1. GENEL BİLGİLER
Tablo 1
| Ülkenin resmi adı |
Birleşik Arap Emirlikleri |
| Kuruluş tarihi |
2 Aralık 1971 |
| Yüzölçümü |
83.600 km2 (ikiyüz kadar ada dahil) |
| Coğrafi konumu |
S.Arabistan ve Oman’a kara sınırı, İran Körfezine kıyısı bulunmaktadır. |
| Yönetim şekli |
7 Emirlikten meydana gelen Federasyon |
| Devlet Başkanı |
Sheikh Khalifa Bin Zayed Al Nahyan (Abu Dhabi Emiri) |
| Başbakan |
Sheikh Mohammed Bin Rashid Al Maktoum (Dubai Emiri) |
| Başkenti |
Abu Dhabi |
| Ticaret merkezi |
Dubai |
| Resmi dili |
Arapça (İş hayatında İngilizce yaygın olarak kullanılmaktadır) |
| Nüfusu (2005) |
4.106.427 (%20 vatandaş, %80 yabancı çalışan) |
| İstihdam Edilen İşgücü (2005) |
2.558.541 |
| Para birimi |
Dirhem (AED) |
| 1 ABD Doları |
3.67 Dirhem (parite sabit tutulmakta ve değişmemektedir) |
| Toplam Milli geliri-GSYIH- (2005 -2006) |
132 milyar dolar -163 milyar dolar |
| Petrol sektörünün GSYIH içindeki payı (2006) |
%37 |
| Emirlikler ve GSYIH’da payları (2006) |
Abu Dhabi (%61), Dubai (28), Sharjah (7%),
((Ras Al Khaimah + Ajman+Fujairah+Umm Al Quawain (%4) )) |
| Kişi Başı Milli Geliri (2006) |
39 bin dolar
(Nüfusun yüzde 80’ini oluşturan yabancı çalışanlar dahil) |
| Büyüme oranı (2005-2006) |
%8.2 – %8.9 |
| Enflasyon (2005-2006) |
% 7 ve %9,3 |
| Petrol rezervi |
98 milyar varil (dünya rezervinin %10’udur.)
%95’i Abu Dhabi’dedir. |
| Doğalgaz rezervi |
212 trilyon cubic (dünyanın 5. büyük rezervi)
%95’i Abu Dhabi’dedir. |
| Ham petrol ihracatı (2005) |
43 milyar dolar (IMF tahmini) |
| Toplam dış ticaret-petrol hariç- (2005) |
98 milyar dolar (ithalat+milli ürün ihr+re-export) |
| Toplam ithalat (2005) |
67 milyar dolar |
| Gümrük vergi oranı |
%5 (genel) |
| İç vergiler |
Vergi uygulaması bulunmamaktadır. (Sadece yabancı banka ve petrol şirketleri ile otel konaklama ücretleri vergiye tabidir.) |
| Ulusl. Kuruluşlara üyelik |
OPEC, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK), Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ), IMF, ILO, Dünya Bankası, |
| Ulusl. Sektörel Fuarlar |
Dubai ve Sharjah |
- 2. İDARİ YAPI:
BAE, 2 Aralık 1971 tarihinde kurulmuştur. Başkent Abu Dhabi’dir. Yedi Emirlikten meydana gelen bir Federasyon’dur. Bağımsızlık öncesinde, Aşiretler Devleti (Trucial States) olarak tanınan ülke 1971 yılına kadar İngiltere’nin himayesinde varlık göstermişir.
BAE Anayasası’na göre yürütme; Yüksek Konsey, Bakanlar Kurulu ve Federal Ulusal Konsey’den meydana gelmektedir.
En üst siyasi otorite olan Federal Yüksek Konsey (Supreme Council) 7 Emir’den oluşmaktadır. Federal yasaları onamakta, üyeleri arasından Devlet Başkanını ve Başbakanı seçmektedir. Abu Dhabi Emiri Devlet Başkanı, Dubai Emiri ise Devlet Başkan Yardımcısı ve Başbakan olmaktadır. Hükümet 21 üyeli olup, bakanlar Emirlik aileleri üyeleri arasından seçilmektedir.
Federal Ulusal Konsey’in 40 üyesi; 7 Emir tarafından iki yıllık dönem için atanmaktadır. Konsey’de Bakanlıkların politikaları tartışılmakta ve alınması gereken önlemler hakkında üyeler görüş ve tavsiyelerini dile getirmektedir. Hükümet tarafından hazırlanan federal yasa tasarılarını mütalaa etmekte ve önerilerini bildirmektedir. Ancak veto yetkisi bulunmamaktadır. Danışma organı statüsündedir. Konsey’in üyeliklerinin yarısı için 16 Aralık 2006’da sınırlı bir seçmen grubuyla yapılan seçimler ülkedeki bir ilki oluşturmuştur.
3. SOSYAL YAPI
Tablo 2
BAE Nüfus Dağılımı
|
Emirlik Adı |
Emirlik Ailesi |
Yüzölçümü
(km2)
|
Nüfusu
|
Doğalgaz rezervleri (Tcf)
|
Petrol rezervleri
(milyar varil)
|
| Abu Dhabi |
Al Nahyan
|
67.340
|
1.399.484
|
196,0
|
92,2
|
| Dubai |
Al Maktoum
|
3.885
|
1.321.453
|
10,8
|
4,0
|
| Sharjah |
Al Qasimi
|
2.590
|
793.573
|
4,1
|
1,5
|
| Ras Al Khaimah |
Al Qasimi
|
1.684
|
210.063
|
1,1
|
0,1
|
| Fujairah |
Al Sharqi
|
1.165
|
125.698
|
-
|
-
|
| Umm Al Quwain |
Al Mualla
|
777
|
49.159
|
-
|
-
|
| Ajman |
Al Nuami
|
259
|
206.997
|
-
|
-
|
| Adalar |
————
|
5.900
|
———
|
-
|
-
|
| TOPLAM |
|
83.600
|
4.106.427
|
212
|
97,8
|
Dubai Al Maktoum ailesi, Abu Dhabi’deki Al Nahyan ailesinin mensubu bulunduğu Beni Yas aşiretinin bir dalıdır.
Toplam nüfusun yaklaşık %80’ini yabancılar (Hindistan, Pakistan, Bangladeş, Sri Lanka, Filipinli vs.) oluşturmaktadır. BAE’de bulunan yabancı ülke vatandaşlarının tahmini sayıları aşağıda sunulmaktadır.
Tablo 3
BAE Nüfus Yapısı
| Ülke |
Hindistan |
Pakistan |
Bangladeş |
İran |
Filipin |
Sri Lanka |
Ürdün |
Nepal |
Lübnan |
| Kişi |
1.400.000 |
750.000 |
500.000 |
350.000 |
200.000 |
150.000 |
200.000 |
70.000 |
70.000 |
BAE’de istihdam edilen kişi sayısı toplam 2.459.000’dir. İşgücü açığını ülkeye göç eden Hint Yarımadası (Hindistan, Pakistan, Bangladeş, Sri Lanka), uzak doğu (Çin, Filipinler, Endonezya) ve diğer arap ülkeleri insanlarıyla karşılamaktadır. Yabancı işçiler için çalışma vizesi (employment visa) düzenlenebilmesi için işveren Çalışma ve Sosyal İşler Bakanlığı’nda dosya açtırmaktadır. Ülkeye giriş vizesini (entry visa) alan yabancı işçi BAE’ye vardığında öncelikle işverenle çalışma kontratı imzalaması gerekmektedir.
Ayrıca ülkede kayda değer sayıda İngiliz, G. Afrika, Alman ve ABD vatandaşı da yaşamakta, iş dünyasında önemli üst düzey görevlerde bulunmaktadırlar. Bu kapsamda, 132 bin civarında İngiliz yaşadığı bilinmektedir. BAE’ye giriş yapılabilmesi için ülkeye gelmeden önce giriş-vizesi alınması gerekmektedir. Vize alınabilmesi için ülkedeki belirli otellerin veya tur şirketlerinin sponsorluğuna ihtiyaç duyulmaktadır.
BAE’nin resmi dili Arapça olmakla birlikte, ülkede iş ve ticaret hayatı ile günlük alış veriş sırasında İngilizce çok yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Hafta sonu resmi tatil günleri cuma ve cumartesidir. Bankalar Cumartesi günü de açıktır. Özel sektör firmaları ve esnaf Cuma günü haricinde 08.00-13.00 ve 16.30-19.30 arasında faaliyet göstermektedir. Büyük alışveriş merkezlerinde 10.00-22.00 arasında alışveriş mümkündür.
- 4. MALİ YAPI:
BAE’de gelir, kurumlar, katma değer, tüketim vergileri gibi kamu maliyesinin klasik gelir kalemleri bulunmamaktadır. İstisnai olarak; yabancı bankalar ve petrol şirketleri karları üzerinden %20 oranında vergiye tabidirler. Özel denetim şirketleri dışında mali kayıt sistemi ve piyasa fiyat kontrol mekanizması yoktur. Yakın bir gelecekte katma değer vergisinin yürürlüğe konulması yönünde IMF’nin tavsiyeleri ışığında çalışmalar yapıldığı basın haberlerinde yer almaktadır.
Abu Dhabi Hükümetinin gelirlerinin yüzde 90’ınını petrol, Dubai’nin gelirlerinin yüzde 95’ini ticaret ve turizm oluşturmaktadır. Dubai Hükümeti kendi kurduğu firmalar eliyle bizzat ticaret yapmakta piyasanın kontrolünü elinde tutmaktadır. Ayrıca, serbest bölge ve limanlar işletme gelirleri, yabancılara gayri menkul satışları, bankacılık ve finans gelirleri, uluslararası yatırımlarından elde ettiği gelirleri vardır.
İthalatta gümrük vergi oranı CIF bedeli üzerinden %5’dir. Bazı gıda ürünleri ve yaş meyve-sebze türleri ile tıbbi malzeme ithalatı gümrük vergisinden muaftır (www.dxbcustoms.gov.ae). Alkollü içecekler ve sigara ithalatı ise sırasıyla %50 ve %100 oranında gümrük vergisine tabidir. Doğal taşlarda da gümrük vergisi %5 olarak uygulanmaktadır.
5. EKONOMİK YAPI:
Geleneksel Yapı:
Petrolden önceki geleneksel ekonomik faaliyeti inci avcılığı ve hurma ticareti, balıkçılık ve el sanatları oluşturmuştur. BAE’yi oluşturan her bir Emirlik, nüfusu, doğal kaynakları ve yerleşim alanlarına göre farklılık gösteren ticari ve ekonomik yapı içindedirler.
Petrol ve Doğalgaz :
BAE, toplam 97,8 milyar varil rezerv ile dünya petrol rezervinin %10’una sahiptir. OPEC içindeki dördüncü büyük petrol üreticisidir. Günlük petrol üretimi yaklaşık 2,5 milyon varildir. 2007 yılına kadar 3 milyon varile çıkarmayı planlamaktadır. Petrol rezervlerinin yaklaşık %94’üne Abu Dhabi (92,2 milyar varil), %4’üne Dubai (4 milyar varil) ve %1’ine de Sharjah Emirliği (1,5 milyar varil) sahiptir. Ras Al Khaimah Emirliği’nde de bir miktar petrol rezervi bulunmaktadır.
Dünyanın en büyük beşinci doğalgaz kaynaklarına (212 Tcf) sahiptir. Ülke rezervleri; Abu Dhabi (196 Tcf), Sharjah (10,7 Tcf), Dubai (4,1 Tcf) ve Ras Al Khaimah (1,1 Tcf ) emirliklerinde yer almaktadır. Petrol ve doğalgazın en önemli müşterisi Japonya’dır.
Milli Gelir (GDP-GSYİH):
BAE kurulduğu 1971 yılından bu yana izlediği politikalar ile doğal kaynaklara bağımlı olmayan bir ekonomi yaratmak yönünde çaba göstermektedir. Petrol güdümlü başlayan kalkınma özellikle Dubai’de, yerini ticaret, finans ve turizm gibi hizmet sektörlerine bırakmıştır.
Petrol kaynakları açısından zayıf olan Dubai ve diğer Kuzey Emirliklerinin en önemli gelir kaynağı ticaret ve bu kapsamda re-export’tur.
2003 yılında 80 milyar dolar olan milli gelir, 2004 yılında 103 milyar Dolar, 2005 yılında 132 milyar dolar, 2006 yılında 163 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır. Bu kapsamda ülkenin kişi başına milli geliri, ülkede yaşayan yabancılar ve artan nüfus hesaba alındığında, 39 bin Dolar seviyesindedir. 2005 yılı petrol dışı milli gelir içinde; imalat (%19), perakende ticaret (%17) emlak (%11) ve inşaat (%11) sektörleri ilk sıraları paylaşmaktadır. Ulaşım, depolama ve iletişim sektörünün payı ise toplam %10 civarındadır.
Dubai Hükümeti, Dubai’nin 2005 ve 2006 yılı milli gelirini sırasıyla 37 milyar ve 46 milyar dolar olarak açıklamıştır. Bu çerçevede ülke milli gelirinin %28’lik kısmı Dubai’ye aittir. Dubai milli gelirinin %95’lik kısmı ise ticaret, finans ve turizme dayanmaktadır. Dubai milli geliri içinde petrolün payı %5 civarındadır.
Petrol ve doğalgaz rezervlerinin yaklaşık %95’ine sahip olan Abu Dhabi Emirliği ise, ülke milli gelirinin %60’lık kısmını oluşturmaktadır.
Enflasyon:
Ekonomi Bakanlığı’na göre enflasyon 2004 yılında %4, 2005 yılında %7 ve 2006 yılında ise %9,3 civarındadır. Enflasyonun tespitinde, belirli bir ürün sepeti uygulaması bulunmadığı dikkati çekmektedir. Ayrıca, tüketici ve toptan fiyat ayırımı yapılmamakta, oran dönemler itibarıyla değil yıllık olarak açıklanmaktadır.
Enflasyonun yükselmesindeki başlıca nedenler arasında, dolar-dirhem paritesinin 1980’lerden bu yana sabit tutulması ve Doların Euro ve diğer bazı uzak doğu para birimleri karşısında değer kaybetmesi, ekonominin ithalata dayanması yer almakta olup, esasında “ithal” enflasyon yaşanmaktadır. Zira, petrol ve doğal gaz satışı ABD Doları ile yapılmakta, buna karşılık ithalatın büyük bir bölümü dolara karşı yüzde 30 değer kazandığı açıklanan Euro ve diğer para birimleriyle gerçekleştirilmektedir. Nüfus ve talep artışı bir diğer etkendir.
Döviz Kuru:
Dolar’ın değeri 1980’li yıllardan itibaren 3.671 Dirhem olarak sabit tutulmaktadır. MB faiz oranları da ABD Merkez Bankası faiz oranlarına endekslidir. IMF’ye göre, 2003 yılında 15 milyar dolar olan Merkez Bankası rezervi, 2004 yılında 18 milyar dolar civarındadır.
Kara Paranın Önlenmesine İlişkin Mevzuat kapsamında ülkeye getirilen 10,800 Doları aşan döviz ile 545 doları aşan havaleler bildirime tabidir. Ayrıca bankalar ve finansal kuruluşlarca 54 bin doları aşan tüm işlemler Merkez Bankasına rapor edilmesi gerekmektedir.
Dış Ticaret :
Abu Dhabi’ye göre petrol kaynakları yok denecek kadar az olan Dubai ve diğer Kuzey Emirlikleri ekonomik ve ticari faaliyetlerini re-export ağırlıklı yürütmektedir. Geleneksel re-export pazarları ise İran ve Hint Yarımadası ile diğer körfez ülkeleri ve Doğu Afrika bölgesidir. Re-export işlemlerinin %80’i Dubai üzerinden gerçekleşmektedir.
Ülkenin en büyük tedarikçisi Çin ve Japonya ile AB ülkeleridir. İran, Hindistan, Irak, Doğu Afrika ve diğer Körfez ülkeleri ise önde gelen alıcı pazarlarıdır.
İmalat Sektörü
İmalat sektöründe faaliyet gösteren firmaların çoğunluğu orta ve küçük ölçekli işletme düzeyindedir. Serbest bölgeler sektörün gelişmesinde öncü role sahiptir. İmalat tesisi sahipliği açısından Dubai, Sharjah, Ajman ve Abu Dhabi ilk dört sırayı paylaşmaktadır.
İmalat tesislerinde gıda ve içecek, tekstil ve hazır giyim, plastik ürünler, mobilya, çimento, şeker ile değerli taşların üretimi/paketlemesi yapılmaktadır. Dubai Aliminyum fabrikası ile Ras Al Khaimah seramik fabrikası bölgenin önemli işletmelerindendir.
İnşaat Sektörü:
Ülkedeki mega projeler Dubai Hükümetine ait Emaar (www.emaar.ae) , Nakheel (www.nakheel.ae) ve Dubai Properties (www.dubai-properties.ae), Abu Dhabi’de ise Turizm İdaresi’nin koordinasyonunda A.D. Hükümete ait Aldar (www.aldar.ae) kuruluşunca yürütülmektedir.
Doğrudan Yabancı Sermaye Yatırımı
Petrol ve doğalgaz ile elektrik ve su sektörlerinde üretim ve dağıtım projeleri yabancı yatırım için önde gelen yatırım faaliyetleridir. Ülkede artan nüfusun ihtiyacını karşılamaya yönelik Abu Dhabi ve Dubai Hükümetlerinin ülkede yeni enerji santralleri kurulmasına yönelik ihaleleri gündemdedir.
Turizm, gemi inşa ve bakımı, sağlık ve inşaat malzemeleri (demirçelik işleme, çimento, hazırbeton) sektörlerinde doğrudan yabancı sermaye yatırımları da artış göstermektedir.
Bankacılık ve Finans:
2004 yılı itibariyle 21 ulusal, 25 yabancı ticari banka ile iki yatırım bankası faaliyet göstermektedir. Ayrıca, uluslararası ödemelerde akreditif işlemi mümkündür. Yabancı bankalar karları üzerinden %20 oranında gelir vergisine tabi olup, bir yabancı bankanın ülke içindeki şube sayısı Merkez Bankası tarafından 8 ile sınırlandırılmıştır.
Ülkede Abu Dhabi (www.adsm.ae) ve Dubai’de (www.dfm.co.ae) olmak üzere iki ulusal Borsa faaliyet göstermektedir. Ülkenin önde gelen ulusal bankalarının hisseleri anılan borsalarda işlem görmektedir.
Aktifleri bakımından büyük bankalar; National Bank of Abu Dhabi, National Bank of Dubai, Abu Dhabi Commercial Bank, Emirates Bank International ve özel Mashreqbank’tır.
Dubai’de ayrıca uluslararası finans merkezi de bulunmaktadır. Bölgenin finans merkezi olma hedefi kapsamında kurulan Dubai International Financial Centre (www.difx.com) 26 Eylül 2005 tarihinde faaliyete geçmiştir. Bahsekonu Finans Merkezi, serbest bölge statüsündedir.
Turizm:
Ülkenin turizm merkezi Dubai olup, gelen turist sayısı yılda 5 milyon civarındadır. Turist sayısının yeni terminaller ve yeni havaalanı yapımıyla 2010 yılına kadar 15 milyona çıkarılması hedeflenmektedir (www.dubaitourism.co.ae).
Abu Dhabi Emirliği de turizme yönelik yatırım projelerini yürürlüğe koymuş, sahip olduğu Etihad Havayolları şirketinin filosunu genişletme ve uçuş mesafelerini artırma yoluna gitmiştir. Mevcut iki adasını turizm projelerine açmış, belirli yatırım bölgelerinde yabancılara 99 yıllığına kiralama (leasing) yoluyla mülkiyet hakkı tanımıştır.
Hizmetler Sektörü (Dubai İş Dünyasına Hakim Sektör)
Dubai Ticaret ve Sanayi Odası tarafından yapılan bir piyasa araştırmasına göre; Dubai ekonomisine ve iş dünyasına hizmetler sektörü (business service) yön vermektedir. Sektör; pazarlama, profesyonel hizmetler, gayrimenkul/menkul ve finansal (leasing) kiralama ile teknik hizmetlerden oluşmaktadır.
Bu kapsamda, pazarlama hizmetlerinin (marketing services) Dubai ekonomisinde hakim unsur olması, Dubai’de yerleşik çeşitli ülkelerden firmaların Dubai’yi Körfez Bölgesi, Ortadoğu ve Kuzey Afrika, Asya, Afrika ve diğer komşu bölgelere yönelik sıçrama tahtası olarak değerlendirdikleri sonucunu ortaya koymaktadır.
Pazarlama hizmetleri içinde reklam ve halkla ilişkiler %41, doğrudan pazarlama %26 ve pazar araştırması faaliyetleri %14’lük kısmı teşkil etmektedir. Gayrimenkul/menkul (rentıng) ve finansal kiralama (leasing) hizmetleri dahilinde, oto kiralama %56, makina ve ekipman kiralaması %16 oranında pay almaktadır.
Hizmetler sektöründe (business services) faaliyet gösteren firmaların %79’luk kısmı orta ve küçük ölçekli firmalardan meydana gelmektedir. %21’lik bölümü oluşturan geniş ölçekli firmalar ise 50 yada daha fazla personel istihdam etmektedir.
Serbest Bölgeler:
BAE’de 15 adet serbest bölge bulunmaktadır (www.uaefreezones.com.) En önemli serbest bölgeler Dubai ve Sharjah Emirliklerinde yer almaktadır. Ras Al Khaimah, Ajman ve Fujairah’da da gelişme yolunda olan serbest bölgeler bulunmaktadır. Her serbest bölgenin kuruluş izinleri, masrafları ve kira bedelleri farklı olmaktadır.
İthalat, re-export ve ihracatta gümrük vergisi alınmamakta, kar ve sermaye transferine engel bulunmamaktadır. Ucuz enerji ve personel sağlanmakta, çalışan personelin barınma ihtiyaçları karşılanmaktadır. Her türlü prosedür yerinde ve kısa sürede tamamlanmaktadır.
Bünyesinde bulundurduğu 5.000 civarında firma, limanı ve teknik altyapısı ile Dubai Jebel Ali Serbest Bölgesi (www.jafza.ae) BAE’nin en büyük serbest bölgesidir. Jebel Ali Serbest Bölgesinde yer yokluğundan dolayı, yeni şirket kurmak isteyen firmalara serbest bölge lisansı ile Dubai içinde ofis açma imkanı tanınmaktadır.
Dubai’de aynı zamanda Havalanı Serbest Bölgesi ve iştigal alanlarına göre kurulmuş özel serbest bölgeler de (Internet City, Media City, Knowledge Village, Healthcare City) faaliyette bulunmaktadır.
2015 Dubai Stratejik Planı
Dubai’nin ekonomik hedefleri, BAE Devlet Başkan Yardımcısı ve Başbakanı (Dubai Emiri) Sheikh Mohammed Bin Rashid Al Maktoum tarafından “2015 Dubai Stratejik Planı” ile 3 Şubat 2006 tarihinde kamuoyuna açıklanmıştır. Buna göre, halen 37,4 milyar dolar olan gayrisafi yurtiçi hasılanın (GSYİH) yılda yüzde 11 artışla 2015 yılında 108 milyar dolara yükselmesi beklenmektedir.
Şeyh Mohammed, Dubai’de kişi başına 31.140 dolar olan GSYİH’nin 2015’te 44.000 dolara çıkacağını, 882.000 kişiye yeni iş imkanı yaratılarak toplam işgücünün 1,73 milyon kişiye ulaşacağını kaydetmiştir. Dubai Emiri, 2000 yılında açıkladığı ilk planda 2010 yılı için GSYİH’yı 30 milyar dolar, kişi başına düşen ortalama geliri 23.000 dolar olarak öngördüğünü, bu hedeflerin 2005 yılında 37 milyar dolar GSYİH ve kişi başına 31.000 dolarla aşıldığını vurgulamıştır.
Petrol dışı sektörlerin ekonomide 1975 yılında %46 olan payının, 2000 yılında %90’a, 2005 yılında %95’e yükseldiğine işaret etmiştir. Dubai’nin ekonomik büyümesinin arkasındaki itici gücün, gelişmiş ülkelerde olduğu gibi, GSYİH’ya %74 katkıyla hizmet sektörünün olduğunu ifade etmiştir. Başarılarındaki en büyük payı ekonomik çeşitlendirmeye gitmelerine bağlamıştır.
6. TİCARİ HAYAT
6.1 BAE’de Şirket Kurulması – Ticari Acenta Tayini[*]:
Emirlikler içinde; yabancı bir kişi, bir veya birden fazla BAE vatandaşını/şirketini ortak yapmaksızın ticari şirket kuramamaktadır. Yabancılar için en uygun şirket türü ise “Limited Liability Company (LLC)’dir”. Yabancılar şirket hisselerinin en fazla %49’una sahip olabilmektedir. Kuruluş sermayesi Dubai’de 300 bin dirhemdir (82 bin dolar). Dubai’de şirket kuruluşu için ilk başvuru mercii Dubai Ekonomik Kalkınma Dairesi olup (www.dubaided.gov.ae/main), ticaret lisansının alınmasını müteakip Dubai Ticaret ve Sanayi Odasına (www.dcci.ae) üye olunmaktadır. Şirketin iştigal alanına göre ilgili kurumlardan izin belgesi alınmaktadır.
Yabancı şirketlere, BAE’de şube yada temsilcilik ofisi açma imkanı da tanınmıştır. Kuruluş sermayesi ve lokal ortak bulma zorunluluğu bulunmamaktadır. Sadece “local service agent” unvanıyla yerel bir şahsın, vize düzenlenmesi ve bazı kamu işlemleri için istihdam edilmesi zorunluluğu getirilmiştir. Ancak ticari faaliyetlerde LLC oluşuma kıyasla, uygulamada epey sınırlama sözkonusudur.
Şube yada temsilcilik ofisi kuruluşunda ilk müracaat Ekonomi Bakanlığı’na yapılmakta olup, bilahare lisans için Dubai Ekonomik Kalkınma Dairesine ve üyelik için Dubai Ticaret Odasına müracaat edilmektedir.
Yabancı şirketler, BAE’de ticari acenta/distribütör tayin etmek suretiyle de iç piyasada aktif pazarlama ve satış imkanına sahip olabilmektedir. Ticari Acentalık Kanunu uyarınca, sadece BAE vatandaşı yada %100 BAE sermayeli firma ticari acenta olabilmektedir. Ticari Acenta yada distribütör Federal Ekonomi Bakanlığı’na kayıt edilmektedir. Yabancı şirket, BAE geneli için olabileceği gibi emirlikler bazında da acenta tayin edebilmektedir.
Sanayi tesisi kurulması için de en az %51 oranında “yerel ortaklık ihtiyacı” bulunmaktadır. İlk başvuru mercii Maliye ve Sanayi Bakanlığı’dır. Petrol ve doğalgaz gibi hammadde üretimine yönelik şirket faaliyetleri, istinai olarak, lokal ortak şartından muaf tutulmuştur.
Serbest Bölgelerde; kurulacak şirketlerde yerel ortağa ihtiyaç bulunmamakta, % 100 yabancı sermayeli şirket kurulabilmektedir. Yerel sponsor görevini serbest bölge idaresi tarafından yerine getirilmektedir. Şirket kuruluş işlemleri serbest bölgelerde yapılmaktadır.
6.2 Kamu İhalelerine Katılım
Kamu İhalesi Kanunu federal kamu proje ihalelerine teklif verme hakkını esas olarak en az %51 hissesi BAE’ne ait olan ülkede yerleşik şirketlere vermiştir. Ancak, yabancı firmaların “joint venture” yoluyla yerel bir şirketle kuracakları ortaklık kapsamında da ihalelere katılmaları mümkündür. Yabancı firma ayrıca ülkedeki sponsoru ya da ticari acentası kanalıyla da federal kamu ihalelerine teklif verebilmektedir.
Hizmet yada ürünün BAE’de mümkün bulunmaması halinde kamu ihalesine doğrudan yabancı firmalar davet edilebilmekte ve koşulları karşılaması halinde ihale yabancı firmaya verilebilmektedir.
6.3 Telif Haklarının Korunması
BAE’de telif hakları (copyrights), ticari marka (trademark) ve patent kanunları mevcuttur. Firmalar ticari marka ve patent haklarını, taklit ve sahteciliğe karşı korunması için Federal Ekonomi Bakanlığı’na tescil ettirmeleri gerekmektedir. Tescil işlemleri, ticari acenta ya da Ekonomi Bakanlığı’nın yetkili kıldığı avukatlık şirketleri veya özel kuruluşlar tarafından yapılabilmektedir.
6.4 Mülkiyet Hakkı (gayrimenkul edinme)
Gayrimenkul ve arazi milkiyet hakkına sadece BAE ve KİK Bölgesi vatandaşları sahiptir. Ülkede yerleşik yabancılar ise sedece “kiracı” durumunda olup, Abu Dhabi ve Dubai’deki belirli özel bölgelerdeki mega projeler kapsamında yeralan binalarda yabancılara 99 yıllığına kiralama (leasing) yoluyla sahiplik (freehold) hakkı getirilmiştir.
7. BAE DIŞ TİCARETİ :
7.1 GENEL
KİK ülkeleri (Suudi Arabistan, BAE, Kuveyt, Bahreyn, Katar ve Oman) arasında 1 Ocak 2003 tarihinde yürürlüğe giren Gümrük Birliği Anlaşması kapsamında BAE ithalat vergi oranını %5 olarak uygulamaktadır[†].
Tablo 4
BAE Genel Ticareti (Milyar Dolar)
|
|
2002
|
2003
|
2004
|
2005
|
| Toplam İthalat |
33.6
|
40.3
|
55.4
|
67.6
|
| Dubai ith (%) |
-
|
29.7 (%73)
|
40.7 (%73)
|
52 (%76)
|
| Toplam İhracat (milli ürün) |
2.7
|
2.8
|
3.9
|
4.4
|
| Dubai ihr (%) |
-
|
1.7 (%60)
|
2.6 (%66)
|
3 (%68)
|
| Toplam Re-export |
11.2
|
13.8
|
18.9
|
26.5
|
| Dubai re-export (%) |
-
|
10.3 (%74)
|
15.5 (%82)
|
21.5 (%81)
|
| ULKE TOPLAMI |
47.5
|
56.9
|
78.2
|
98.5
|
Kaynak: BAE Ekonomi Bakanlığı
BAE’nin önde gelen mal tedarikçileri Çin ve Japonya olup, re-export yoluyla satış yapılan ilk sıradaki pazarları İran, Irak ve Hindistan’dır. BAE’nin dış ticareti kapsamında, re-exportun %81’i, ithalatın %76’i, petrol dışı milli ürün ihracatının ise %68’i Dubai üzerinden gerçekleştirilmiştir.
7.2 İTHALAT:
Ülkede üretiminin yetersiz olması nedeniyle, tüketim mallarının büyük bölümü ithalat yoluyla karşılanmakta ve gerçekleşen ithalatın yaklaşık yarısını bu mal grubu oluşturmaktadır.
Tablo 5
BAE Genel İthalat Sıralaması (Milyar Dolar)
|
|
2002
|
2003
|
2004
|
2005
|
| Hindistan |
2
|
3,2
|
7,1
|
8.7
|
| Çin |
3
|
3,8
|
5,3
|
6.9
|
| Japonya |
2,7
|
3,4
|
4,4
|
4.6
|
| ABD |
-
|
2,6
|
3.7
|
5.1
|
| Almanya |
2,5
|
3,1
|
3,5
|
4.5
|
Kaynak: BAE Ekonomi Bakanlığı
BAE’nin genel ithalatında ilk üç sırada Hindistan, Çin ve Japonya yer almaktadır. İthalat yapılan başlıca ülkeler sıralamasında Türkiye 2005 yılında 14. sırada yer almıştır. İthalata konu başlıca ürünler, ses ve görüntü kayıt cihazları, ulaşım araçları, mücevherat ve değerli taşlar, temel metaller, tekstil ürünleri ve gıda ürünleridir.
7.3 RE-EXPORT:
BAE, başta Dubai Emirliği olmak üzere, re-export ağırlıklı ticari yapıya sahiptir. Muhtelif ülkelerden gelen mallar BAE üzerinden farklı pazarlara ulaştırılmaktadır. Aşağıdaki tablodan görüleceği üzere, en büyük pazarı Hint Yarımadası ve Körfez ülkeleridir. 2003 ve 2004 yılına ait ülkeler sıralamasında İran, Hindistan, Irak, Bahreyn, Suudi Arabistan, Pakistan ilk sıraları paylaşmaktadır.
Tablo 6
BAE Re-export Değerleri (Milyar Dolar)
|
|
2002
|
2003
|
2004
|
2005
|
| Hindistan |
0,937
|
0,868
|
3,2
|
5.0
|
| İran |
2.362
|
2,540
|
3,3
|
3.7
|
| Irak |
0,488
|
0,601
|
1,3
|
1.9
|
| Bahrain |
-
|
-
|
0,435
|
1.4
|
| Switzerland |
-
|
0,596
|
0,700
|
0.99
|
| S. Arabistan |
0,598
|
0,544
|
0,563
|
0.8
|
| Pakistan |
0,341
|
0,466
|
0,629
|
0.67
|
Kaynak: BAE Ekonomi Bakanlığı
Re-export yoluyla satışı yapılan ürünler makineler, ses kaydediciler, inci, mücevherat, tekstil ürünleri, ulaşım taşıtları, kimyasal ürünler, gıda ve içecekler.
7.4 MİLLİ ÜRÜN İHRACATI
Ülkedeki tesislerde imal edilen ürünlerin ihracatında ilk sıraları Hindistan, Kuveyt ve İran paylaşmıştır[‡].
Tablo 7
BAE Milli Ürün İhracatı (Milyon Dolar)
|
|
2002
|
2003
|
2004
|
2005
|
| Hindistan |
131
|
154
|
639
|
321
|
| İran |
80
|
256
|
346
|
283
|
| Bahreyn |
185
|
252
|
166
|
252
|
| Kuveyt |
109
|
153
|
130
|
295
|
| Irak |
-
|
-
|
161
|
251
|
| Suudi Arabistan |
110
|
137
|
189
|
234
|
Kaynak: BAE Ekonomi Bakanlığı
Ülkedeki tesislerde üretilip ihraç edilen başlıca ürünler alüminyum, mineraller, tekstil, plastik, kauçuk, gıda ve içecekler ile seramik ürünleridir.
7.5 TÜRKİYE-BAE TİCARİ İLİŞKİLERİ
Ülkemiz ile BAE arasında 1984 yılında Ekonomik ve Teknik İşbirliği Anlaşması, 1993 yılında Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması yapılmış olup, GCC (Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi) ülkeleri ile birlikte Serbest Ticaret Anlaşması yapılması yolunda çalışmalar devam etmektedir. KEK 6. dönem toplantısı 2000 yılında yapılmıştır. 2005 yılı Eylül ayında Abu Dhabi’de Yatırımların Karşılıklı Korunması Anlaşması imzalanmıştır.
Tablo 8
Türkiye-BAE Ticareti (Milyon Dolar)
|
|
2003
|
2004
|
2005
|
2006
|
| İhracat |
700
|
1,129
|
1,600
|
1.958
|
| İthalat |
109
|
170
|
200
|
322
|
| Toplam Dış Tic. Hacmi |
809
|
1,299
|
1,800
|
2,280
|
Kaynak: DTM
Tablo 9
Türkiye’den BAE’ne İhraç Edilen Başlıca Ürünler (Milyon Dolar)
|
|
2003
|
2004
|
2005
|
2006
|
| Demir Çelik |
377
|
598
|
920
|
1.089
|
| Değerlı Metaller (mücevherat) |
74
|
96
|
151
|
162
|
| Makine-Ulaş.Araç. |
68
|
74
|
109
|
116
|
| Tarımsal Ürünler (gıda) |
35
|
45
|
51
|
61
|
| Hazır Giyim |
19
|
21
|
23
|
29
|
| Tüketim Malları |
99
|
161
|
224
|
208
|
Kaynak: DTM
Ülkemizin ençok ihracat yaptığı ülkeler sıralamasında BAE on birinci sırada yer almaktadır. BAE’ye gerçekleşen ihracat performansı değerlendirildiğinde, sırayla demir çelik, mücevherat, makine, taşıt yedek parçaları, gıda ürünleri ilk sıraları işgal etmektedir. Bunları tüketim malları (ayakkabı, seyahat eşyası, mobilya, sıhhi tesisat) ihracatının takip ettiği gözlenmektedir.
8. İNŞAAT VE EMLAK SEKTÖRÜ
Birleşik Arap Emirliklerinin toplam petrol rezervlerinin %95’ini, doğal gaz rezervlerinin ise %92’sini elinde bulunduran (dünyadaki petrol rezervlerinin %8.3’i ve doğal gaz rezervlerinin %3.4’üne tekabül etmekte) Abu Dhabi Emirliği son dönemde özellikle petrol bağımlılığını azaltmak ve ekonomisini çeşitlendirmek hedefiyle hazırladığı strateji kapsamında uluslararası bir turizm ve iş merkezi haline dönüşmeye yönelik planı uygulamaya koymuştur.
Bu itibarla, yetkili makamlar ilk etapta konut ve ticari emlak sektörüne yönelik yabancılar için mülkiyet haklarının iyileştirilmesi amacıyla önemli adımlar atmışlardır. Daha önceden sadece emirin uhdesinde olan mülkiyet hakkı, 2005 yılında çıkarılan bir yasal düzenleme ile yerli ve yabancı kişiler için genişletilmiştir. Bu kapsamda örneğin Abu Dhabi Endüstriyel bölgesinde yabancılar için %100 mükiyet hakkı getirilmiş, emirlik vatandaşları mülkiyetin tamamına sahip olma fırsatını sahip olmuşlar, yabancılar ve göçmenler ise üstyapı mülkiyetini uzun dönemli kiralama imkanına kavuşmuşlardır.
Diğer taraftan, belirlenen stratejinin uygulanması anlamında gerekli hareket kabiliyetini sağlamak üzere ilgili yasal düzenlemelerle beraber bir çok kamu kurumunun yapısı da değiştirilmiştir. Yerel hükümet Kamu kurumlarının yapısına yönelik değişim ile beraber, Emirliğin iddialı büyüme planlarına hizmet etmesi amacıyla bazı bağımsız organizasyonlar/şirketler oluşturmuştur. Emlak sektöründe Aldar ve Sorouh şirketleri ile Turizm Kalkınma ve Yatırım Şirketi (TDIC), ekonomik yatırımlara yönelik ise 2002 yılında Mubadala Kalkınma Şirketi kurulmuştur. Mubadala firmasının misyonu içinde yeni yatırım şirketleri oluşturmak, stratejik yerli ve yabancı firmalara ortak olmak (Dolphin Energy’deki %51’lik payı ve Ferrari’deki %5 ortaklığı neticesinde Aldar tarafından imar edilen Yas adasındaki Ferrari Theme Park projesi gibi) bulunmaktadır. Yabancı şirketlere yönelik yatırımlar konusunda Mubadala dışında emirliğe ait toplam 700 milyar ABD Doları tutarındaki fonu yönettiği tahmin edilen Abu Dhabi Yatırım Kurumu (ADIA) Abu Dhabi emirliğinin en etkin yatırım birimi konumundadır.
Dubai emirliğine göre dışa açılmada daha muhafazakar davranan Abu Dhabi Emirliği, 2004 yılında babasının vefatını takiben Devlet başkanlığına gelen Sheik Halifa bin Nahyan’ın mevcut liberal politikaları daha da hızlandırması suretiyle uygulaması ile farklı bir anlayışın ortaya çıkmasına şahit olmaktadır.
Diğer taraftan, ilk bayan bakanın 2004 senesinde kabineye atanması, 40 üyelik meclisin 20 üyesinin seçimine yönelik ilk genel seçimlerin 2006 yılında gerçekleştirilmesi gibi güncel gelişmeler, değişimin ekonomik politik hayatta da devam ettiğinin göstergesi olmuş, yabancı iş çevrelerine yönelik güven sağlamıştır.
Abu Dhabi emirliğini turizm ve iş merkezi haline dönüştürmeye yönelik strateji temelinde yakın dönemde açıklanan ve gerekli süreçleri başlatılan projelerin toplam değeri şimdiden 126 milyar ABD Dolarını bulmuştur (açıklanan tüm projelerin değeri ise 170 milyar ABD Doları civarındadır) . Söz konusu projeler ile önümüzdeki 10 yıllık dönemde 220.000 ilave konutun piyasaya arzı, benzer şekilde turizm sektöründe konaklama tesisi ve oda sayısında önemli büyüme yaşanması beklenmektedir.
Özellikle kısa vadede piyasaya sunulacak konut arzının düşük olması ve hızla artan nüfus paralelinde ihtiyaçlara cevap verememesi, yapılacak yatırımların karlılığı ve geri dönüş oranlarına olumlu yansıyacağı hususunu kuvvetle gündeme getirmektedir.
Bahse konu yatırımların gerçekleştirilmesi için gerekli altyapının temini Abu Dhabi emirliğinin öncelikli gündemini teşkil etmektedir. Yerel Hükümet altyapıya yönelik yatırım çabalarını iki temel kategoride yoğunlaştırmış bulunmaktadır:
8.1 Üretim Kapasitesinin Artırılmasına Yönelik Altyapının Genişletilmesi
İki yeni liman inşaat projesi devreye sokulmuş olup, bunlardan birincisi 8 milyar Dirhem tutarındaki Taweelah merkezindeki “Khalifa Port and Industrial Zone”dur. 2006 yılında kurulan “Abu Dhabi Terminals” firmasının (bu firmada aslında Dubai Ports World tarafından idare edilmektedir) misyonu bu limanı işletmektir. Abu Dhabi’nin mevcut limanı olan Port Zayed konumlandırma ve kapasite açısından ihtiyaçlara cevap vermediğinden tüm ağırlığın önümüzdeki beş yıl içinde yeni yapılacak limana kaydırılması öngörülmektedir.
İkinci limanın da 2009 yılından itibaren Mussaf’da devreye konulması planlanmaktadır. Mussaf’daki özel sanayi bölgesinin idaresini de elinde bulunduran yarı resmi statüdeki ZONESCORP firması yıllık 5-9 milyon metrik ton kargo kapasitesine sahip olacak sözkonusu limanın proje fizibilite etüdünü yürütmek üzere “Royal Haskoning Consultants” firmasıyla bir anlaşma yapmıştır. 2004 yılında devreye konulan Mussaf Özel Endüstri bölgesinde ilk bölümün (ICAD1)dolmasının ardından 400 milyon dolar yatırımla açılan ikinci bölümde de (ICAD2) benzer şekilde büyük talep ile karşılaşılmış olup, 120 km uzaklıktaki Al Ain şehri de dahil olmak üzere Mussaf’da yeni bölümlerin açılmasını teminen gerekli çalışmalar yürütülmektedir.
8.2 Lojistik Ağın Genişletilmesi
Özellikle turizm ağırlıklı yatırımlar için temel ihtiyaç konumundaki havaalanı yolcu terminalleri başta olmak üzere mevcut karayolu ağının genişletilmesi amacıyla yatırımlar hızlandırılmıştır. Bu amaçla 2003 yılında ETİHAD adında yeni bir havayolu şirketi kuran Abu Dhabi Emirliği, 2004 yılında yeni filo oluşturmak üzere toplam değeri 8 milyar Doları bulan 29 adet uçak siparişi vermiş ayrıca son iki yıl içinde Boing ve Airbus firmalarından ilave 15 uçak siparişinde bulunmuştur.
Yolcu taşımacılığı yanında Abu Dhabi merkezini uluslararası bir kargo terminali haline dönüştürmeyi planlayan emirlik toplam değeri 25 milyar Dirhem (6,8 milyar ABD Doları) olan havalimanı projesini de başlatmıştır. Sözkonusu proje iki aşamada yürütülecek olup, ilk aşama yeni terminallerin yapımı ikincisi ise 2010 yılında tamamlanması planlanan ve yıllık 20 milyon yolcu kapasiteli yeni bir havalimanının inşaasından oluşmaktadır. Günümüze kadar uzanan süreç itibariyle, Supervision Comitteee for the expansion of Abu Dhabi Airport (SCADIA) mevcut terminali renove etmiş ve ilave bir terminal inşaa ettirerek 2005 yılındaki yolcu kapasitesini iki katı artırarak 6,8 milyona çıkarmıştır. ETİHAD havayollarına ait olmak üzere halen yeni bir terminal inşaatı devam etmekte olup, 2008 yılında hizmete girmesi ile 3,5 milyon yolcu/yıl mevcut kapasiteye ilave olacaktır. 2007 yılı sonunda teslim edilmek üzere 100 milyon Dirhem bedelli bir havalimanı otelinin inşaası sürmekte, benzer şekilde yıllık kargo kapasitesini iki misli artırarak 300.000 tona çıkaran ilave yatırımların sonuçlandırılmasıyla toplam kapasitenin 2 milyon ton/yıl olması öngörülmektedir.
Öte yandan Emirliğin karayolu altyapısının geliştirilmesine yönelik Abu Dhabi Belediyesi (Road Sector and Technical Services Department) 2021 yılına kadar toplam değeri 10 milyar Dirhem olan 90 adet projeyi gerçekleştirmeyi planlamaktadır. Projeler arasında yeni Cornishe yolunun genişletilmesi, dört adet ekspres çevre yolu (bu projelerden iki tanesi adanın doğu bir tanesi batı yönünde, diğeri ise Dubai’ye bağlantı kuracak şekilde).
Bunlara ilaveten, yapım çalışmalarına başlanılan Reem ve Saadiyat adaları ile Al Raha Beach gibi büyük ölçekli imar projelerinin şehir merkezine bağlantılarını sağlamak üzere ilave alt yapıya ihtiyaç bulunmaktadır. Ağırlığını bağlantı köprülerinin oluşturduğu bahsekonu altyapı projelerinin gerçekleştirilmesi için yerel hükümet bütçesinden de destek verilmesi sözkonusu olmakla beraber, ana projelerin geliştirilmesini üstlenen developer firmalar (Aldar, Sorouh gibi) ihale sürecinin yönetimi ve seçim yanında finansman açısından da ağırlıklı rol oynayacaklardır.
9. KONUT VE TURİZM ALANINDAKİ BÜYÜK ÖLÇEKLİ PROJELER
Turizm ve konut sektöründeki yatırımlar yoluyla petrol gelirleri ağırlıklı ekonomik yapının çeşitlendirilmesi Emirliğin öncelikleri arasında yer almaktadır. Önümüzdeki 10-15 yıllık süreçte tamamlanması öngörülen sözkonusu projeler, başlatılan sanayi yatırımları ve gelişen ticaretin de etkisiyle hızla artan nüfusun konut ihtiyacının çözümüne yönelik bir yatırım olarak da değerlendirilmektedir.
Yeni başlatılan projeler bir çoğu son döneme kadar imara açık olmayan adalar üzerinde olmak üzere şehir merkezinden kısmen uzak yerleşkelerde gerçekleştirilecektir.
Tablo 10
Abu Dhabi Emirliğinde Başlatılan Büyük Ölçekli Projeler
|
YATIRIMIN ADI
|
YAKLAŞIK BEDELİ (milyon ABD doları)
|
| Yas Adası |
40.000
|
| Saadiyat Adası |
27.248
|
| Al Raha Beach |
18.000
|
| Reem Adası (Tamouh şirketinin yatırımı) |
15.000
|
| Danet Abu Dhabi |
9.265
|
| Najmat Abu Dhabi |
8.174
|
| Mohamed Bin Zayed City. |
7.100
|
| Shams Abu Dhabi |
6.800
|
| Rawadat Abu Dhabi |
1.499
|
| Building materials City |
1.100
|
| Saraya Abu Dhabi |
954
|
| Al Gurm Resort |
350
|
| Central Market Redevelopment |
354
|
| Golf Gardens |
272
|
9.1 Yas Adası
Ana kara üzerindeki Al Raha Beach projesinin tam karşısındaki yerleşkede bulunan adada 2500 hektar alan üzerinde gerçekleştirilecek 40 milyar Dolarlık yatırım, Emirlikte bugüne kadar açıklanan en büyük projedir. İnşaatı 2007 yılında başlaması öngörülen projenin konsepti Abu Dhabi’nin gelişim stratejisi içinde yer alan turizm merkezi oluşturma hedefine hizmet edecek biçimde tasarlanmış olup, bu kapsamda Yas adasında Ferrari Eğlence Parkı dahil farklı konseptler içeren 24 farklı eğlence parkı inşaası gerçekleştirilmesi planlanmaktadır. İlaveten, proje kapsamında, motor sporları için yarış pisti, aqua park, oteller ve 300.000 m2’lik perakende alanı, golf sahaları, ofis merkezleri, villalar ve konutlar inşaa edilecektir.
9.2 AL Reem Adası
Abu Dhabi şehrinin kuzey doğusunda yer alan ve bir kısmı tamamlanan bir bölümü ise yapım aşamasında olan köprülerle şehir merkezine bağlanan doğal ada üzerinde gerçekleştirilecek proje ile ticaret ve konut sektörlerine yönelik bir tasarım planlanmıştır. Bitiminde 350.000 kişiye yaşam alanı yaratacak projeyi Tamouh Investment, Sorouh Real Estate ve Al Reem Investment olarak üç ana developer firma üstlenmiş bulunmaktadır. Tamouh Investment adanın inşaası için yürütülen projenin %60’ını, diğer iki şirket ise %20 payla geri kalan bölümünü üstlenmiş bulunmaktadır.
Sorouh Real Estate firmasının ada üzerinde üstlendiği proje Shams Abu Dhabi (6.9 milyar ABD Doları değerindeki proje 7,67 milyon metre kare alan üzerine kurulacak) olarak anılmakta ve tamamlandığında burada Abu Dhabi şehrinin en yüksek gökdeleni-dünyadaki 15’inci yüksek bina (Sky Tower) yer alacaktır. Sorouh’un Shams Abu Dhabi, Tamouh Investment’ın ise Al Reem’deki diğer bölgede üstlendiği konut projelerinin bir bölümünün nihai müşterilere pazarlanmasına başlanmıştır. Tamouh Investment’ın inşaa edeceği bir özel projede “Marina Square” olarak adlandırılmakta, otel, ofis merkezleri ve konut alanlarını içeren 17 çok katlı gökdelenden oluşan anılan merkezin ilk bölümünün 2009 yılında tamamlanması öngörülmektedir.
9.3 Saadiyat Adası
30,000 m2’lik kurulum alanı ve 400 milyon ABD Dolarlık proje değeri ile dünyadaki örnekleri arasında en büyüğü olacak “Guggenheim Museum” Saadiyat adası projesinin tanıtımında en gözde oluşumlardan biri olarak deklare edilmektedir. Buna ilaveten Paris’deki Louvre müzesindeki eserlerin dönemsel olarak Saadiyat Adasında kurulacak “Louvre Abu Dhabi”de sergilenmesi için basında çıkan haberlere göre 1 milyar ABD Dolarlık bir anlaşma yapılmıştır.
Abu Dhabi adası sahiline 500 metre mesafede yer alan 27 kilometrekarelik Saadiyat adası toplam değeri 27 milyar ABD Doları olan kültür, konut, turizm ve eğlence merkezlerinin (29 otel, 1000 teknelik marina, 38.000 apartman ve 8.000 villa) yer alacağı bir projedir. Abu Dhabi Turizm Kalkınma ve Yatırım Şirketi-TDIC saadiyat Adasını turizm, kültür ve yaşam merkezine dönüştürecek projeyi Emirlik adına yürüten kuruluştur. Üç aşamalı bir plan kapsamında nihai projenin 2018 yılında tamamlanması planlanmaktadır.
150.000 kişiye yaşam alanı yaratacak Saadiyat adasını deniz üzerinden Abu Dhabi merkezine bağlamak üzere her biri on şerit kapasiteli iki köprü yapılacaktır. Sözkonusu köprülerden ilki Alman ED Zublin and Saif Bin Darwish ünvanlı yerel inşaat firmasına verilmiştir.
9.4 AL Raha Beach
Proje Abu Dhabi uluslararası havalimanı ile Dubai yoluna yakın bir yerleşkede 5,2 milyon metrekarelik doğal sahil alanı üzerine inşaa edilmektedir. Aldar Properties firmasının developer olarak geliştirdiği 15 milyar ABD Doları değerindeki projenin tamamlandığında 120.000 kişiye konut ve yaşam alanı sağlaması planlanmıştır. İmar planı itibariyle sekiz adet alt bölge şeklinde ayrıntılandırılan (sahil şeridindeki 7 alt bölge ile iç kısımdaki genelde konut şeklindeki villaların yer alacağı Al Raha Gardens projesi olmak üzere) Al Raha Beech projesi kapsamında 9 otel, 4 marina tarzı liman, çok sayıda park ile kanallar aracılığıyla ulaşım sağlanacak eğlence-alışveriş merkezleri inşaa edilecektir.
Bahsekonu sekiz alt bölgeden biri olan Khor Al Raha içinde halen Aldar firması tarafından Al Muneera adı altında 228 konuttan oluşan bölümün inşaası ve özel mülkiyet sahiplerine pazarlaması devam etmektedir. 1500 villadan oluşan Al Raha Gardens bölümü ise mülkiyet haklarına yönelik kısmi serbestinin yasalaşmasından sonra halka arz edilen en kapsamlı proje olması itibariyle, rekor denebilecek zamanda henüz temel aşamasında olmasına rağmen satışı tamamlanmıştır.
9.5 Danet Abu Dhabi
Emirlikteki özel sektör insiyatifinde yürütülen en önemli emlak projelerinden birisi de Al Qudra Holding’in geliştirdiği 34 milyar Dirhemlik Danet Abu Dhabi’dir. 34 katlı ofis ve konuta yönelik binalar ve dört yıldızlı bir otelden (Holiday Inn) oluşan proje yatırımcılardan büyük ilgi görmüş ve 45 gün içinde tüm arsaları satılmıştır. Öncelikli müşteri BAE vatandaşları olmak üzere ve Körfez ülkeleri vatandaşlarına da pazarlanması planlanan Eylül 2006’da başlanan projenin 2009 yılında tamamlanması öngörülmektedir.
9.6 Central Market
Yerel Hükümet tarafından Aldar Properties firmasına geliştirmesi için verilen 1.3 milyar Dirhem değerindeki proje konum olarak şehrin ana güzergahları arasında yer alan Khalifa caddesi, Hamdan caddesi ve Havalimanı yolu arasında merkezi bir yerleşkede bulunmaktadır. 2010 yılında tamamlanması planlanan proje kapsamında 54 katlı beş yıldızlı bir otelde 250 oda ve 200 suit formatında özel apartman daireleri, 58 katlı ofis kulesi ve 525 daireli çokkatlı konut yer almaktadır. Alışveriş merkezlerinin yer alacağı ve Modern Arap Çarşısı konseptindeki alt projenin öncelikli olarak 2008 yılına yetiştirilmesini teminen inşaat çalışmaları devam etmektedir.
10. ABU DHABİ İNŞAAT PİYASASI TRENDLERİ
1995-2005 yılları arasında Abu Dhabi’de inşaa edilen konut sayısı 133.000 olup, bu kapsamda yıllık ortalamalar 13.000 konutun piyasaya sunulduğu yönündedir. Emirliğin Ekonomi ve Planlama Departmanı’nca yayınlanan rakamlara göre, birim hane sayısı artışı dikkate alınarak ortaya çıkacak konut ihtiyacını karşılamak üzere Abu Dhabi’de 2010 yılına kadar 220.000 ilave konutun tamamlanması gerekmektedir
Tablo 11
Abu Dhabi Konut Arz ve Talebi
| |
2007 |
2008 |
2009 |
| Toplam talep |
51.400 |
65,050 |
82,500 |
| Yıllık Konut Arzı |
13,000 |
14,300 |
17,875 |
| Karşılanamayan Talep |
38,400 |
50,750 |
64,625 |
Kaynak: BAE Ekonomi ve Planlanma Departmanı
Her ne kadar, mevcut projeler dikkate alındığında 2010 tarihine kadar yapılması planlanan yeni konut sayısı 150.000 ile 200.000 arasında değişmekte ise de, mevcut durum itibariyle piyasada her türlü konut için büyük açık bulunmaktadır. Yeni yapılan konutlar daha tamamlanmadan özellikle kamu sektörü ve kamu iştiraklı firmalar tarafından temel aşamasında kapatılmakta, dolayısıyla piyasadaki doluluk oranı %100 seviyesindedir.
Al Raha Gardens projesindeki 1400 villanın satışının 48 saat içinde tamamlanması, piyasadaki talebin ne derece yüksek olduğunun en somut göstergesidir. Anılan projede yer alan villaların metre kare satış fiyatları konut cinsine ve konumuna göre (apartman-villa) 1800-2770 ABD Doları arasında değişmektedir. Diğer taraftan, Al Reem adasında yapılacak apartman dairelerinin vadeli olarak pazarlanması kapsamında talep edilen satış fiyatları ise 1100 ABD Doları/m2 civarındadır.
Abu Dhabi’de kira oranlarındaki yıllık yükseliş 2006 senesine kadar %20 civarında iken aşırı talep neticesinde anılan tarihten itibaren yükseliş hızı enflasyon seviyesini dahi etkileyecek biçimde artış gösterince, Emirlik yürürlüğe koyduğu yasal düzenleme ile yıllık kira artış oranını %7 ile sınırlamıştır. Ancak, bu sınırlama halen kontratı devam eden kiracılar için geçerli olduğu için, yeni ev kiralayanlar piyasa rayiçlerinin çok üzerinde ücretler ödemektedirler.
Abu Dhabi’deki yeni yapılaşma şehir merkezinden banliyölere ve çevre adalara doğru kaymaktadır. Büyük ölçekli projelerin önümüzdeki on yıllık dönemde konut arzını artıracağı beklenmekte ise de, diğer taraftan Emirlik için planlanan turizm ve sanayi yatırımları neticesinde canlanacak ekonominin, nüfusu da önemli derecede artıracağı tahmin edilmektedir.
Tablo 12
Bazı Büyük Projeler İtibariyle Piyasaya Sunulmak Üzere Yapımı Planlanan Konutlar
| Proje Adı |
Konut Kapasitesi |
Arz Olunacak
Hane Sayısı (*) |
Öngörülen Tamamlanma Tarihi |
| Shams Abu Dhabi |
100,000 |
33,333 |
2011 |
| Najmat Abu Dhabi |
80,000 |
26,667 |
2012 |
| Tamouh’un Reem Adasındaki Yatırımı |
170,000 |
56,667 |
|
| Al Raha Beach |
120,000 |
40,000 |
2016 |
| Saadiyat Adası |
150,000 |
46,000 |
2018 |
| Toplu Konut Projeleri |
|
31,000 |
2011 |
| Al Reef Villaları |
|
4,000 |
2010 |
| Diğerleri |
|
3,000 |
2008-2012 |
| TOPLAM |
|
240,667 |
|
| (*) Bir hanede 3 kişinin yaşadığı varsayılmaktadır. |
Mevcut konut projelerinin vadelerinin uzun olması dolayısıyla piyasaya sunumun sınırlı kalmasının nedenleri arasında, yeni imara açılan lokasyonların altyapılarının henüz tamamlanmamış olmasının da etkisi bulunmaktadır. Örneğin, Abu Dhabi Turizm Kalkınma ve Yatırım Şirketi-TDIC yeni imara açılan Saadiyat adasını Abu Dhabi’ye bağlayacak köprü inşaatının ihale sürecini ancak sonuçlandırmış ve inşaat akabinde başlamıştır.
Diğer taraftan, developer firmaların Saadiyat ve Yas Adaları gibi prestijli projeler için konsept oluşturmak üzere Louvre Abu Dhabi ve Gugenheim Müzesi gibi yatırımlar suretiyle uluslararası yatırımcılar nezdinde ilgi uyandırma çabalarına öncelik vermeleri nedeniyle henüz anılan projeler kapsamında imarı öngörülen konutların pazarlamasına başlamamışlardır. Bu tür stratejiler, konut satışları yoluyla Abu Dhabi emlak piyasasının kamuoyunda ön plana çıkmasını bir anlamda geciktirmekle beraber, altyapı ihaleleriyle birlikte inşaat çalışmalarının başlaması, şüphesiz yakın zamanda piyasada hareketliliğin başlayacağını göstermektedir.
10.1 ABU DHABİ İNŞAAT PİYASASINDAKİ GELİŞMELERİN TÜRK FİRMALARINA YÖNELİK SUNDUĞU FIRSATLAR
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE)’ndeki yedi emirlik içinde 67,340 km2 alan (ülke topraklarının %86,7’si) ile en büyüğü olan Abu Dhabi, aynı zamanda ülkenin %95’lik petrol rezervlerinin sahibi olarak BAE genel bütçe gelirlerinin %73’ünü karşılamaktadır.
Özellikle, kalkınmasını ticaret, re-export ve turizm üzerine inşa ederek ekonomik yönden hızla büyüyen, son dönemlerde ise mega emlak projeleri ile uluslararası gündemde yer bulan Dubai emirliğinin adeta gölgesinde kalan BAE’nin başkenti Abu Dhabi, petrol gelirlerini değerlendirecek, ekonomisini çeşitlendirecek yeni strateji ile kabuk değişimi içine girmiştir.
BAE merkezi idaresini bünyesinde barındırması ve petrol gelirlerinin getirdiği zenginliğin etkisiyle genel olarak karar verme ve uygulama anlamında ağır bir yapıya sahip Abu Dhabi, Devlet başkanlığına 2004 senesinde gelen Sheik Halifa bin Nahyan’ın liberal politikalara daha ağırlık vererek değişim stratejisini uygulamaya koymasıyla birlikte uluslararası iş çevrelerinin de ilgisini çekmeye başlamıştır.
Açıklanan projelerin ihtiva ettiği parasal değer yanında ortaya çıkacak ekonomik faaliyet özellikle 2004 yılından beri Abu Dhabi’ye büyük şirketlerin adeta akmasına sebep olmuş, sınırlı şehir altyapısı, yeni göç ile birlikte ticari ve konut piyasasındaki talebi karşılayamaz duruma gelmiştir.
Yeni stratejiyi uygulamak üzere kısa süreç içinde, Emirlik Federal Kurumları yeniden yapılandırılmış ilave birimler kurulurken, Emirlik sermayeli özel sektör donanımına sahip yatırım ve imar şirketleri oluşturulmuştur. Hedef sektör turizm için uluslararası yolcu kapasitesi yaratmak, transit güzergahı haline gelmek üzere yeni bir Havayolu şirketi kurulmuş (ETİHAD) mevcut havalimanı yenilenmiş ilave terminal ve pist inşaatlarına girişilmiştir.
Diğer taraftan, emirliğin mevcut sanayi altyapısının geliştirilmesi amacıyla özel Ekonomi Bölgesi yeni yapılanmayla kurulan işletici İdareye (ZONESCORP) bağlanmış, mevcut altyapıyı genişletmek için ilave alanlar ve liman inşaatları başlatılmış, Ekonomik Bölge için geçerli olan imtiyaz ve teşvikler artırılarak yeni yatırımcılar için cazip hale getirilmiştir.
Bahse konu değişimleri çok kısa bir sürede yaşayan Abu Dhabi emirliği planlarını harekete geçirebilmek için önceliği gerekli altyapıyı oluşturmaya vermektedir. İmara açılan alanların çoğunlukla şehir merkezinin dışında olması, hatta yakın geçmişe kadar hiçbir yapılaşmaya izin verilmeyen çevre adaların büyük projelere yönelik devreye sokulması, ulaşım ve altyapı için belirli bir ön süreci gerektirmektedir. Büyük projeler açıklanmış ve süreç başlatılmış olmakla beraber, bunların hızla bitirilmesi imkanı bahse konu altyapı hazırlıklarının tamamlanmasına bağlı bulunmaktadır. Bunun yanında, daha yavaş ve bürokratik anlayış içinde tedbirli ilerleyen bir yerel iş kültürüne sahip Abu Dhabi için yeni stratejinin beraberinde getirdiği değişim ve hız kısmen sınırlı olmaktadır.
Yukarıda belirtilen bazı sınırlayıcı etmenlere rağmen 2004 yılından beri Abu Dhabi emirliğindeki değişim ve hızla yükselen iş imkanları, çok sayıda uluslararası firmanın bu merkeze kaymasına ve mevcut olanaklardan yararlanmaya başlamasına neden olmuştur.
Büyük ölçekli projeleri yürüten Emirlik Kurumları gerekli altyapıyı kurduktan sonra zaman içinde projeleri bölmek suretiyle ana inşaat ve pazarlama haklarını alt yatırımcılara bırakmaktadırlar. Benzer şekilde Emirlik sermayeli dev yatırımcı firmalar da, kendi sorumluluğundaki projeler için doğrudan ihale yöntemiyle müteahhitlik firmalarına inşaat işlerini vermekte, bazı bölümler için haklarını alt-yatırımcılara devretmektedirler.
Yapı sektöründe iş alabilme gücü büyük ölçüde firmaların uluslararası deneyimleri, teknik vasıfları, yerel piyasada kurulup, müteahhitlik karnesi türü belgelendirme ile ilgili koşulları yerine getirmeleri ve kendilerini tanıtabilmeleri yanında verecekleri fiyat teklifine de bağlı bulunmaktadır.
Sayılan hususları yerine getiren ve belirli teknik özelliklere sahip firmaların rekabet koşullarının henüz tam oluşmadığı ve çok fazla sayıda projenin devrede olduğu Abu Dhabi piyasasında başarılı olmaması için geçerli neden bulunmamaktadır.
Pazara giriş koşullarını yerine getiren çok sınırlı sayıda Türk inşaat firması Abu Dhabi piyasasında başarıyla faaliyet göstermektedir. Bununla birlikte, önümüzdeki 10 yıllık süre için açıklanan 170 milyar ABD Doları tutarındaki pazar hacmi ve sunduğu iş fırsatlarından yararlanmak üzere sektör temsilcilerimizin gerekli yerel altyapıyı oluşturmak için harcanacak sürede dikkate alınarak hızla piyasada konumlanmasında yarar bulunmaktadır.
İnşaat sektörüne yönelik yapı malzemeleri açısından neredeyse tamamen dışa bağımlı olan BAE piyasasındaki rekabet koşulları Abu Dhabi için de geçerlidir. Bireysel konut yapımının sınırlı olduğu Emirlikte toplu inşaat projelerinin malzeme ihtiyacı genel olarak müşavir firmaların elinde bulunmakta, müteahhit firmalar ise belirli hallerde şartnamede belirlenen malzeme vasıflarına hazır halde bulunduran ve uygun koşullarda temin eden yerel piyasadaki tedarikçilerden karşılamaktadırlar.
İnşaat sektörüne yönelik demir-çelik gibi bir kaç ürün dışında BAE inşaat piyasasının ihtiyaç duyduğu yapı malzemelerinin pazarlamasını yerinde yapılanmak (show room ve depo benzeri altyapı tesisiyle) suretiyle gerçekleştirmek, zamanında teslim olanağını sunmak, müşavir ve inşaat firmalarına ürün tanıtımını yapabilmek suretiyle son derece geniş imkanlardan yararlanmak mümkün bulunmaktadır.
Bunun yanında, hammadde, enerji ve işgücü anlamında ucuz girdi olanakları sağlayan yerel piyasaya ilaveten mevcut teşvik (vergi ve gümrük muafiyetleri gibi) imkanlarından da faydalanmak suretiyle yapı malzemelerine yönelik imalat yatırımı gerçekleştirilmesi, değerlendirilmesi gereken fırsatlar arasındadır. Ayrıca, finansman olanaklarına sahip yerel firmalarla ortaklık tesis edilebilmesi, teknoloji ve makine transferi yanında, nihai ürünlerin yerel inşaat pazarı ile birlikte çevre bölge ülkelerine pazarlanması imkan dahilindedir.
11. BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİ DOĞAL TAŞ PAZARINDAKİ GELİŞMELER
Birleşik Arap Emirlikleri doğal taş pazarındaki gelişmeler, ülkenin büyüyen inşaat sektörü ile paralellik göstermektedir. Özellikle Dubai’nin, Ortadoğu’nun ticaret merkezi olması durumu ve bu konumu sağlamlaştırmak adına yapılan çalışmalar, Dubai yapı sektörünün gelişmesine sebep olmuştur. Gelişen endüstri ve turizmle ilgili halen uygulanmakta olan ve planlanan projelerde büyük artış söz konusudur. Birleşik Arap Emirlikleri’nde inşaat aktivitelerinin önemli bir bölümünü büyük ölçekli projeler, kuleler, endüstri parkları, alış-veriş merkezleri oluşturmaktadır. Sektörde modern mimari stillere ve inşaat metotlarına yönelen ilgi nedeniyle, kullanılan materyaller uluslararası pazarlardan sağlanmaktadır. Ülke, inşaat malzemeleri ihtiyacının hemen hemen tamamını ithal etmektedir.
BAE’nin en önemli emirliğinden biri olan Abu Dhabi’de, 2010 yılına kadar yaklaşık 138 milyar dolar tutarında yatırım öngörülmekte, bunun 82 milyar dolarının gayrimenkul sektöründe, kalanının ise altyapı, sanayi ve diğer sektörlerde olması planlanmaktadır. Öte yandan, Dubai Uluslararası Havaalanının genişletilmesi, Dünya Adaları, China Town, Dubai Metrosunun yapımı, denizin palmiye ağacı şeklinde doldurulması ile üzerine alışveriş merkezi ve villalar inşa edilmesi planlanan üç Palmiye Ağacı, Dubailand parkı, su altı Hydropolis Oteli, Dubai Marina gibi büyük projeler ve muhtelif mega alış-veriş merkezleri ile otel ve konut inşaatları devam etmektedir. Ayrıca, yarım mil yüksekliği ile dünyanın en uzun binası olması beklenen Burj Dubai’nin inşaatının henüz yarısına gelinmiştir. Şu ana kadar 80’den fazla katı tamamlanan binanın yüksekliğinin 900 metre civarında olacağı tahmin edilmektedir.
Tüm bu gelişmeler, BAE’nin doğal taş ihracatçılarımız için potansiyel bir pazar olduğunu göstermekle birlikte, ülkenin inşaat pazarında önemli olan bir nokta, malzeme seçiminin, danışman firmaların ya da mimarlık firmalarının istekleri doğrultusunda gerçekleştiğidir. Dolayısıyla, büyük projelerin taş seçiminde belirleyici olan mimarlara ulaşılması için, profesyonel bir tanıtım stratejisinin izlenmesi büyük önem arz etmektedir. Tanıtımın bir parçası olarak, 28 Ekim-01 Kasım 2006 tarihleri arasında, Genel Sekreterliğimiz organizasyonu ve İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi koordinasyonu ile Dubai’de düzenlenen “The BIG 5 SHOW 2006 İnşaat Malzemeleri Fuarı”na, 18 Türk doğal taş firması katılmıştır. Söz konusu fuarın, uzun dönemde, Türk ihracatçıları için önemli bir pazar olarak görülen Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn, Kuveyt, Umman, Katar ve Suudi Arabistan gibi diğer bölge ülkeleri ile karşılıklı ilişkilerin geliştirilmesi yönünde büyük katkıları olacağı düşünülmektedir.
12. BAE DOĞAL TAŞ TİCARETİ
12.1 İTHALAT
Birleşik Arap Emirlikleri, doğal taş ürün grupları arasında daha çok işlenmiş ürünlerin ithalatını gerçekleştirmektedir. 2002 yılında, işlenmiş ürünler toplam doğal taş ithalatının %75’ini oluştururken, 2003 yılında ise işlenmiş ürünlerin toplam doğal taş ithalatı içindeki payı artarak %78 olarak gerçekleşmiştir. 2004 yılında ise, işlenmiş ürünlerin ithalatı toplam doğal taş ithalatının yaklaşık %90 gibi büyük bir kısmını oluşturmuştur. Söz konusu bu işlenmiş ürün talebi potansiyeli nedeniyle, Birleşik Arap Emirlikleri’ne daha çok işlenmiş ürünlerin pazarlanması daha uygun olacaktır.
Birleşik Arap Emirlikleri’nin gerçekleştirmiş olduğu genel ithalata baktığımızda, 2002 yılında 72 milyon dolar ile işlenmiş mermer ve traverten, en fazla ithalatı gerçekleştirilen ürün grubu olmuştur. 2003 yılında aynı ürün grubunda 93 milyon dolar ithalat yapılırken, 2004 yılında ise 119 milyon dolar ithalat gerçekleştirilmiştir. 2002 yılında en fazla ithalatı yapılan ikinci ürün grubu 14 milyon dolarla ham granit iken, 2003 ve 2004 yıllarında ham granit ürün grubunun yerini ham mermer ve traverten almıştır. 2003 yılında 13 milyon dolar 2004 yılında ise 9 milyon dolar ham mermer ve traverten ithalatı gerçekleştirilmiştir. 2004 yılında, ham mermer ve traverten ithalatını 3,8 milyon dolar ile ham granit takip etmektedir.
2002 yılında Birleşik Arap Emirlikleri toplam 95 milyon dolar doğal taş ithalatı gerçekleştirirken, 2003 yılında 119 milyon dolar, 2004 yılında ise 134 milyon dolar doğal taş ithalatı gerçekleştirmiştir.
Tablo 13
Birleşik Arap Emirlikleri Genel Doğal Taş İthalatı
| |
2002
|
2003
|
2004
|
| |
Değer ($) |
Miktar (kg) |
Değer ($) |
Miktar(kg) |
Değer ($) |
Miktar(kg) |
| Ham Kayağan Taşı (2514) |
85.02
|
391.489
|
308.015
|
1.573.334
|
497.951
|
3.353.107
|
| Ham Mermer ve Traverten (2515) |
8.451.541
|
34.614.298
|
13.140.268
|
185.149.507
|
9.248.805
|
50.895.173
|
| Ham Granit (2516) |
13.638.476
|
59.953.063
|
11.829.878
|
58.603.658
|
3.852.225
|
21.306.710
|
| İşlenmiş Mermer, Trv. Ve Granit (6802) |
71.735.507
|
193.377.126
|
92.933.421
|
215.971.493
|
119.006.977
|
260.977.325
|
| İşlenmiş Kayağan Taşı (6803) |
935.904
|
3.828.313
|
874.821
|
4.791.031
|
985.017
|
2.458.198
|
| TOPLAM |
94.761.428
|
292.164.289
|
119.086.403 |
466.089.023 |
133.590.975 |
338.990.513 |
Kaynak: United Nations Commodity Trade Statistics Database
2004 yılı Birleşik Arap Emirlikleri’nin işlenmiş ürün ithalatında ilk sırada 37,3 milyon dolar (57,4 bin ton) ile İtalya yer almıştır. İtalya’nın doğal taşların pazarlamasında ki başarısının etkisini de BAE doğal taş pazarında rahatlıkla görebilmekteyiz. İtalya’yı 18,9 milyon dolarla Hindistan takip etmektedir. İspanya ise 18,2 milyon dolarla BAE doğal taş ithalatında üçüncü sırada yer almıştır. İspanya’yı ise Çin, Ürdün, Almanya ve Suriye takip etmektedir. Türkiye ise, bu ürün grubunda Umman’ın ardından dokuzuncu sırada yer almıştır. Bu durum, Türkiye’nin Birleşik Arap Emirlikleri doğal taş piyasasına yeteri kadar önem vermediğini ve bu pazar hakkında detaylı araştırmaların yapılmadığını göstermektedir. Türkiye’nin ilk beş içerisinde olması gerekirken dokuzuncu sırada olması gerçekten düşündürücü bir durumdur.
Tablo 14
2004 Yılı BAE İşlenmiş Ürün İthalatının Ülkelere Göre Dağılımı
| Sıra |
Ülke |
Değer ($) |
Miktar (kg) |
| 1 |
İtalya |
37.339.877
|
57.419.492
|
| 2 |
Hindistan |
18.920.043
|
52.666.220
|
| 3 |
İspanya |
18.257.349
|
26.336.407
|
| 4 |
Çin |
10.873.469
|
40.567.527
|
| 5 |
Ürdün |
4.008.021
|
15.466.007
|
| 6 |
Almanya |
3.363.975
|
3.210.687
|
| 7 |
Suriye |
2.962.498
|
12.691.543
|
| 8 |
Umman |
2.926.830
|
5.800.900
|
| 9 |
Türkiye |
2.820.680
|
5.922.766
|
| 10 |
Yunanistan |
2.789.803
|
3.227.754
|
|
Diğer |
14.744.432
|
37.502.548
|
| |
Toplam |
119.006.977
|
260.811.851
|
Kaynak: United Nations Commodity Trade Statistics Database
Aşağıda da görüldüğü üzere, Birleşik Arap Emirlikleri işlenmiş doğal taş pazarında İtalya’nın payı %32 iken, Hindistan’ın %16, İspanya’nın %15, Çin’in 9 ve Ürdün’ün payı %3’tür. Türkiye’nin bu pazardaki payı ise, %2,3’tür. Görüldüğü üzere, Türkiye’nin bu pazardaki payı rakiplerine göre oldukça düşüktür.
Şekil 1
2004 Yılı BAE İşlenmiş Ürün İthalatının Ülkelere Göre Dağılımı
2004 yılı Birleşik Arap Emirlikleri’nin ham mermer ve traverten ithalatında yine ilk sırada 5,7 milyon dolar (4,2 bin ton) ile İtalya yer almıştır. İtalya’yı 1,6 milyon dolarla İran takip etmektedir. İspanya ise 395 bin dolarla BAE doğal taş ithalatında üçüncü sırada yer almıştır. İspanya’yı ise Suudi Arabistan, Yunanistan, Hindistan ve Çin takip etmektedir. Türkiye ise, bu ürün grubunda Çin’in ardından sekizinci sırada yer almıştır.
Tablo 15
2004 Yılı BAE Ham Mermer ve Traverten Ürün İthalatının Ülkelere Göre Dağılımı
|
Ülke |
Değer($) |
Miktar(kg) |
| 1 |
İtalya |
5.692.619
|
4.240.014
|
| 2 |
İran |
1.677.379
|
16.067.968
|
| 3 |
İspanya |
394.696
|
778.802
|
| 4 |
Suudi Arabistan |
331.973
|
1.680.146
|
| 5 |
Yunanistan |
264.198
|
900.500
|
| 6 |
Hindistan |
257.394
|
1.097.749
|
| 7 |
Çin |
168.284
|
24.257.607
|
| 8 |
Türkiye |
133.383
|
274.425
|
| 9 |
Mısır |
132.700
|
696.806
|
| 10 |
Lübnan |
58.470
|
174.690
|
|
Dİğer |
149.378
|
403.561
|
| |
Toplam |
9.069.304
|
49.497.078
|
Kaynak: United Nations Commodity Trade Statistics Database
Görüldüğü üzere, İtalya’nın BAE doğal taş pazarında ham mermer ve traverten ürün grubundaki payı işlenmiş ürün grubundaki payından bile yüksektir. İtalya’nın bu ürün grubundaki payı %63’tür. Birleşik Arap Emirlikleri doğal taş pazarında İtalya’nın hakimiyeti olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. İtalya’dan sonra bu pazara hakim olan ülke %18’lik payla İran’dır. Türkiye’nin payı ise %1’dir.
Şekil 2
2004 Yılı BAE Ham Mermer ve Traverten Ürün İthalatının Ülkelere Göre Dağılımı
Buraya kadar olan bölümde, kaynak olarak göstermiş olduğumuz Birleşmiş Milletler veri tabanında Birleşik Arap Emirlikleri’ne ait verilerin olmaması nedeniyle, 2005 ve 2006 yılı verileri yer almamıştır. Ancak BAE’nin bu yıllardaki ithalat rakamları, her ülkenin BAE’ye yapacağı ihracatın BAE’nin o ülkeye yaptığı ithalatı yaklaşık olarak vereceği düşüncesiyle, ülkelerin BAE’ye yaptıkları ihracat değerlerinden elde edilmeye çalışılmıştır.
Tablo 16 ve Tablo 17‘de verilen ithalat değerleri her ülkenin aslında Birleşik Arap Emirlikleri’ne yaptığı ihracat rakamlarıdır. Ancak, 2006 yılı rakamlarına göre yapılan aşağıdaki sıralama pek sağlıklı olmayabilir çünkü bazı ülkelerin verileri henüz Birleşmiş Milletler bilgi bankasına ulaşmamış olabilir ve bu yüzden de sıralamada yer almamış olabilir. Ama ülkelerin yıllar itibariyle göstermiş olduğu gelişmenin takip edilebilmesini teminen bu veriler sunulmuştur.
Tablo 16
2005 Yılı BAE İşlenmiş Ürün İthalatının Ülkelere Göre Dağılımı
| Sıra |
Ülke |
Değer($) |
Miktar(kg) |
| 1 |
İtalya |
38.937.643
|
57.149.799
|
| 2 |
Hindistan |
24.537.967
|
56.897.462
|
| 3 |
Çin |
18.759.708
|
76.330.703
|
| 4 |
Umman |
18.242.193
|
47.202.544
|
| 5 |
Yunanistan |
17.643.874
|
7.466.721
|
| 6 |
İran |
8.518.771
|
34.063.915
|
| 7 |
Portekiz |
5.342.832
|
9.195.110
|
| 8 |
Türkiye |
4.644.089
|
11.619.544
|
| 9 |
İspanya |
4.545.554
|
6.311.101
|
| 10 |
Suriye |
2.414.788
|
18.403.000
|
|
Diğer |
7.225.438
|
42.226.680
|
| |
Toplam |
150.812.857
|
366.866.579
|
Kaynak: United Nations Commodity Trade Statistics Database
2004 ve 2005 yılları Birleşik Arap Emirlikleri işlenmiş ürün ithalatının ülkelere göre dağılımı karşılaştırıldığında, İtalya’nın ihracatını çok fazla arttıramadığı dikkat çekmektedir. Diğer dikkat çekici bir nokta ise, İspanya’nın 2004 yılında 18 milyon dolarla üçüncü sırada yer alırken, 2005 yılında 4,5 milyon dolar işlenmiş doğal taş ürün ihracatı gerçekleştirerek dokuzuncu sıraya gerilemesidir. 2004 yılında ise, onikinci sırada yer alan İran, 2005 yılında 8,5 milyon dolar işlenmiş ürün ihracatı yaparak altıncı sıraya yükselerek büyük bir gelişme göstermiştir. Türkiye ise, ihracatını nerdeyse %100 artırarak dokuzuncu sıradan sekizinci sıraya yükselmiştir.
Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri’ne yapmış olduğu işlenmiş ürün ihracatında en önemli gelişmeyi 2006 yılında gerçekleştirmiştir. İhracatını %100’den fazla artırarak sekizinci sıradan dördüncü sıraya yükselmiştir.
Tablo 17
2006 Yılı BAE İşlenmiş Ürün İthalatının Ülkelere Göre Dağılımı
| Sıra |
Ülke |
Değer ($) |
Miktar (kg) |
| 1 |
İtalya |
66.064.877
|
76.259.824
|
| 2 |
Çin |
32.908.876
|
128.151.603
|
| 3 |
Yunanistan |
16.940.324
|
8.647.326
|
| 4 |
Türkiye |
9.870.825
|
21.626.500
|
| 5 |
Umman |
9.620.540
|
24.377.536
|
| 6 |
Portekiz |
3.030.320
|
3.942.919
|
| 7 |
Brezilya |
1.293.590
|
2.187.353
|
| 8 |
Ürdün |
1.225.607
|
32.492.582
|
| 9 |
Almanya |
654.000
|
462.4
|
| 10 |
Romanya |
446.333
|
549.788
|
|
Diğer |
1.487.235
|
1.082.614
|
| |
Toplam |
143.542.527
|
299.318.045
|
Kaynak: United Nations Commodity Trade Statistics Database
2006 yılında bu ürün grubundaki en büyük gelişmelerden bir tanesi de, İtalya’nın bu ürün grubundaki ihracatını 66 milyon dolara çıkarmasıdır. Aynı yıl içerisinde İtalya’yı Çin, Yunanistan, Türkiye, Umman ve Portekiz takip etmektedir.
12.2 İHRACAT
Birleşik Arap Emirlikleri, daha çok, ham granit ürünlerinin ihracatını gerçekleştirmektedir. Sadece 2002 yılında, ihraç edilen ürün grupları arasında işlenmiş ürünlerin üstünlüğü söz konusudur. 2002 yılında, işlenmiş ürünler toplam doğal taş ihracatının %86’sını oluştururken, 2003 yılında ise ham granit ürünlerinin toplam doğal taş ihracatı içindeki payı %85 olarak gerçekleşmiştir. Aslında böyle bir gelişmenin çokta mantıklı olduğu söylenemez. Yine bu yılda Birleşik Arap Emirlikleri tarafından Birleşmiş Milletlere gönderilen verilerde eksiklik olmasından kaynaklanabilir. 2004 yılında ise, ham granit ürünlerinin ihracatı toplam doğal taş ihracatının yaklaşık %53’ünü, işlenmiş ürünler ise %47’sini oluşturmuştur.
Birleşik Arap Emirlikleri’nin gerçekleştirmiş olduğu genel ihracata baktığımızda, 2002 yılında 6,4 milyon dolar ile işlenmiş mermer ve traverten, en fazla ihracatı gerçekleştirilen ürün grubu olmuştur. 2003 yılında aynı ürün grubunda 10 milyon dolar ihracat yapılırken, aynı yıl içerisinde 62 milyon dolar ile ham granit en fazla ihracat yapılan ürün grubu olmuştur. 2004 yılında ise 16 milyon dolar işlenmiş ürün, 18 milyon dolar ham granit ihracatı gerçekleştirilmiştir. 2002 yılında en fazla ihracatı yapılan ikinci ürün grubu 847 bin dolarla ham mermer ve traverten iken, 2003 ve 2004 yıllarında ham mermer ve traverten ürün grubunun yerini ham granit almıştır.
2002 yılında Birleşik Arap Emirlikleri toplam 7,4 milyon dolar doğal taş ihracatı gerçekleştirirken, 2003 yılında 72 milyon dolar, 2004 yılında ise 34 milyon dolar doğal taş ithracatı gerçekleştirmiştir.
Tablo 18
Birleşik Arap Emirlikleri Genel Doğal Taş İhracatı
|
2002
|
2003
|
2004
|
|
Değer ($) |
Miktar(kg) |
Değer($) |
Miktar(kg) |
Değer($) |
Miktar(kg) |
| Ham Kayağan Taşı (2514) |
4.868
|
40
|
|
|
271
|
500
|
| Ham Mermer ve Traverten (2515) |
846.686
|
1.778.109
|
727.818
|
1.031.940
|
388
|
2.155.779
|
| Ham Granit (2516) |
152.335
|
499.523
|
61.506.203
|
2.624.571.367
|
18.229.531
|
4.220.593.238
|
| İşlenmiş Mermer, Trv. ve Granit (6802) |
6.383.933
|
12.670.329
|
10.181.047
|
19.916.130
|
16.046.328
|
21.352.983
|
| İşlenmiş Kayağan Taşı (6803) |
3.578
|
11.075
|
8.337
|
36.797
|
227.55
|
770.121
|
| TOPLAM |
7.391.400 |
14.959.076 |
72.423.405 |
2.645.556.234 |
34.276.518 |
4.244.872.621 |
Kaynak: United Nations Commodity Trade Statistics Database
2004 yılı Birleşik Arap Emirlikleri’nin ham granit ihracatında ilk sırada 13 milyon dolar (3,5 milyon ton) ile Kuveyt yer almıştır. Kuveyt’i 3,5 milyon dolarla Bahreyn takip etmektedir. Hindistan ise 1,4 milyon dolarla BAE doğal taş ihracatında üçüncü sırada yer almıştır. Hindistan’ı ise İran, ABD, Türkmenistan ve Katar takip etmektedir. 2004 yılında Birleşik Arap Emirlikleri tarafından Türkiye’ye gerçekleştirilen ham granit ihracatına ilişkin herhangi bir kayıt söz konusu değildir.
Tablo 19
2004 Yılı BAE Ham Granit İhracatının Ülkelere Göre Dağılımı
| SIRA |
Ülke |
Değer ($) |
Miktar (kg) |
| 1 |
Kuveyt |
13.167.940
|
3.519.032.000
|
| 2 |
Bahreyn |
3.479.929
|
693.346.000
|
| 3 |
Hindistan |
1.351.059
|
7.564.816
|
| 4 |
İran |
124.597
|
507.9
|
| 5 |
ABD |
34.338
|
22
|
| 6 |
Türkmenistan |
23.576
|
3.281
|
| 7 |
Katar |
19.009
|
18.381
|
| 8 |
Sudan |
11.679
|
22.86
|
| 9 |
Suudi Arabistan |
8.667
|
12
|
| 10 |
Irak |
5.232
|
43
|
| 11 |
İngiltere |
3.504
|
21
|
| |
Toplam |
18.229.530
|
4.219.964.576
|
Kaynak: United Nations Commodity Trade Statistics Database
Görüldüğü üzere, Birleşik Arap Emirlikleri’nin ham granit ihracatında Kuveyt’in payı %72 iken, Bahreyn’in %19, Hindistan’ın %7, İran’ın payı %1’dir.
Şekil 3
2004 Yılı BAE Ham Granit İhracatının Ülkelere Göre Dağılımı
2004 yılı Birleşik Arap Emirlikleri’nin işlenmiş ürün ihracatında ilk sırada 4,5 milyon dolar (1,5 bin ton) ile Türkmenistan yer almıştır. Türkmenistan’ı 2,2 milyon dolarla İran takip etmektedir. ABD ise 1,8 milyon dolarla BAE doğal taş ihracatında üçüncü sırada yer almıştır. ABD’yi ise Pakistan, Suudi Arabistan, Irak takip etmektedir. Türkiye ise, bu ürün grubunda 12 bin dolarlık ihracat yapılmış ve 53. sırada yer almıştır.
Tablo 20
2004 Yılı BAE İşlenmiş Ürün İhracatının Ülkelere Göre Dağılımı
| SIRA |
Ülke |
Değer ($) |
Miktar (kg) |
| 1 |
Türkmenistan |
4.458.807
|
1.546.519
|
| 2 |
İran |
2.190.026
|
2.741.613
|
| 3 |
ABD |
1.800.500
|
2.405.122
|
| 4 |
Pakistan |
946.398
|
2.311.419
|
| 5 |
Suudi Arabistan |
891.105
|
2.184.994
|
| 6 |
Irak |
804.583
|
1.960.788
|
| 7 |
Tanzanya Birleşik Cumhuriyeti |
707.192
|
238.106
|
| 8 |
Ermenistan |
373.548
|
701.192
|
| 9 |
Hindistan |
276.394
|
984.435
|
| 10 |
Bahreyn |
264.888
|
618.402
|
|
Diğer |
3.457.950
|
5.050.781
|
| |
Toplam |
16.171.391
|
20.743.371
|
Kaynak: United Nations Commodity Trade Statistics Database
Aşağıda da görüldüğü üzere, Birleşik Arap Emirlikleri işlenmiş ürün ihracatında Türkmenistan’ın payı %48 iken, İran’ın %23, ABD’nin %19, Pakistan’ın payı %10’dur.
Şekil 4
2004 Yılı BAE İşlenmiş Ürün İhracatının Ülkelere Göre Dağılımı
13. TÜRKİYE-BAE DOĞAL TAŞ TİCARETİ
Türkiye’nin Birleşik Arap Emirlikleri’ne yapmış olduğu doğal taş ihracatına baktığımızda, 2003 yılında 2 milyon dolar ( 6,8 bin ton) doğal taş ihracatı gerçekleştirilirken 2006 yılında bu rakam 10,5 milyon dolar (25,2 bin ton) olarak gerçekleşmiştir. Aşağıda da görüldüğü üzere, Türkiye-BAE doğal taş ihracatının büyük bir bölümünü işlenmiş ürünler oluşturmaktadır.
2006 yılında, BAE’ye yapılan doğal taş ihracatının yaklaşık %95’ini işlenmiş ürünler kapsamaktadır.
Tablo 21
Türkiye’nin BAE’ye Doğal Taş İhracatı
|
|
2003
|
2004
|
2005
|
2006
|
|
|
Miktar(kg)
|
Değer($)
|
Miktar(kg)
|
Değer($)
|
Miktar(kg)
|
Değer($)
|
Miktar(kg)
|
Değer($)
|
|
Ham Mermer ve Trv. (2515)
|
479.080
|
123.801
|
568.199
|
117.584
|
353.651
|
93.303
|
3.339.067
|
604.880
|
|
Ham Granit (2516)
|
14.155
|
802
|
145.870
|
27.125
|
37.943
|
5.714
|
0
|
0
|
|
İşlenmiş Ürünler(6802)
|
6.372.142
|
1.962.649
|
7.328.479
|
2.755.433
|
11.619.544
|
4.644.089
|
21.862.070
|
9.938.305
|
|
TOPLAM
|
6.865.377
|
2.087.252
|
8.042.548
|
2.900.142
|
12.011.138
|
4.743.106
|
25.201.137
|
10.543.185
|
Kaynak: United Nations Commodity Trade Statistics Database
Türk doğal taş ihracatında, Birleşik Arap Emirlikleri’nin son yıllardaki ihracat değerleri incelendiğinde, söz konusu ülkeye yapılan ihracatın önemli bir gelişme trendi içinde olduğu görülmektedir. 2003-2006 yılları arasında, ihracatta kaydedilen % 478 oranındaki artış ve bu artışın süreceği yönündeki öngörüler BAE’nin, Türk doğal taş sektörü için önemli bir pazar olduğu görüşünü desteklemektedir. BAE, 2004 yılında doğal taş ihracatımızda 31. sırada yer alırken, 2006 yılında alımını %122 arttırarak, 17. sıraya yükselmiştir. 2007 yılı Ocak-Ağustos döneminde ise artış devam etmiş, ihracat rakamı 8,3 milyon dolara ulaşmıştır.
Kaynak: İMMİB
14. DEĞERLENDİRME ve SONUÇ
Birleşik Arap Emirlikleri, Körfez’in en dinamik ülkesi olması yanında, tüm Ortadoğu ve K. Afrika Bölgesi’nin politik ve ekonomik olarak en istikrarlı ülkesi konumundadır. Yine Körfez İşbirliği Ülkeleri içerisinde en liberal dış ticaret rejimine sahip olan ülkelerden biridir. Ayrıca, bölgenin en önemli “re-export” merkezi olması nedeniyle, birçok tüketim sınıfına hitap eden mallara karşı talep söz konusudur. Ülkenin en önemli re-export pazarları İran, Hindistan son zamanlarda Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ülkeleri lüks olmayan mallara yönelik talebin yoğun olduğu ülkelerdir. Genelde orta gelir grubunda bulunan insanlara yönelik mal üreten ülkemiz açısından bu durum iyi bir fırsat olarak düşünülmelidir.
BAE, yapılacak çeşitli yatırımlar açısından da ülkemize önemli fırsatlar sunabilecek bir pazardır. Ülkede bulunan serbest bölgeler yatırımcılara çok geniş imkanlar ve avantajlar sunmaktadır. Yapılacak bu yatırımlarla hem BAE pazarına hem de başta Hindistan olmak üzere Güney Asya Ülkelerine ve bölge ülkelerine yapılacak ihracat aşısından önemli bir avantaj sağlayacağı aşikardır.
Birleşik Arap Emirlikleri müteahhitlik hizmetleri açısından da cazip bir pazar konumundadır. Ülke inşaat malzemeleri ihtiyacının hemen hemen tamamını ithal etmektedir. Bu açıdan, ülkemiz başta demir-çelik olmak üzere birçok inşaat malzemesini bu ülkeye satabilir. Ayrıca, büyük bir gelişme gösteren inşaat sektöründe daha çok işlenmiş doğal taşların kullanılması, Türkiye doğal taş ihracatçılarına katma değeri yüksek ürün pazarlanması konusunda bilgi vermektedir. Gerek doğal taş ithalat potansiyeline gerek doğal taş ithalat verilerine göre, BAE Türkiye doğal taş ihracatçıları için en önemli potansiyel pazarlardan biri olarak değerlendirilebilir.
Sonuç olarak, BAE sahip olduğu ekonomik potansiyeli ve alım gücü yüksek, re-export imkanları nedeniyle, hemen hemen tüm mallara yönelik talebin varlığı, çok liberal bir dış ticaret mevzuatına sahip olması, altyapı imkanlarının çok iyi bir düzeyde bulunması gibi nedenlerden dolayı ülke Türkiye açısından ideal bir hedef pazar konumundadır.
[*] Şirket kuruluşuna ilişkin detaylı mevzuat bilgisi için:
http://www.economy.ae/min/index.jsp?lang=en¤tid=3ddf9d4c0cf10110VgnVCM100000cd1ba8c0____&type=channel
[†] Genel ticaret rakamlarına petrol ürünleri dahil değildir.
[‡] Milli ürün ihracat rakamlarına petrol ürünleri dahil değildir.
Son Yorumlar