemin işleyişinde, oluklarda bütün makinelerin üzerine giden bir su var. Bunlar oradan kumu alıyor devridaim motoruyla. Ve her blok tek tek çıkması icap ettiğinde kayışlar vasıtasıyla stop ettiriliyor. Öyle şalter malter yok. Kumu nasıl gelip topluyor? Dibinde pompalar var. Kayış vasıtasıyla pompa devridaim yapıyor, kum kazanına suyu basıyor. İkinci pompa suyu makinelere aktarıyor. Bu şekilde bu sekiz katrak, o dönemde daha kimsenin görmediği bir teknoljiyle buraya kurulmuş. Tarih 1912. 1912’de insanlar hiç araba görmemiş Marmara Adası`nda, ama sekiz katrak çalışıyormuş.”
Ada halkına bir de şunu sorduk: O dönemde insan gücü dışında bir imkân yok. İnsan gücüyle koskoca mermer bloklar nasıl fabrikaya getirilip kesiliyor ve tekrar nasıl limana indirilip Türkiye’nin çeşitli şehirlerine gönderiliyor? Bunun için o dönemde nasıl bir sistem kullanıldı? İşte cevabı:
“Taşımada kullanılan dört tekerlekli bir vagon. Blok, üzerine konuluyor, biçiliyor, plaka haline geldikten sonra bağlar çözülüyor, dışa alınıyor ve o vagonla beraber limana kadar naklediliyor. Limanda o günün şartlarında insan gücüyle o plakalar alınıyor ve geminin ambarına indiriliyor. Gemi dolana kadar bu meşakkatli iş sürüyor. Üstelik tek yüklenen mermer de değil. Gemi buraya gelirken, kömür yüklü geliyor. Yine insan gücüyle o kömür, ambarlardan limana indiriliyor. Oradan da tüm adaya dağıtılıyor.”

Mimar Sinan Üniversitesi Dersleri Devam Ediyor

Kategori: Doğal Taşlar Yorum Yok »

Mimar Sinan Üniversitesi Dersleri Devam Ediyor

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Mimari Restorasyon Programı ile yapılan işbirliği sonucu, 2008-2009 öğretim yılında öğrencilere yönelik uygulamalı eğitim programı devam ediyor. Bu çerçevede, öğrencilere uygulamalı olarak verilen “Doğaltaş Jeolojisi ve Üretim Teknikleri” ile “Doğaltaş Kullanımı ve Uygulama Metodları” ders programları TÜMMER Onursal Başkanı Metin Balıbey ile Yönetim Kurulu Üyesi Haşim Acar tarafından yürütülüyor.

Son olarak, 1. sınıf öğrencilerine 29 Aralık 2009 Salı günü, “Doğaltaş Kimyasalları” konusu, Haşim Acar tarafından uygulamalı olarak anlatıldı. Epoksi ile taş güçlendirme, polyester ile dolgu, polyester mastik ile kırık taş yapıştırma, leke önleme (mürekkep lekesi testi), nanatech ürünler ile limestone yüzey sertleştirme ve aşınma dayanımını arttırma, asit bazlı kimyasallar ile taş eskitme ve kumlama efekti verme, temizleme ve leke çıkartma konularının işlendiği ders sonrası öğrencilere konuyla ilgili yardımcı malzemeler temin edilerek müsait zamanlarda kimysasal uygulamalara devam etmeleri sağlandı.

TÜMMER işbirliği ile devam eden eğitim programının bir başka ders konusu ise “Mozaik Üretim Süreçleri”.  Dersin teori kısmını oluşturan birinci bölümü 15 Aralık 2009 Salı günü, Silkar -Mozaik İşletme Müdürü İbrahim Kaya tarafından verildi. Mozaiğin tarihsel gelişimi ve günümüz örnekleri ile mozaik uygulama süreçlerinin anlatıldığı dersin Şubat 2010′da gerçekleştirilmesi planlanan ikinci bölümünde ise fabrika ziyareti ve uygulama eğitimi öngörülmektedir.

Türkiye deki Madencilik

Kategori: Doğal Taşlar Yorum Yok »

Madencilik,

  • Arz kabuğunda bulunan cevher, endüstriyel hammadde, kömür ve petrol gibi ekonomik değeri olan herhangi bir maddeyi yeryüzüne çıkarıp onu paraya dönüştürme işidir. Madenciliğin amacı, ekonomiye gerekli doğal hammaddeyi sağlamaktır.
  • Ekonomik önemi bulunan mineralleri rasyonel bir şekilde endüstriye sağlamak için geliştirilmiş uygulamalı bilim dalıdır.
  • Maden yataklarının aranması, projelendirilmesi, işletilmesi ve çıkarılan madenin zenginleştirilmesi ile ilgili işlemleri içerir.
Copyright © 2008 - 2009 Granit.Gen.tr Tüm Hakları Saklıdır.
Yazılar RSS Yorumlar RSS Giriş
Granit Granit Granit Granit Granit kup tas Granit kup tas kayrak tasi Granit kup tas bazalt kup tas bazalt dogal tas dogal tas